Örnek Soruyu Değiştir

20. Yıllardır gündemde olan bir yanlış: Dili arındırma. Balta girmemiş Amazon'da yaşayan yerliler dışında arı bir dil var mı? Elbette yok. Hem dilde ısrar edilirse sonuçta Esperanto gibi yapay bir dile sahip olunabilir. Burada dilimize bütün yabancı sözcükleri katalım, demiyorum. Dilimize girmiş, kültürümüze mal olmuş, deyim ve atasözleriyle iyice Türkçeleşmiş sözcükleri arı dil uğruna harcamayalım, diyorum. Dil, arınmayı doğal seyirde ken- di yapar. Siz "akıl” sözcüğü yerine "us”u getirirseniz "akıl”la yapılmış yüzlerce deyimi, atasözünü çöpe atmakla kalmaz; halkın bilgi ve kültürünü de yok etmiş olursunuz. Nitekim şim- diye kadar bu arınma uğruna epeyce şey feda ettik. Söz gelimi "hayat” kelimesinin ne suçu vardı? Türkçe ses uyumuna uygun, bütün halkın yüzlerce yıldır milyonlarca kere söylediği keli- me. Kullandıkça anlamı zenginleşmiş, bir yığın deyime girmiş. Bunların yerine koyduğumuz kelimelerin ne kadarı o çağrışım zenginliğini kazanabilir ve ne kadar zamanda kazanabilir? Bu parçanın yazarı aşağıdakilerin hangisini söyleyemez? A) "Dilde sadeleşme"yi iyi anlamalı, dilimize zarar vermeden onu güzelleştirerek Türkçeleştirmeliyiz. B) "Türkleşememiş" bir Türkçe kullanmak için kendimizi zor- lamamalı; tedavi yerine "sağaltım", tarih yerine "günay" hafif yerine "yeğni" kullanmamalıyız. C) Batı veya Doğu özentisiyle bütün yerine "bilumum", şarkıcı yerine "muganni", baskın yerine "dominant", yazıcı yerine "printer" demek akla uygun değildir. D) Dilde sadeleşme dildeki yabancı kökenli kelimeleri atmak değildir; dilde sadeleşme dili gereksiz ve karmaşık söz- cüklerden arındırarak herkesin konuştuğu, anlaşılır bir dil üretmektir. E) Dil üzerindeki egemenliğin en güçlü biçimde kurulmasının yolu, dili yabancı sözcüklerden arındırmaktan geçer. 21 —22. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız. Aile mirasıyla rahatlıkla geçinen Peter Kien, ihtiyaçlarını karşı- lamak ve kitaplarına bakmak için evine aldığı hizmetçi Therese ile bir süre sonra evlenir. Ne var ki ayrı dünyaların insanı ikili arasındaki iletişimsizlik, Therese Krumbholz'u şiddete; Kien'i de 'Ikörleşme" ve ardından "taşlaşmaya yöneltir. Thereselyi, evini ve kütüphanesini bırakarak kaçan Kien; evinin dışındaki hayatın gerçeğiyle yüzleşince küçümsediği insanların elinde oyuncak olarak bulur kendini. Evlenmekle içinde yaşadığı cam fanusu kırmış olsa da Kien; fil dişi kulesinden baş aşağı düş- müş gibidir, okuduğu onca kitap varken karşılaştıklarına anlam verecek bir yaşam becerisi yoktur. Dünyaya yönelik algıları işlevsizleşerek yaşamış Kien, günlük yaşamın sıradanlıklarıyla yüzleştiği yeni ve gerçek ortama uyum sağlamakta zorlanınca onun için "kafasız dünya" dönemi başlamıştır. Fil dişi kulesinde yaşarken küçümsediği ancak aralarında yaşamak zorunda kal- dığı duyarsızlardan intikam almak düşüncesiyle kütüphanesini ateşe verir, alevler kendisine ulaştığındaysa hayatının en büyük kahkahasını atar. 21. Bu parçada yer alan "kafasız dünya” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerin hangisi olamaz? A) B) C) D) E) Yaşama eleştirel bir tarzda bakmayı öğrenmek Hayatın gerçekleriyle yüzleşmek Çevreye uyum sağlamada zorluk çekmek Hayatın alelade yanını fark etmeye başlamak Olan bitene kayıtsız kalmak 22. Bu parçada "fil dişi kulesinden baş aşağı düşmek” sözüyle Peter Kien ile ilgili anlatılmak istenen aşağıdakilerin hangisidir? A) Sıradan yaşam süren insanların isteklerini görmezden gelmek B) Yalnız ve rahat bir yaşam sürerken hayatın zorluklarını ıskalamak C) Dünyaya yönelik algısının olumsuz bir yöne evrildiğini fark edememek D) Entelektüel birikimine rağmen karşılaştığı zorlukların üstesinden gelememek E) Yanlış evlilikten kaynaklı durumlarla mücadele etmeyi başaramamak 175