18.-19. YÜZYIL FELSEFESİ - 4
5.
6.
7.
Kant bilginin imkanı ve kaynağı konusunda yaptığı sor-
gulama sonucu bilginin kaynağında deneyin ve aklın ro-
lünü belirlemeye çalışmış, bu çalışmasının sonucu kriti-
sizm felsefesi ortaya çıkmıştır. Varlığın ne olduğu konu-
şunda Marx, Hegel'in diyalektik yöntemini benimseyerek
bu yöntemi maddeye uygulayarak diyalektik materyalizmin
düşüncesini savunmuştur A Comte; bilimsel bilgiye önem
vermiş olgulara dayanan bilgiyi doğru olarak kabul ettiği
düşünceye pozitivist felsefe denmiştir.
Bu parçaya göre 18-19. yüzyıl felsefesinin hangi özel-
liğine değinilmiştir?
A) Akla güven duyulmuş ve akılcı düşünce artmıştır.
B) Sanat ve felsefede önemli eserler verilmiştir.
C) Düşünce özgürlüğü desteklenmiştir.
D) Aydın ve yazarlar sınıfı oluşmuştur.
E) Felsefede yeni ekoller çıkmıştır.
Batı coğrafyasının toplumsal yaşantısındaki köklü deği-
şimler, Fransız ve Sanayi Devrimi gibi bütün dünyayı etki-
leyen olayların yaşandığı bir dönemde geleneksel düşün-
ceye karşı aklı özgürleştirmek adına yapılan felsefi bir
reketin adıdır Bu dönem felsefesinin üzerinde yüks Adi-
ği temeller; felsefe, sanat ve bilimde yaşanan geliş' 'eler-
le toplumsal değişimlerdir Bilgi alanında akılcılığr
neyciliğin sentezlendiği bir felsefedir.
Bu parçada değinilen felsefi dönem aşağıdakilerde'
hangisidir?
A) Skolastik felsefe
B) Rönesans felsefesi
C) Çağdaş felsefe
D) Aydınlanma felsefesi
E) 17 _ Yüzyıl felsefes'
18. yüzyıl felsefesi, düşünü.
Kendilerini geleneksel gö-
rüşlerinden; otoriteden, önyargılardan kurtulmak için aklını
kullanması, kendi aklıyla kendini aydınlatmasıdır.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi 18. yüzyıl aydın-
lanma felsefesinin özelliklerinden değildir?
A) Deneye önem vermiştir.
B) Aklın gücüne güvenilmiştir.
C) Kaynak olarak İncil benimsenmiştir.
D) Temel konu olarak insan ele alınmıştır.
E) Laik bir dünya felsefesi benimsenmiştir.
144
ı-E
2-0
8.
9.
6-1)
Orta Çağ'ın hayat anlayışına karşı yeni bir dünya görü-
şü olarak ortaya çıkmıştır Bu gelişmeyi açan Rönesans,
aşkın olan, yani kökü ve ereği bir üst-dünyada bulunan
bir hayat düzeninden içkin, kökü ve ereği bu dünyada bu-
lunan bir hayat düzenine geçişin başlangıcıdır. Bu geçiş-
te Rönesans düşüncesi kendini bütün tarihî otoritelerden
bağımsız kılmaya, dünya ve hayat üzerindeki görüşlerine
yalnız deneyin ve aklın sağladığı doğrularla bir biçim ver-
meye çalışmış, Orta Çağın statik gelenekler şemasını kı-
rıp düşünme ve değerlemede özgürlüğe ulaşmayı bu yolla
denemiştir.
Bu parçada anlatılan bakış açısı değişimi aşağıdakiler-
den hangisiyle j'
dilmektedir?
A) Sistematik
B) Ru felsefesi
C) şüpb%
"sefe
D) A' 'nlam.
?lsefesı
E' kolastik fels
Bütün ideler duyumdan ya da düşünümden gelir. Öyley-
se zihnin bütün öz niteliklerden yoksun; hiçbir idesi olma-
yan özel deyimiyle boş levha (tabula rasa) olduğunu düşü-
nelim; bu zihin nasıl donatılacaktır? İnsanın o devingen ve
sınırsız imgeleminin (hayal gücü) hem de sınırsız bir deği-
şiklik içinde ona işlediği bu geniş birikim nereden geliyor?
Zihin, aklın ve bilginin bütün gereçlerini nereden edinmiş-
tir7 Bunu tek sözcükle deneyimden diye yanıtlayacağım.
Bilgimizin tümünün temelinde deneyim vardır ve o gereç-
lerin hepsi de oradan türetilmiştir
Bu parçadan çıkarılacak sonuç aşağıdakilerden hangi-
sidir?
A) Bilginin kaynağı yaşantı ürünlerimizdir
B) Bilgi edinmenin birçok yolu vardır.
C) Bilginin doğruluğunu sezgiyle biliriz.
D) Duyulara dayanan bilgiler kişiye göre değişir.
E) Kesin bilgi aklın duyuları işlemesiyle oluşur.
7-c