15. YÜZYIL - 17. YÜZYIL FELSEFESİ - ıv
Test
Hümanizmde, gerçeğe duyulan arzu, gözü kapalı kabulle-
nimlerle değil, bilimsel şüphecilik ve bilimsel yöntemle doyu-
rulur. Hümanizm, otoriteyi ve aşırı şüpheciliği reddederken,
kaderin olaylar üzerindeki etkisini de kabul etmez. Doğru-
nun ve yanlışın bilgisine kişisel ve ortak bilincin en doğru
biçimde algılanmasıyla ulaşılabileceğini savunur.
Buna göre hümanizm için aşağıdakilerden hangisi söy-
lenebilir?
A)
B)
C)
D)
E)
Olguları İnanca dayanarak açıklar.
Sorgulayıcı bakış esastır.
Kaynaklarını kendinden alır.
Konu alanı sınırlıdır.
Dogmatik tavır egemendir.
3.
4.
2.
z
o
Bizim duyusal algımız, gördüklerimizin gizli yanını bize
Öğretmez, Ojeyse başka bir unsur gereklidir ve bu unsur,
ancak düşünsel bir unsur olabilir. Bir mahkemede tanıklar
nasıl sorgulanıyorsa, düşünce de İşitmenin, görmenin, do-
kunmanın, tatmanın, kokunun İzlenimlerini sorgular. Böyle-
ce düşünce, aracılardan hangisinin tanıklık yapabileceğini
ve onun adına hangilerinin bize sesleneceğini Öğretir.
Bruno bu görüşlerinde aşağıdakilerden hangisini savun-
muştur?
Filozofların doğa durumu dedikleri Şey bireylerin yasalar
veya siyasi otorite olmadan yaşadıkları varsayımsal bir du-
rumu anlatır. Bu durum, siyasi otorite tarafından toplumun
üyelerine sağlanan menfaat ve korumalarla karşılaştırıla-
bilir, Toplumun üyeleri belirli özgürlüklerden vazgeçerek ve
yasalara itaat etmeyi kabul ederek bir tür "Toplum Sözleş-
meşi" ne katılır. Böylece haklar garanti altında Olur ve gü-
venlik korumaya alınır.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi "toplum sözleşmesi-
nı" yansıtan bir özellik olamaz?
İnsanın doğal bir eğilimi sonucu ortaya çıkar.
A)
İnşanın güven ortamında yaşamasını temin eder.
B)
C)
Toplumsal yaşamda karmaşayı engeller.
D)
Hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasını sağlar.
E)
Devlet otoritesi tanınmış olur.
"Her şeyin yanlış olduğunu düşünmeye çalışırken, bunu
düşünen ben diye bir Şey Olması gerektiğini fark ettim. Ve
Şu gerçeğin farkına vardım: "Düşünüyorum 0 hâlde varım."
Gördüm ki bu hakikat, şüphecilerin en abartılı varsayımları-
nın bile sarsamayacağı kadar sağlam ve güvenilir Böylece
bunu, aradığım felsefenin birinci ilkesi olarak kabul edebile-
ceğime gönül rahatlığıyla karar verdim."
Descartes'in felsefenin birinci İlkesi olarak kabul ettiği
hakikat İçin aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A)
B)
C)
D)
E)
İnsanın bilgisinin sınırlı olduğunu
Bilgide belirleyici olanın akli olduğunu
Kullanılabilir bilginin doğru olduğunu
Duyulardan gelen bilginin yine duyularla denetlendiğini
Duyuların yetkin bir bilgi kaynağı Olduğunu
A)
3)
C)
D)
E)
Şüphe yöntemini kullanarak ulaşmıştır.
Akılla ulaşılan kuşkuya kapalı olandır.
Diğer bütün bilgiler bu temel üzerinde İnşa edilir,
Duyusal bilgiye dayanır,
Apaçık bir bilgidir.
146