ZEKÂİ
Kelime anlamı artma, çoğalma,
bereket ve arınma Olan zekat iba-
det olarak zengin müslümanların
malının veya parasının bir kısmım
Allah rızası İçin İhtiyaç sahiplerine
vermesidir,
Zekât ödemesi için belli bir ay ve
gün yoktur. Yalnızca zekât verile-
cek mal veya paranın bir yıl süreyle
sahibinin elinde bulunma koşulu
vardır. Ayrıca zekât verecek kişi
müşlüman, Özgür, akıllı ve ergenlik
çağına erişmiş, borcundan ve asli
ihtiyaçlarmdan fazla gelir elde ede-
bileceği bir mala sahip olan bir kişi
olmalıdır.
Zekât vermekle mükellef olmak
için konulan zenginliğin asgari sı-
nırına nisap denir, Nisap miktarı
Hz. Muhammed tarafından belir-
lenmiştir. Bu asgari sınırlar o dö-
nemin İslam toplumunun ortalama
hayat standardını ve zenginlik öl-
çüsünü göstermektedir.
Zekâta tabi olmayan mallar şun-
lardır: Oturulan ev, ev eşyaları, gi-
yecekler, yiyecek ihtiyaçları, binek
vasıtaları ticaret için olmayan ki-
taplar, sanatkarlarm aletleri-
24318'*
Zekât kim[ere veri[e-
6iGir?
düşkünlere
» borçlulara
Allah yolunda olanlara
» yolda kalmış ara
zekât işlemini yürüten görevlilere
kalbi İslâm'a ısındırılmak istenenlere zekât
eşe
dede - nineye
kıza
torunlara verilemez
Zekat verirken;
Öncelikle yoksul olan kardeşler
kardeş çocuklan
hala
yakın ve uzak komşu sırasına uyulması
tavsiye edilmiştir.
Zekât verirken alan kişinin gururu inci-
tilmemeli ve malların iyisinden verilme-
Zekât verme;
» Nefisleri cimrilikten arındırır.
Cömertlik ve hayırseverhlç duy-
gularmı geliştirir.
yoksulların gözetilmesini sağ-
Adalet duygusunu pekiştirir.
» Toplumsal banş ve huzura katkı
sağlar.
Elde edilenlere şükretmeyi ger-
ç ekleştirir.