Yumuşama (Detant) Dönemi (1 961-1990)
Doğu ve Batı blokları arasında, gerginliği
azaltmak amacıyla karşılıklı görüşmele-
rin başladığı döneme "Yumuşama (De-
tant) Dönemi" denir. Yumuşama Dö-
nemi'ne geçilmesinin en önemli nede-
ni SSCB ve ABD'nin nükleer silahlanma
r yarışında eşit hâle gelmesi ve dünyanın
olası bir nükleer saldırıya hedef olması-
dır. Bu sebeple ABD Başkanı John Ken-
nedy İle SSCB Başkanı Nikita Kruşçev
1961 senesinde bir araya gelerek "Yu-
nnedy muşama Dönemi”ni başlatmışlardır.
ııııııııııııııııııııııııııııal+ihg.pong Diplomasisi
Dünya şampiyonası için Japonya'da bulunan Amerikan masa te-
misi (ping pong) takımı, 6 Nisan 1971 günü Çin'e davet edilmiş-
itir. Bunun üzerine vize verilen bazı Amerikalı gazetecilerle birlik-
te Amerikan masa tenisi takımı 14 Nisan 1971'de Çin başbakanı
darafından kabul edilmiştir. Aynı gün, ABD Başkanı Nixon da, yir-
darmış, Amerika'ya gelmek isteyen Çinlilere vize verileceğini bil-
dirmiştir. Amerikan ping-pone takımının yapmış olduğu bu ziya-
jetle Çin ile ABD orasında İlk temaslar başlamıştır. Bu temaslar-
dan sonra ABD Başkanı Nixon Şubat 1972'de Çin Halk Cumhuri-
yeti'ni ziyaret etmiştir.
Nükleer Silahların Sınırlandırılması Görüşmeleri
1969 yılında ABD ile SSCB Helsinki'de bir araya gelerek
"Stratejik Silahlan Azaltma Görüşmeleri"ni (SALT-I)
başlatmışlardır. Sadece savunma füzelerinin sınır-
landınlması için yapılan görüşmeler sonucu 1972'de
Moskova'da "SALT-I Antlaşması” imzalanmıştır.
1979'da Viyana'da ABD ve SSCB arasında uzun men-
zilli nükleer silahların sınırlandırılması üzerine
"SALT-ll Antlaşması" imzalanmış ancak bu antlaş-
ma SSCB'nin Afganistan'ı işgali nedeniyle uygulana-
mamıştır.
Helsinki Konferansı (1 Ağustos 1975)
Doğu Bloku ülkeleri, bloklar arasındaki ilişkilerde yumuşama sü-
recine girilmesi üzerine, Avrupa'da emniyet ve iş birliğini artır-
mak, karşılıklı güven ve saygıyı sağlamak, demokrasi ve özgür-
lükleri geliştirmek amacıyla konferans toplanması önerisinde
bulunmuştur.
Arnavutluk dışında bütün Avrupa devletleriyle ABD Ve Kana-
da'nın katıldığı Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Konferansı (AGİK)
Helsinki'de toplanmış ve yapılan görüşmeler neticesinde "Sonuç
Belgesi" (Helsinki Nihai Senedi) 1 Ağustos 1975'te imzalanmış-
tır. Buna göre:
Konferansa katılan devletler birbirlerinin toprak bütünlüğü-
ne ve egemenliğine saygı duyacak
Devletler sorunları tehdit ve kuwet kullanarak değil, barışçıl
2
yollardan çözmek İçin uğraşacak
' Katılan devletler birbirlerinin iç ya da dış politikalarına mü-
3
İdahalede bulunmayacak
Her devlet ırk, cinsiyet, dil ve din ayrımı yapmadan temel
4
özgürlüklere ve insan haklarına saygı gösterecek
196011 yılların başlarında bloklar arasındaki ilişkilerde yumu-
şama başlamışsa da SSCB ile ABD; Küba ve Vietnam gibi uzak
bölgelerdeki grupların iktidar mücadelelerini kendi çıkarları
doğrultusunda destekleyerek rekabetlerini sürdürmüşlerdir.
Küba Buhranı (1962)
ABD
Â
1959 yılında Küba'da Fidel Castro'nun Batista d
tatörlüğünü yıkıp yönetimi ele geçirmesi ve sür
ekonomiyi millîleştirmeye yönelik adımlar atıla
ABD şirketlerinin faaliyetlerinin kısıtlanması, A
ekonomisini olumsuz etkilemiştir. Bu nedenle ABD
Castro yönetimini devirmek İçin muhaliflere d
vermiş' bu da Küba'yı SSCB'ye yaklaştırmıştır.
193
SSCB İse 1962 yılından İtibaren Küba'ya füze yerleştirmeye baş-
layarak ABD topraklarının büyük bir kısmını vurabilecek menzile
sahip olmuştur. ABD, SSCB'den bu füzeleri sökmesini istemiş an-
Cak SSCB bunu kabul etmeyince ABD donanması Küba kıyılarını
kuşatmıştır. SSCB'nin de bölgeye savaş gemilerini göndermesiy-
le nükleer savaş İhtimali ortaya çıkmıştır.
Nükleer savaş ihtimali karşısında ABD ve SSCB ge-
ri adım atmak zorunda kalmıştır. SSCB, Türkiye'de-
ki ABD'ye ait Jüpiter füzelerinin sökülmesi karşı-
lığında Küba'daki füzeleri sökebileceğini bildirmiş,
ABD'nin öneriyi kabul etmesi sonucunda karşılıklı
füze sökümü ile Küba Buhranı çözülmüştür.
Küba Krizi'nin sona ermesiyle;
SSCB'nin lideri Kruşçev, Küba'daki füzelerin söküleceğini İlan
etmiştir.
ABD ile SSCB arasında yaşanabilecek bir nükleer savaş tehlike-
si ortadan kalkmıştır.
Rus bombardıman uçakları Küba'yı terk ederken ABD de
Küba'ya karşı uyguladığı deniz ablukasını kaldırmıştır.
SSCB'yi komünist davaya ihanet etmekte suçlayan Çin ile SSCB
arasında güven bunalımı başlamış ve bu durum Küba'yı Çin'e
yöneltmiştir.
Türkiye bu olay sonucunda iki süper güç arasında sıkışıp kaldı-
ğını ve gerektiğinde ABD'nin SSCB ile bir pazarlığa oturduğun-
da Türkiye'yi feda edebileceğini görmüştür.
Küba Krizi'nin zirveye çıktığı 27 Ekim 1962 "Nükleer savaşın
eşiğinden dönülen gün" olarak silahsızlanma çabalarının baş-
langıcı sayılmıştır.
17 Nisan 1961'de Castro rejimine karş olan
Kübalı sığınmacıların ABD desteği ile Küba'ya kar-
ş başarısız işgal girişimine "Domuzlar Körfezi ÇI-
karması" adı verilmiştir. İşgal girişimine katılan sı-
ğınmacıların çoğu öldürülürken Latin Amerika ve
Avrupa'da Amerikan karşıtı gösteriler başlamıştır.
instagram.com/copysinav