Örnek Soruyu Değiştir

6. 7. z o Kalbe dayanan sezgi, İlimlerin hakikatleri karşısında, tıp- kl renkli biçimler karşısındaki bir ayna gibidir. Nasıl ki her renkli cismin bir sureti ve bu suretin de, karşısındaki aynada meydana gelmiş bir benzeri varsa, aynı şekilde, her bilinen şeyin de bir hakikati vardır. Bu hakikat, bilinen 0 şeyin şu- retidir. İşte bu suret kalp aynasında parlar, orada aydınlığa, açıklığa kavuşur, Bu parçada savunulan görüş aşağıdakilerden hangisi- dir? A) Doğru, gözlem ve deneyler yoluyla kavranabilir. B) Doğru bilgiye ancak iç görü ile ulaşılabilir. C) İnsanın özüne ait olan bilgilere ulaşılamaz. D) Gerçek, anlama yetişinin kategorileri aracılığıyla kavra- E) Deney yoluyla ulaşılan bilgilerin doğruluğundan şüphe edilemez, Rönesans sonlarında hızla İlerleyen matematik ve fizik, doğanın yapısının matematik kavramıyla anlaşılabileceği- ni göstermiş ve bu yöntemle kesin öncüllere dayanan kimi doğa yasalarına ulaşılmıştı, Nesnel geçekliğe İlişkin kesin bilgilerin basit bir çıkarımla kendisinden türetilebileceği bu tür öncüller zihinde türetildiklerine göre, demek ki doğa ile zihin arasında bir eşleşme söz konuşuydu. O hâlde zihinde bulunan sabit anlama kategorileri vasıtasıyla doğa yasaları kesin bir biçimde keşfedilebilir, üstelik aynı yöntem, toplum- şal gerçekliği kavramamızda da işe yarayabilir. Bu parçada; L duyu, II. akıl, III, sezgi unsurlarından hangileri bilginin kaynağı olarak göste- 8. 9. 48 Üç tane kapta üç farklı sıcaklık derecesine sahip su bulun- sun; birisinde sıcak şu, birisinde Ilık şu diğerinde ise soğuk şu bulunsun. Ben bir elimi sıcak suya diğerinl soğuk suya sokayım ve bir müddet bekleyeyim, Daha sonra sıcak ve soğuk sudaki ellerimi kaplardan çıkartıp Ilık suya şokayım. Bir elim bana diyecektir ki, "Bu su soğuktur." diğer elim de diyecektir ki, "Bu su sıcaktır," Bu ellerin İkisi de bana ait ve şu aynı şu. Şimdi sorun Şu: Bu ellerimden hangisi haklıdır? Parçadaki görüşlerin temelinde aşağıdaki düşünceler- den hangisi yer alır? A) B) C) D) E) Her insan duyu bakımından farklı yaratılmıştır. Hiçbir şey var değildir var olsaydı da bilinemezdi. Her türlü bilginin kaynağı sezgidir. Algıya dayanan bilgiler algılayanın içinde bulunduğu du- ruma göre değişir. Doğru bilgi duyu ve akıl birlikteliği İle kazanılır, Sezgiciler, sezgiyi, "doğrudan bir seziş ve araçsız bir kav- rayışla eşyanın bilgisine vakıf kılan inşanın Özel bir yetişi" olarak kabul etmişlerdir. Onlara göre sezgi, inşanı yanıltan, aldatan duyulardan veya eşyayı parçalayan akıldan farklı olarak "doğrudan doğruya, apaçık, keşin, kendisinden şüp- he edilemez, bütünsel bir bilgi" ile hakikatin sırrına eriştirme gücüne sahiptir. Bu parçada yanıtı aranan soru aşağıdakilerden hangi- şidir? A) B) C) D) E) Bilginin kaynağı nedir? Bilginin değeri nedir? Doğru bilgiye ulaşılabilir mi? Bilginin sınırı nedir? Bilginin doğruluk ölçütleri nelerdir? rilmiştir? A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III E) II ve III