5.
6.
z
o
Bir Şey var Olsa da bunu bilemezdik. Çünkü biz evreni İki
araç ile yani ya algılarımızla ya da aklımız ile biliriz. Duyum-
larırnıza dayanan algılarımız bizi tümel bir gerçeğe götüre-
mez, duyumlar herkese evreni bir başka türlü gösterir. Aklın
işlevi Olan düşünmeye gelince: Her çeşit şeyi düşünmek
Olasıdır. Ben hiç var olmayan bir insanı düşünebildiğim gibi
su üzerinde yürüyen bir arabayı da düşünebilirim, Düşün-
me, bize tasarlanan şeyin doğru olup olmadığını anlamak
için, kesin bir bilgi veremez. O hâlde algılarımız olsun, dü-
şünmemiz olsun bizi gerçekten benimsenen bir gerçekliğe
ulaştıramaz.
Bu parça aşağıdaki düşüncelerden hangisine
oluşturur?
A)
B)
C)
D)
E)
İnsan sayısınca doğru vardır.
Nesnelerin bilgisine ulaşmak olanaksızdır.
Duyuların yanıltıcılığı bilginin göreceliğini ortaya çıkarır.
Duyular ve akli bilgi edinmede yetersizdir.
Doğru bilgiye ulaşmak mümkündür,
Tıp biliminin önemli bir keşfi olarak yansıtılan antibiyotiklerin
keşfi, aradan yarım yüzyıl geçtikten sonra yapılan çalışma-
lardan sonra öngörülmedik ve arzulanmadık neticeler ortaya
çıkmasına yol açmıştır, İlkin neden-şonuç ilişkisi bağlamın-
da Oldukça iyimser bir gelişme olarak değerlendirilmesine
rağmen uzun bir zamansal ölçek dâhilinde ve geniş hasta
şerileri üzerinde gerçekleştirilen çalışmalardan sonra, baş-
langıçta doğru gibi gözüken projeksiyonlara rağmen daha
sonra anlaşılmıştır ki süregelen antibiyotik kullanımı aslında
mikropların direncini güçlendirmiş ve hastalıkların görülme
şıklığında ciddi bir artışı gerçekleştirmiştir.
Bu parça aşağıdakilerden hangisine örnektir?
A)
3)
C)
D)
E)
Pratik bilgilerin doğru olduğuna
Bilgide tutarlılığın önemli olduğuna
Bilginin süreç içinde değişebilirliğine
Bilgide şüphenin yöntem olması gerektiğine
Bilgide farklı alanların işbirliğine ihtiyaç olduğuna
7.
8.
50
Bundan birkaç yıl Önce, çocukluğumdan beri çok sayıda
yanlışlığı doğru diye kabul ettiğim ve yine 0 yaştan beri hiç
de sağlam olmayan ilkeler üzerine kurduğum şeylerin doğa-
sının büyük Ölçüde şüpheli olduğunun ve kesin olmadığının
farkına vardım. Böylece, ilk defa, eğer hayatımda sağlam,
değişmez ve sürekli bir Şey kurmak istiyorsam, bu zamana
kadar edindiğim bütün her şeyi bir yana bırakarak, her Şeye
yeni baştan temelden başlamak gerektiğini anladım,
Bu parçada vurgulanan düşünce aşağıdakilerden han-
gişidir?
A) Gerçeğe insanın özüne ait şeylerle ulaşılamaz.
B) Gerçek bilinemeyeceği için her şeyden şüphe edilmeli-
C) Doğruya ulaşmak için şüphe araç olarak kullanılmalıdır.
D) Kesin yargıya ulaşmak imkânsızdır.
E) Yanlışlığı kanıtlanmadıkça her türlü bilgi doğrudur.
Biz evreni iki araç ile yani ya algılarımızla ya da aklımızla
biliriz. Duyularımıza dayanan algılarımız bizi tümel bir ger-
çeğe götürmez, Aklın faaliyeti olan düşünceye gelince her
şeyi düşünmek mümkündür. Mesela, ben hiç mevcut olma-
yan bir insan şekli düşünebilirim. Yani düşünce, düşünülen
şeyin doğru olup olmadığını anlamak için bize kesin bir ölçü
vermez. Şu hâlde ne algılarımız ne de düşüncemiz bizi ge-
çerli bir gerçeğe ulaştırabilir. Bu nedenle her türlü bilgiye
olasılıklı yaklaşmalıyız.
Bu parçada verilenler aşağıdaki yaklaşımlardan hangi-
sine aittir?
A) Empirİzm
B) Rasyonalizm
C) Septisizm
D) pragmatizm
E) Pozitivizm