Örnek Soruyu Değiştir

20. YÜZYIL FELSEFESİ 7. 8. 9. Test - 13 Nicolai Hartmann metafiziği, problem metafiziği hâline getir- miştir. Ona göre bilimde ve felsefede araştınlamayan, yanıt- lanamayan sorunlar metafiziğin konusu olmalıydı. Ona göre metafiziğin ele alması gereken problemler, yanıtı bilinmeyen, sonuna kadar çözülemeyen olaylardır. Nicolai Hartmann bu düşüncesiyle aşağıdakilerden han- gişinİ belirlemeye çalışmıştır? A) Bilimin yöntemini C) Bilimin değerini B) Metafiziğin sınırlarını D) Varlığın kaynağını 10. 11. Delacroix'e göre, doğa bir sözlük gibidir. Yazar nasıl sözlük- ten kendine yarayan sözcüğü alırsa, sanatçı da doğadaki güzelliklerden kendi beğendiklerini seçip almakta özgürdür. Doğada gördüklerinden anlam çıkarıp, ona bireysel duygu ve sezgi birikimi katarak bir sentez yapmak durumundadır. Eğer doğada gördüklerine katacak duygu birikimi yoksa zaten iyi bir sanatçı olamaz, başkalarının yaptıklarını veya salt doğayı taklit etmekle yetinir. Delacroix'in bu görüşlerinden aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz? E) Doğruluğun ölçütünü Bergson'a göre neyin iyi neyin kötü olduğu sezgiyle kavrana- bilir. Orneğin; bir trafik kazası durumunda; uzaklaşıp gitmek, polis ve ambulans çağırmak ve yaralıya yardım etmek gibi bir çok seçenekten hangisini yapacağımıza sezgimiz karar verir. Kendi sezgime uyarak hareket edersem iyi, dolayısıyla ahlaki olanı yapmış olurum. Buradaki ilkeyi şöyle belirtebiliriz; "Kendi sezgine uy ki hem kendin hem de başkası için iyi olanı yapmış olasın." Bergson'un bu açıklamasına göre insan yaşamında sez- ginin işlevi aşağıdakilerden hangisidir? A) Genelin mutluluğunu sağlaması B) Evrenin bütünlüğünü yakalaması C) İşlevsel Olanı ortaya çıkarması D) Doğru eyleme ulaştırması E) Bireysel olanı öne çıkarması Bilinç, nesneleri doğrudan, aracısız ve olduğu biçimiyle kavrar. Objektif ve genelgeçer bilginin varlığını kanıtlamak için deney ve gözleme gerek yoktur. Herhangi bir bulguyu analiz etmek, ondan hüküm çıkarmak için okul ve zekâ yetmez. Bunun ötesinde başka bir yetinin daha işe karışması gerekir ki o da gerçeğin dolaysız kavranmasıdır. Bu durum bilgiyi bir anda yakalama ve kavrama özelliği ile içgüdü ve aklın birleşimidir. Bu parçada bilginin kaynağına ait görüşlerden hangisi A) B) C) D) E) Her sanatçı aynı doğa görüntüsüne başka başka anlamlar yükler. Sanatçı olmak bir yetenek ve beceri gerektirir. Her sanat eseri doğa ve sanatçının ilişkisinin ürünüdür. Sanat doğal olanın bir ürüne dönüşmesi sonucu ortaya çıkar. Doğa insana güzelden fazlasını verir, sanatçı kendi seçi- mını yapar. Bir kuşağın diğerinden öğreneceği ne kadar çok şey olsa da bir kuşak asla insan faktörünü gerçek anlamda atalarından öğrenemez. Bu açıdan her bir kuşak taze bir başlangıç yapar, bir önceki kuşaktan; bu kuşağın görevinden kaytarıp kendi kendini aldatmamış olması kaydıyla farklı bir görevi yoktur ve daha ileri gitmez. Bu otantik insan faktörü tutkudur. Tutkuda bir nesil hem kendisini hem de bir diğerini tam olarak anlar. Bu nedenle hiçbir kuşak bir diğerinden nasıl seveceğini öğrenmez, hiçbir kuşak başlangıçtan başka bir yerden baş- layamaz, hiçbir sonraki kuşağın görevi atalarınınkinden daha kısa değildir ve eğer bir kimse, eski kuşaktan farklı olarak sevgiyle yetinmek istemeyip daha ileri gitmek isterse o zaman bu sadece boş ve aptalca bir istek Olacaktır. Kierkegaard bu düşüncesinde aşağıdakilerden hangisini vurgulamaktadır? dile getirilmektedir? A) Kritisizm C) Rasyonalizm B) Entüisyonizm D) Analitik felsefe E) Fenomenoloji A) B) C) D) E) Her birey kendi seçimlerinin ürünüdür. Öz insanın ne olacağını belirten bir yetidir. İnsanın varlığı toplumsal yapıdan bağımsız düşünülemez. insan her türlü sorgulamadan kaçınmalıdır. Eğitim, inşan özgürlüğünün kilit taşıdır.