Örnek Soruyu Değiştir

20. YÜZYIL FELSEFESİ - II Test 2. z o Kendi elindedir alınyazısını çizmek Dilediğin gibi yön verebilirsin kendine Bir an gelir ki her an için Yıldızına yol gösterebiliyorsa kişi Kendi eline alır dizgin eri Bu dizelerden yola çıkarak aşağıdaki yargılardan han- gişine ulaşılabilir? A) Sorumluluk duygusu İnsanın özgürlüğünü kullanmaktan alıkoyar. 3) Özgürlük toplum yaşamına İlişkin konularda kurallarla sınırlandırılır, C) İnsan kendi özgür iradesiyle eylemlerini oluşturur. D) Her davranışın değeri bireye sağladığı fayda ile ölçülür. E) Eylemlerimiz bizi mutluluğa götürmelidir. Kendisine yabancı bir dünyada yaşayan insanın, içinde bu- lunduğu anlamdan yoksun bu evrende, yabancılaşması va- roluşun kaçınılmaz bir sonucu olarak kendini gösterir. Böyle bir dünyada inşanın her anlam arama çabası sonuçsuz ka- lir. Çünkü nesnelerin bizimle olan ilişkileri dışında ne gerçek bir anlamı ne de gerçek bir değeri vardır. İnşan bilinci İle içinde bulunduğu varlık dünyasından kendini ayırır; neş- nelere bilinci ile olan ilişkilerinde anlam yükler. Nesnelere anlamını veren, İnsanın nesnelerden farklı bir varlık olarak nesnelerin karşısında konumlanan yalnızca bilinçli bir varlık Olma Özelliğidir. Parçadaki görüşü savunan bir filozof aşağıdaki yargı- lardan hangisini ileri süremez? 3. 4. A) B) C) D) E) inşan için Öz, varoluştan Önce gelir. Nesnelere anlam veren inşanın bilincidir. inşanın diğer varlıklardan ayrı olarak anlam sorunu var- Nesnelerin kendiliğinden olan bir anlamı yoktur. Varoluş inşanın bilincine bağlıdır. pozitivizme göre bilim, deney ve gözlem yoluyla sınana- bilen önermeler sağlar. Buna karşın metafizik; sınanma imkânına sahip olmadığından ne doğrulanabilir ne de yanlışlanabilir önermelerden Oluşur, Orneğin, ruhun var olduğunu savunan bir önerme deney ve gözlem yoluyla sınanamaz. Buna göre bir önermenin doğrulanabilmesinin ölçütü aşağıdakilerden hangisidir? A) Evrensel olması B) Nedensellik ilişkisini taşıması C) Rasyonel temele dayanması D) Olgusal olması E) İnanca dayanması Bir kitapta yazarın anlatmak istediği şeyler, kitabın kendi- sinde mevcuttur. Fakat Okuyucunun kitabı Okurken anladığı Şey, yazarın anlatmak istediği bilinçten bambaşka olabilir. Burada da okuyucunun, yani öznenin, kitabı yani nesneyi algılayış şekli devreye girer. İşte Gadamer bu algılayışa "ufuk" der. Öznenin nesneye karşı beklentileri ve ön yargı- ları ile kendisini açarken, nesnenin ufku ile karşılaşmasıdır. Tıpkı Okuduğumuz kitaplarda kendi Ön yargı ve ufukları- mızla yazarın ufkunun birleşmesi gibi. Sorgularız, tartışır ve yazarla çatışırız. Yazarı, yani nesne olanı anlamaya çalışırız. Bu parçadan hareketle aşağıdaki bilgilerin hangisine ulaşılabilir? A) Anlama, yazarın ufkuyla yorumcunun ufkunun birbiriyle kaynaşmasıdır. B) Metinlerin anlaşılabilmesi nesnel Olarak değerIendiril- mesiyle gerçekleşir. C) Anlama tek taraflı ve tek boyutludur. D) Metnin değerini belirleyen okuyucunun görüşleridir. E) Metnin anlaşılmasında gramer önemlidir. 174