15. - 17. YÜZYIL FELSEFESİ
6.
7.
8.
Test -9
Bilim ve felsefenin egemen olduğu devlette devleti yöne-
tecekler teorik ve pratik bakımdan en iyi yetişmiş kişilerdir.
Bir adada kurulan bu devlette devletin başında hem filozof
hem rahip olan bir hükümdar bulunur. Tüm yurttaşlar sıkı
bir eğitimden geçirilir. Devletin sürekli ve sağlam olması için
burada tam bir ortaklık vardır. Devlette herkese yeteneklerine
göre iş verilir. Herkes gereksediği ve hak ettiğini elde eder.
Bu parçada Rönesans döneminde ortaya çıkan devlet
görüşlerinden hangisi hakkında bilgi verilmiştir?
A)
B)
C)
D)
E)
T. More'nun "Ütopya" adlı eseri
Campanella'nın "Güneş Ulkesi" adlı eseri
Platon'un "Devlet" adlı eseri
F. Bacon'un "Yeni Atlantis" adlı eseri
G. Orwel'in "1984" adlı eseri
9.
10.
Rönesans'ın aralarında köprü kurduğu çağlardan biri Orta
Çağ, diğeri de Yeni Çağ'dır. Her iki çağda da kendine özgü bir
değerler sistemine, bir dünya görüşüne ve bu dünya görüşü
ekseninde oluşturulmuş kurumlara rastlamak olanaklıdır. Rö-
nesans, Orta Çağ düzeninin çözülerek Yeni Çağ'ı oluşturacak
ilkelerin ve düşünce yapısının kendini belli etmeye başladığı
bir dönemin adıdır. Kökleri 14. yüzyıla kadar geri götürülebi-
lecek olan Rönesans hareketi, Orta Çağ'ın tek boyutlu dünya
anlayışından ve bu anlayış karşısında insanın edilgenliğinden
kurtulma arayışı içerisinde pek çok düşünce akımını barındıran
birkaç yüzyıllık bir süreçtir. Bu süreçte insanın, birey olma,
bireysellik kazanma çabalarını içeren, temel sloganı "daha
çok inşan, daha az tanrı" olan yaklaşımlara rastlanır.
Bu açıklamaya göre Rönesans döneminde aşağıdaki
yaklaşımlardan hangisi daha çok Öne çıkmaktadır?
A) İdealizm
C) Rasyonalizm
B) Hümanizm
D) Empirizm
E) Septisizm
Descartes'a göre insanın mutsuz olmasındaki en önemli
neden kendi sınırlarını bilmemesidir. Bu nedenle Sınırsız bir
elde etme isteği ile her şeyi arzular. İnşan aklıyla bu Sınırsız
isteme duygusuna gem vurmaya başlarsa mutluluğu elde
edebilir. Akıl sayesinde inşan elindekiyle yetinmeyi öğrenir
ve daha fazlasını isterne konusunda kendisine gem vurabilir.
Descartes'in bu görüşüne göre insan mutluluğu aşağıda-
kilerden hangisine dayanmaktadır?
A) Kaderi reddetmeye
C) Olanla yetinmeye
B) Sürekli istemeye
D) Haz peşinde koşmaya
E) Yararlı Olanı aramaya
Rönesans'ta, kültürün hemen hemen tamamında görüldüğü
gibi, felsefenin de temel yönelişi yalnızca kendine ve kendi
yetilerine dayanmak, kısacası, kendini arayıp bulmaktır. Bunun
için de dünya ve hayat üzerindeki görüşleri yalnız deneyimin
ve aklın sağladığı doğrulara dayanarak biçimlendirmeye çalı-
şılmıştır. Orta Çağ'ın "bulunmuş, hazır bilgi paketi" muamelesi
yaptığı doğruluklar, Rönesans'ta insan için "aranması ve
bulunması için uğruna mücadele verilmesi gereken, sonsuz
bir görev" olarak görülmeye başlanmıştır.
Bu parçada Rönesans felsefesinin hangi özelliği vurgu-
lanmaktadır?
17. yüzyıl felsefesi, teolojiden tamamen bağımsızdır. Francis
Bacon'un, Thomas Hobbes'un, hatta maddi alan ve dolayısıyla
bilim ve felsefe ile moral ya da entelektüel alan ve dolayısıyla
da din ve teoloji arasında oldukça kırılgan bir uzlaşım temin
etmeye soyunan Renâ Descartes'in teolojiyle hemen hiçbir
ilişkisi olmamıştır. Onlar sadece öncelikle değil, fakat bütünüy-
le ve tam olarak çağlarını özümsemiş, mevcut problemlere bir
çözüm getirmeye çalışarak insanlığa yol göstermeye kalkışan
birer filozof olarak ortaya çıktılar. Teolojiden bağımsızlaşan,
teolojinin etkisinden kurtulmuş felsefenin, yani modern felse-
fenin kurucusu oldular.
Bu parçada 17. yüzyıl felsefesi ile ilgili aşağıdakilerden
hangisi vurgulanmaktadır?
A)
B)
C)
D)
E)
Her türlü otoriteden bağımsız olma çabası
Filozofların aynı zamanda bilim insanı olduğu
Doğaya yönelik görüşlere yer verildiği
Temel konusunun insan olduğu
Kendinden Önceki birikimi geliştirdiği
A)
B)
C)
D)
E)
Salt insan aklının ürünü olarak özerk bir felsefe olduğu
Her türlü düşüncenin savunulmaya çalışıldığı
Felsefenin ilgi alanına inşan kavramının da girdiği
Kendinden sonraki dönemi de derin bir şekilde biçimlen-
dirdiği
Her türlü konuya bilimsel yöntemlerle yanıt aradığı
26