Örnek Soruyu Değiştir

18 - 19. YÜZYIL FELSEFESİ 6. 7. 8. Test - 12 Hume'a göre, zihin kendini hiçbir zaman algı terimiyle kap- sanmayacak bir edimde ortaya koymaz Dolayısıyla görme, işitme, yargılama, sevme, nefret etme ve düşünme edimlerinin tümü "algı" başlığa altında değerlendirilir. Öyleki, ahlaksal iyi ve kötüyü ayırt etmemizi sağlayan yargılar bile, algı başlığında ele alınan, zihnin bir edimidir. Hume bu görüşünde aşağıdakilerden hangisini vurgu- lamaktadır? A) B) C) D) E) Her bilginin İnşan zihninde var olduğunu İnsan için yararlı olanın doğru bilgi olduğunu İnsanın kendi özünü kendisinin oluşturduğunu Zihinde algılardan başka hiçbir şeyin bulunmadığını Zihnin ancak kendisine verileni bilebileceğini 9. 10. İnsanlar doğa durumunda Özgür ve eşit olmakla birlikte, sahip olduğu hakların kullanılması güvenlikten uzaktır ve her zaman başkalannın saldırısına uğrayabilir. Çünkü, herkes onun ka- dar kral ve herkes ona eşittir. Ustelik çoğunluk, nezaket ve adaleti kesinlikle tutmayanlardadır. İşte bu nedenle insanın sahip olduğu şeyleri dilediği gibi kullanması oldukça belirsiz ve güvensizdir. Bu durum, insana özgür olmasına rağmen korkular ve sürekli tehlikelerle dolu doğa durumunu bırak- mayı istetir. Bu nedenle, insanlar mülkiyetlerinin korunması amacıyla, devletlerde birleşmişler ve kendilerini yönetimlerin altına sokmuşlardır. İnsanlar, siyasal toplumu kurarken, ihtiyaç duydukları için bir sözleşme yaptılar. Bu sözleşme, devlete katılan veya onu meydana getiren kişiler arasında yapılır ya da yapılması gerekir. Bunun için, toplumda yeterli sayıdaki özgür insanın oybirliği gerekir. işte bu durum, yeryüzündeki yasal bir hükümetin başlangıcı olmuştur. Ancak, insanlar siyasal toplumu kurarken, gereken güçleri de devrettiler. Locke bu parçadaki görüşleri ile aşağıda verilenlerden hangisini vurgulamaktadır? Huşserl'e göre varlıkların özü kavranabilir. Şöyle ki bir elma- nın rengini, şeklini, kokusunu, tadını atarsak onun saf özü, idesi kalır. Bu özler zaman ve mekana bağlı değildir. Bunları betimleriz ve özlerin bilgisine ulaşırız. Huşserl'in savunduğu bu yaklaşım aşağıdakilerden han- A) B) C) D) E) Devletlerin mutlak güce nasıl ulaştıklarını Doğal durumdan uygar topluma geçişin gerekçelerini Uygarlığın uzun uğraşlar sonunda ortaya çıktığını Her devletin zor kullanma hakkını elinde tuttuğunu Özgürlüğün sadece bir yanılsamadan ibaret olduğunu gişidir? A) Rasyonalizm C) Fenomenoloji B) Analitik felsefe D) Pozitivizm E) Kritisizm Condillac, kendisine birbiri arkasına duyu organları kazandı- ran bir mermer heykel tasarlar; sonra bu duyu organlarının sağladığı duyumlardan ruhta nelerin meydana geldiğine bakar. Heykelin edindiği ilk ve biricik izlenim, örneğin gül kokusu olsaydı, ruh gül kokusundan ibaret olacaktır. Bu durumda ruhtaki bütün yetilerin, formların, hep duyumların işlenmesinden oluşmuş olduğu söylenebilir. Condillac bu örneği ile aşağıdakilerden hangisini anlat- maktadır? Berkeley nesnelerin genel ve soyut niteliklerini yok sayar. Yer kaplama, şekil, durum gibi genel nitelikler yoktur. Nesneler üzerine tüm bilgimiz algılarımızdan ibarettir. Bir nesneye ait, algıladıklarımızın dışında başka bir şey yoktur. Örneğin bir taşın rengi, şekli, büyüklüğü vb. nitelikleri dışında bir varlığı veya bu niteliklerini taşıyan bir özü yoktur. Taş algıladıkları- mızdan ibarettir. İnsanlar algıladıkları şeyleri var kabul ederler. Bir algıyı karşılayan bir obje olduğu fikrini ise filozoflar uydur- muş ve algılanmış nesne ile var olan nesne ikilemine neden olmuşlardır. Berkeley bu görüşünde aşağıda verilenlerden hangisini vurgulamaktadır? A) B) C) D) E) Ruhun bir duyumlar bütünü olduğunu Bilginin kaynağı olarak aklı gördüğünü Duyumların insanı bilginin hakikatine ulaştırmayacağını Her tasarımın estetik bir bakış geektirdiğini Bilgide akıl ve duyumun birlikte rol oynadığını A) B) C) D) E) İnsan algılarının dışında bir bilgiye sahip değildir. Bilgi sahibi Olmak alınan eğitim ile mümkündür. İnşan tüm bilgilerini doğuştan getirmektedir. Pratik bilgi insan yaşamını kolaylaştırır. Algıların farklı Oluşu mutlak bilginin olmadığını gösterir. 32