Örnek Soruyu Değiştir

20. YÜZYIL FELSEFESİ 6. 7. 8. Test - 14 Sartre, bireyin kendini tanımasını, benliğini kazanmasını ister. Toplum içerisinde zaman içinde yok olan birey yerine, tek tek bireylere kişilik ve sorumluluk kazandırmayı hedefler. Bunun da bireyin toplumdan kopmasını savunarak ve devletin bireyi yutmasına karşı çıkarak mümkün olabileceğini savunur. Sartre'a göre önemli Olan aşağıdakilerden hangisidir? A) B) C) D) E) Baskılardan kurtularak birey olabilmek Toplumsal kuralları benimsemek Güçlü birey olmak için çalışmak Devleti tüm ideallerin üzerinde tutmak Birey devlet dayanışmasını sağlamak 9. 10. 20. yüzyılda yaşanan olaylar, bu çağdaki problemlere yönelik yapılan açıklamaları ve anlamlan sürekli değiştirmiştir. Bu çağda sosyal ve kültürel alanda yaşanan hızlı değişimler; insanların yaşamlarını yönlendirmekte, düşünceler ve düşün- me biçimleri de bu durumdan etkilenmektedir. Yaşanan çağ, değerlerine sahip çıkamayan ve yeni değerler oluşturamayan toplamların geleceklerinin sıkıntılı olacağını göstermektedir. Felsefe, bir yandan evrensel değerlerin öğrenilmesi ve oluş- turulması sonucunu doğururken bir yandan da toplumun kendine özgü değerlerine yönelmeyi sağlamaktadır. Bu parçadan aşağıda verilenlerden hangisi çıkarılamaz? Aşağıdakilerden hangisi 20. yüzyıl felsefesinin öne çıkan özellikleri arasında gösterilemez? A) B) C) D) E) 20. yüzyıl önceki dönemlere göre değişimlerin daha çok görüldüğü bir dönemdir. insanların düşünce yapıları toplumsal değişimlerden bağımsız değildir. Felsefe toplum içerisinde birleştirici ve bütünleştrici bir rol de Oynar. Her toplum kendine Özgü bir felsefi anlayışla kendini var eder. Felsefe geçmiş ve gelecek arasında bir köprü görevini de yerine getirir. A) B) C) D) E) Felsefenin problemlerine yeni açıklamalar getirilmesi Felsefede uzmanlaşmaların olması Felsefenin yeni yöntemler kazanması Felsefenin konu olarak insanı ele alması Felsefenin alanlarında derinleşilmeye başlanması Gadamer'e göre insan zorunlu olarak ön yargılarıyla vardır. Ön yargı, insan için anlamanın zorunlu koşuludur. Ön yargılar, bir tür ön bilmeyi sağlarken insanın bakış açısının da varabile- ceği sınırı gösterir. Gadamer, anlamayı ufukların kaynaşması dediği teoriyle açıklar. Ön bilmenin sağladığı kişinin ufku, anlamaya yöneldiği şeyin ufkuyla kaynaşır ve ortaya anlama çıkar. Ufukların kaynaşması, dil ve anlam ilişkisi üzerinden bir insanın sözlerinin anlaşılması veya bir metnin yorumlanması şeklinde Olabilir. Gadamer'in bu açıklaması 20. yüzyılın hangi yaklaşımını anlatır? Mantıkçı pozitivistlere göre metafiziksel önermeler anlamsızdır. Onlar için bir önermenin doğrulanabilir olması, o önermenin yanlış ya da doğru olduğunun ortaya konması demektir. Metafiziksel önermelerde buna imkân yoktur, onun için an- lamsızdır. Rudolf Carnap, metafiziksel önermelerin sözde önermeler olduğunu ileri sürmüştür. Örneğin "Ruh ölümsüz- dür ve bulunduğu beden çürüyünce diğer bir bedene geçer. " önermesi düşünüldüğünde ruhun varlığı ve bedenler arası geçişi fikri deney ve gözlemle ispatlamaya olanak vermediği için bu önerme metafizikseldir. Mantıkçı pozitivistlere göre bir önermenin doğrulanabil- mesi aşağıdakilerden hangisiyle gerçekleşebilir? A) B) C) D) E) Fenomenoloji Hermeneutik Varoluşçuluk Diyalektik Materyalizm Mantıkçı Pozitivizm A) B) C) D) E) Olgusal olarak üzerinde deney yapılabilmesiyle Bilginin sezgisel olarak fark edilmesiyle Akılda Olan bilginin deneyle anlamlandırılabilmesiyle Evrende önermeyi doğrulayacak bir ömeklemin bulun- Gerçeğe ulaşıncaya kadar her türlü düşünceden uzakla- şılmasıyla 36