Örnek Soruyu Değiştir

1. Z PARAGRAFIN KONUSU VE ANA DÜŞÜNCESİ Yaklaşık on yıl önce TRT 2de her pazar akşamı saat 19.001da Selim İleri'nin kitaplar üzerine değerIendirmeler yaptığı müthiş bir programın yakın takipçisiydim. Okuyacağım kitapları da bu programdaki eleştirilere göre seçerdim. Çoğu zaman çev- remden duyduğum ya da adı beni etkileyen bir kitabın sadece bu programda, Selim İleri'nin Not Defterinde, olumsuz yönde eleştirilmesi beni o kitabı almaktan vazgeçirir veya tam tersine hiç alacağımı ummadığım bir kitabı İleri'nin olumlu değerlendir- meleriyle ertesi sabah alıp okumaya başlardım. Çünkü onun zevkine, tarafsızlığına olan güvenim tamdı. Ne yazık ki günü- müzde ne böylesine yönlendirici programlar ne de alanında yetkin eleştirmenler var. Bu parçada yazarın üzerinde durduğu düşünce aşağıdakilerin hangisidir? A) Kitap belirlemede bir eleştirmenin görüşlerinden mutlaka yararlanılması gerektiği B) Kulaktan dolma bilgilerle kitap alıp okumanın doğru olmadığı C) Yetkin bir eleştirmenin kesinlikle nesnel ve edebî zevke sahip olması gerektiği D) Kitap değerlendirmeleri yapan olgun eleştirmenlerin ve programların kalmadığı E) Salt eleştirmenin değerlendirmesine bağlı kalarak kitap alıp okumanın yanlış olduğu Türklerde düğün, ayrı bir anlam taşırdı. Eskiden düğünler ge- nellikle şöyle yapılırdı: Gelin kıza talip olan aile, önce ileri gelen yaşlılara durumu açar ve onların bu konudaki düşüncelerini alırdı. Güngörmüş, tecrübeli bu insanlar; objektif bir şekilde görüşlerini bildirirlerdi. Erkek tarafı, hatırı sayılır kişilerle akşam- dan sonra kız evine giderdi. Anadolu'da buna "dünürcülük" adı verilmekteydi. Daha önceden kız tarafından olumlu dönüt geldiği için o akşam şerbet içilir ve kızın ailesinden kesin söz alınırdı. Bazı yerlerde de lokum vermek, işin tatlıya bağlandığı- nın işareti sayılırdı. Buna da "söz kesme” denir ve "nişan” için gün belirlenmesi istenirdi. Belirlenen günde iki tarafın misafir- leri kendi aralarında toplanırlardı. Herkes tarafından sevilen bir büyük, gelin ve damada dualar eder ve düğün gününün bir an önce olması temennisiyle nişan yüzüklerini takardı. Günümüz- de bu değerlerin yaşatılması için kültür aktarıcılarına büyük iş düşmektedir. Bu parçanın asıl yazılış amacı aşağıdakilerin hangisi olabilir? 3. 4. Yapılan araştırmalar, baharatlı yemek sevmek, banyo yaparken şarkı söylemek gibi önemsiz görünen davranışların; insanın kişilik özelliği hakkında önemli verileri içerdiğini gösteriyor. Psikoloji- de kişilik, nasıl bir hayat süreceğimize dair ipuçları sunduğu için önemli bir konudur. Örneğin özenli bir insansanız fiziksel sağlığınızın iyi olması ve daha uyumlu ilişkiler içinde olma ola- sılığınız daha yüksektir. Dışa dönük insanlar daha mutludur, fazla sinirli insanlarda daha fazla ruh sağlığı sorunları ortaya çıkabilir. Açık fikirli insanlar daha çok para kazanabilir, daha uyumlu insanların daha çok arkadaşı olur. Ancak kişilik özelliklerimiz sadece uzun vadeli başarılarımızda değil günlük küçük alış- kanlık ve davranışlarımızda da kendini gösterebilir. "Kişilik ve Bireysel Farklılıklar” adlı dergide yayımlanan yeni bir araştırma, beş temel kişilik özelliğine özgü davranışları ayrıntılarıyla ortaya koyuyor ve sonuçlar oldukça şaşırtıcı. Örneğin, dışa dönük insanlar daha çok partiye giderken sorumluluk özelliği ağır basan insanlarda işlerini geciktirme ihtimali daha azdır. Tüm bunlarla beraber dışa dönüklerin aynı zamanda sıcak su dolu küvette keyif yapmayı sevdiğini ya da sorumlu insanların daha az kitap okuduğunu tahmin edemezsiniz herhalde. Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerin hangisidir? A) B) C) D) E) Davranışların insanın yüzüne yansıdığı Kişilik okumanın, özel bir uzmanlık alanı olduğu Davranışların insanların kişilik özelliklerinden izler taşıdığı Eğitim alan her insanın, birey davranışlarını okuma alanında uzmanlaşacağı Kişilik ve davranış ilişkisinin psikolojinin önemli bir alanı olduğu Kendimi bildim bileli yapmak istediğim bir meslek olmadı. Za- man zaman resim, tiyatro, mimarlık, minyatür, marangozluk gibi meraklarım oldu aslında. Kendimi her şeye alabildiğine açık tutmuştum. Çevremde ise birçok insanın, mizacına aykırı olduğunun farkına varmadan rastgele bir mesleğe, işe yapışıp kaldıklarını görüyordum. Bazıları öğretmen, bazıları mühendis, bazıları muhasebeci... Bunlar her gün belli bir saatte evden çıkıp yıllarca aynı caddelerden geçerek belli bir saatte iş yerinde oluyor; mesaileri bitince de aynı şekilde evlerine dönüyorlar. Çekilmez bir hayattır bunlarınki benim için. Bu parçada görüşlerine yer verilen kişi aşağıdakilerin hangisiyle nitelendirilebilir? A) B) C) D) E) Anadolu düğünlerine eski itibarını yeniden kazandırmak. Düğünlerin kökenini ortaya koymak. İnsanlara nostaljik anlar yaşatmak. Tecrübelerini genç kuşaklara aktarmak. Geleneklerin unutulmasına engel olmak. A) B) C) D) E) Yaşamın sıradan işleyişinden sıkılmaktadır. Kendini sürekli yenileme çabasındadır. Yaşamın zorlukları karşısında ne yapması gerektiğini bilememektedir. Toplumsal yaşantıyla uyum içinde olamamaktadır. Meslek dalları içinde bir seçim yapamamaktadır. 68