Örnek Soruyu Değiştir

15. Yazmak isteyenlere hatta kendime söyleyebileceğim ilk şey şu- dur: Hiçbir zaman yazdıklarımızın sağ alt köşesine imza attığımızı düşünmeyelim. Çünkü böylesi bir söylem "ben oldum” demek. Yazmanın hayata benzer bir yanı var. Nasıl ki hayatta hep yeni şeylerle karşılaşıyor ve kendimizi yeniliyorsak yazarken de belli kalıplara bağlı kalıp ustalaştığımızı düşüne- meyiz. Arkamızda bıraktığımız kitaplara asıl imzayı zamanın atacağını da bilmeli, kendimizi sürekli geliştirmenin ve yeni şeyler bulmanın peşinde olmalıyız. Bu parçada konuşan sanatçıdan aşağıdakilerden hangisini söylemesi beklenemez? A) Yazmak, yaşam boyu süren bir yolculuktur, bu yolculukta durmak; unutulmak ve sıradanlaşmak demektir. B) Ulaştığı düzeyi yeterli gören ve kendi sınırlarını aşmayı dü- şünmeyen bir sanatçının kalıcı olması mümkün değildir. C) Bir yapıtın yazın dünyasındaki macerasının başarıyla nokta- lanması, o yapıtın yazarının edebî yeteneğine bağlıdır. D) Yetkinliğe ulaştığını düşünen bir yazarın kendi yaratıcılığı nı köreltmesi ve bilineni tekrar etmesi kaçınılmazdır. E) Bugün okuduğumuz çoğu klasik, yaşamı boyunca araştıran ve hep daha iyisine ulaşmak isteyen bir yazarın eseridir. 16. Anadolu; zenginlikleri, bereketli toprakları, dopdolu kültürüyle "Medeniyetin Beşiği" adını hak eder. Kaynaklık ettiği uygarlıklar büyümüş dünyaya hükmetmiş, yeryüzünden silinmiştir fakat Anadolu hâlâ ayaktadır. Kimi zaman ona hükmedenler tara- fından unutulmuş, asker ihtiyacı duyulduğunda ya da parasal ihtiyaçların karşılanmasında hatırlanmıştır. Anadolu'ya hak ettiği değer, Cumhuriyet'in kurulmasıyla verilmiş olsa da Anadolu'nun bugün hâlâ yoksullukla karşı karşıya olduğu bir gerçektir. Bütün bunlara karşın doğasındaki çeşitliliği, tarihsel zenginliği, en başta yaşının büyüklüğü ona mağrurluk verir. Anadolu bir açık hava müzesidir. Toprağa dokunsanız uygarlığın bir kırık hatırasıyla karşılaşırsınız. Var olduğumuz sürece Anadolu'muzu yüceltmeli, incitmemeliyiz. Bu parçada Anadolu ile ilgili aşağıdakilerin hangisi söylenemez? 17. Gözyaşı; mukus, su ve yağ bileşenlerinden oluşur. Sıkça göz- lerimizi kırpmamızın en temel işlevi, gözümüzün nemli ortamı- nın devamlılığını sağlamaktır. Göz kapaklarımızın hareketiyle kullanılmış gözyaşı bir kanal aracılığıyla burna gönderilir. O esnada, gözlerimizin üst çaprazında yer alan gözyaşı bezlerin- de üretilen taze gözyaşı da eskisinin yerini alır. Gözümüzün ön bölümünde yer alan ve ışığı odaklamakla gözü dış etkilerden koruma görevlerini üstlenen kornea dokusu, işlevini gözyaşı sayesinde yerine getirir. Çünkü kırpma eylemiyle sürekli ta- zelenen gözyaşı tabakası, ışığın odaklanması için uygun bir kornea yüzeyi oluşturur; gözyaşı tabakasında bulunan enzim- ler ise dış ortamdan göze girerek enfeksiyona yol açabilecek bakterilere karşı koruma sağlar. Diğer yandan, korneada kan damarları bulunmaz; bu yüzden korneanın ihtiyaç duyduğu oksijen; vücudun dışından, göz kırpma eylemiyle yenilenen gözyaşı tabakasına karışan havadan sağlanır. Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz? A) B) C) D) E) Göz kırpma eylemindeki yavaşlamanın sağlık açısından bazı problemler doğurduğuna Göz kırpma eylemiyle gözyaşı tabakasının sürekli yenilendiğine Göz korneasının oksijen ihtiyacını gözyaşına karışan havadan karşıladığına Gözümüzü dış etkenlerden koruma işlevi üstlenen korne- anın gözyaşı ile ilişkili olduğuna Gözyaşında yer alan enzimlerin gözü dış etkenlerden koruduğuna 18, Sanat, bir duyguyu yaşayan insanın o duyguyu bilerek ve isteye- rek başkalarına aktarma olayıdır. Bu, Bernard Shaw'ın deyişiyle çok basit bir gerçektir. Sanata gerçekten aşina inşan, kendini yalnızca sanatçının sesinde bulur. En genel ve en yaygın anla- yışa göre sanat, maddi bir faydayı değil; insanlara haz vermeyi amaçlayan özel bir faaliyettir. Haz, insan ruhunu yüceltir ve yükseltir. Sanat, bizde en derin varlık bilinciyle en yüce duy- guları ve en asil düşünceleri uyandıran, makul ve bilinçli bir yaşamın ifade edilmesidir. Picasso'nun Yaşlı Gitarist tablosu, Michelangelo'nun Musa heykeli, Allan Poe'nun Annabel Lee şiiri böyledir. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisi yoktur? A) B) C) D) E) 188 Her dönemde yoksullukla anıldığı Gerçek değerinin Cumhuriyet'le birlikte verildiği Yüzyıllar boyunca birçok uygarlığa ev sahipliği yaptığı Üzerinde kurulan birçok devletin yıkılmasına rağmen ayakta kaldığı Geçmişi çok eskiye dayandığı için çoğu yerinde tarihî miras bulunduğu A) Tanık gösterme C) Betimleme E) Örnekleme B) Tanımlama D) Karşılaştırma