Örnek Soruyu Değiştir

18.-19. YÜZYIL FELSEFESİ - TEST 2 6. 7. Devletin toplumsal sözleşme sonucu kurulduğunu savu- nan filozoflar sözleşme ile oluşan gücün kullanımı konu- şunda farklılıklar ortaya çıkmıştır Bazı düşünürler gücü ya sadece halka vermiş hiçbir güçle paylaşmamış ya da sa- dece bir tek kişiye vermiştir Bazı filozoflar da devletin te- mel ereği bireysel haklar ve birliğin devamıdır. Bunun için gücün tek kişide toplanmasına karşı çıkarak bu gücün da- ğıtılmasını savunmuştur Gücün dağıtılması yasama, yü- rütme ve yargı güçleri arasında paylaşılmasıdır. Bu durum güçler ayrılığı ilkesi olarak bilinmektedir. Bu parçaya göre filozoflar; egemenliğin kullanım biçimi, iktidarın kaynağı, birey devlet ilişkisi hangileri hakkında farklı düşünmektedirler? 8. 9. 18-19. yüzyılın sonlarına doğru özellikle Fransız İhtila- li'nin etkisiyle aristokrasi rejiminin Madan kalkması, dü- şünsel alanda duygu ve düşüncenin ideal formlarda ifade edilmesini sağlayan özgür bir ortam hazırlamıştır. Bu yeni durum, edebiyatta "romantizm' akımını ortaya çıkarmıştır. Romantizm; toplumun bütün sınıflarına hitap eden; duy- gu ve coşkunun önemli olduğu ve sade bir dilin kullanıldı- ğı akımdır. Voltaire ve Rousseau gibi Fransız düşünürleri- nin öncü olduğu romantizm bütün Avrupa'yı sarmıştır. Bu parça 18-19. Yüzyıl felsefesi hakkında söylenen aşağıdaki yargıların hangisini destekler? A) Akla akılcı düş -e önem verilmiştir. A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III E) II ve III Locke, insanların doğal ortamda özgür ve eşit o. -tuğunu ve birbiriyle dayanışma hâlinde bulunduğ' belirtil. Eğer bir kişi bu düzeni bozar ve birine zarar rayan kişi; orantılı bir şekilde zarar veren k, ziyi cezain, ma hakkına sahiptir. Cezalandırma işinde imanların öfke- lerine yenik düşebileceklerini beli' ocke, ' durumun kargaşa yaratabileceğini söyler vencesi için haklarını insanla bir otoriteye yani devlete devretü. Parçaya göre Lor lerden hangisine andır, A) İnsanın kendi başı ihtiyaçla, Dola iıyla huk. -'•un gü- Rnd ger, etekleriyle siyasal 'iğini aşağıdaki- karşılayamamasına B) Bireysel hakların ko nasına C) Bireylerin erdemli yetiş. ,ntiyacına D) Tanrı'nın buyruklarına uygun davranma düşüncesine E) Egemenin gücünü korumaya B) Özgürlük di nces savunulmuştur. D) Bilimş *üşünrn•- em kazanmıştır. E) Yeni fels koller o. ya çıkmıştır. Montesquieu, Kanunların Ruhu adlı eserinde "Kanunlar, ülkenin tabii durumuna göre düzenlenmeli; yani ülkenin büyüklüğüne; coğrafi konumuna, iklimine, toprağının kali- tesineı halkın çiftçi, avcı ya da çobanlık gibi belli başlı uğ- raş tipine, bünyelerinin tahammül edebileceği hürriyet de- recesine, halkın dinine; eğilimlerine; zenginliğine, sayısı- na, ticari yaşamına, eğitim ve terbiyesine ve örf ve adetine uygun olmalıdır. Nihayet, kanunların kendi aralarında da bir takım bağları vardır; menşeleriyle; kanun yapıcısının amacıyla, dayandıkları olaylar düzeniyle de bağları vardır. İşte kanunları, bütün bu noktaları göz önünde bulundura- rak incelemek gerekir. Benim bu eserimde yapmak istedi- ğim bundan ibaret. Bu parçaya göre; Her yasa, bir başka yasaya bağlıdır. II. Yasa, fiziki birçok olayın gerçekliğine bağlı bir ilişkinin ürünüdür. III. Yasalar toplumsal sözleşmenin ürünüdür. hangileri söylenebilir? C) Yalnız III ı-E 5-c A) Yalnız I 7-8 B) Yalnız II D)lveıı E) II ve III 140