Örnek Soruyu Değiştir

19. Yirminci yüzyılın belki de en önemli filozofu görülebilecek Martin Heidegger'in, 1927'de hocası Edmund Husserl'in editörlüğünü yaptığı Felsefe ve Fenomonolojik Araştırma Yıllığı'nda ayrı ba- sım olarak yayımlanan Varlık ve Zaman'ı yayımlandığı günden bu yana etrafında oluşturduğu tartışma bağlamlarıyla modern felsefenin en gözde klasikleri arasına girmeyi başarır. Varlık ve Zaman'ın okunmasında efsanevi bir zorluk olduğu üzerinde durulur çünkü Heidegger kendine özgü bir söz dağarcığıyla bu eseri kaleme almış, yaygın felsefi kavramları da yine kendine özgü bir tarzda yorumlamıştır. Varlık ve Zaman, Sokratesten yirminci yüzyıla uzanan felsefi gelenek içinde varlık sorusunun unutulduğu öngörüsü ya da iddiasıyla bu soruyu yeniden ka- zanmak amacıyla felsefi geleneği yıkmayı kendine amaç edinir. Bu parçada Varlık ve Zaman ile ilgili aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz? A) B) C) D) E) Felsefenin beğenilen ve kalıcı eserlerinden olduğuna Heidegger'in bu eseriyle felsefeciler arasında yerini sağlamlaştırdığına Yazarının kendine ait bir söz varlığıyla oluşturduğuna Okunmasının güç bir eser olduğuna Varlık sorusunun yeniden gündeme getirmek amacı taşıdığına 21 —22. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız. Liva Sokağı'ndan geçerek eve dönüyorum. "Liva" sözcüğü bana Emin Bülent'in, bu sözcüğün fazlaca tekrarlandığı şiirini hatırlatı- yor. Oradan Emin Bülent'e ve Emin Bülent'in edebiyatı pek er- ken bırakmış olmasına atlıyorum. Emin Bülent'in dili bugün için eskimiş bir dildir. Ama şiirinin sağlamlığı, çağının birçok şairini gölgede bırakacak veya imrendirecek bir güç taşır. Duygula- rının çeşitliliğine gelince onunla bu alanda boy ölçüşebilecek sanatçı pek azdır, diyebilirim. Şu var ki hayatın güçlükleri bu şairi, körpe yaşında, şiirden uzaklaşmaya itmiştir. Birçokları, hayatın acıları yüzünden sanatı bırakan sanatçıları anlamıyor. Ben bu gibilere en büyük hakkı veririm. Hoşgörürlükle dav- ranmayanlar, sanatçının birtakım yoksulluklar ve imkânsızlıklar içinde bulunmasını da sanat eserlerinin yaratılması için gerekli sananlardır. Gerçi, hayatın indirdiği şamar, sanatçıya, hayatın bu yönünü de tanıtma bakımından gerekli olabilir; olabilir ama belli bir sınırdan sonra, yoksulluk, sanatçının yaratma gücünü ortadan kaldırmaktan başka bir işe yaramaz. 21. Bu parçada Emin Bülent'le ilgili aşağıdakilerin hangisi söylenemez? A) B) C) D) E) Güçlü bir şiir dili kurduğu Duygusal bir yönünün olduğu Yaşadığı dönemde şiirlerinin çokça ilgi gördüğü Yaşadıkları zorluklar karşısında sanatını bıraktığı Şiirlerinde bugün için eskimiş sözcükler kullandığı 20. Sanat, evrene yepyeni biçimler kazandıran olağanüstü bir ça- badır. Sanatta sıra dışı anlatım biçimleri ve yepyeni teknikler olağanüstü bir emek ve çabayla denendikçe sanat denen bu güzellikler bütünlüğü, insana hayatı farklı farklı pencerelerden görmeyi öğretir. Sanatın sınır taşları olmayan, ufuksuz bir kav- ram olduğunu; sanatın bir dalında yoğun emek veren bir sanat- çının, başka dallarında da yepyeni güzellikler yaratabileceğini düşünürüm. Çünkü sanatçı, sıradan insandan epeyce farklı olan algılarıyla, farklı görme biçimleriyle, kullandığı malzeme ne olursa olsun; onu yaratıcı enerjisi ile yeniden şekillendirir, yep- yeni dönüşümlere uğratır. Bazen renklerle, figürlerle, şekillerle bize görselliğin içinde yepyeni imgeler sunar sanatçı; böylece kitleleri heyecanlandırır, kendinden geçirir. Bu parçaya göre aşağıdakilerin hangisi sanatın özelliklerinden biri değildir? 22. Bu parçada sanatçılarla ilgili asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerin hangisidir? A) B) C) D) E) Hayat karşısında verdikleri mücadele, özgünlüğü yakalama adına attıkları ilk adımdır. Yapıtlarının gerçek hayatla olan bağlantıları, çektikleri sıkıntıların yansımasıdır. Zorlu yaşam şartları, sanatsal yönden daha güçlü yapıt vermelerini sağlamıştır. Çektikleri sıkıntılar, hayatı daha iyi kavramalarını sağlamış ama sanatsal yaratılarını da kesintiye uğratmıştır. Toplumsal duyarlılığa sahip olduklarından halkın problem- lerine köklü çözüm üretebilmişlerdir. A) B) C) D) E) 15 Evrensel değerlerden ve özlerden beslenmesi Seslendiği kitleyi derinden etkilemesi İnsanın bakış açısını değiştirmesi Özgün nitelikleriyle dikkat çekmesi Titiz bir çalışmanın ürünü olması