XX. YÜZYILDA OSMANLI DEVLETİ
ARİ
DERS
Erzincan Mütarekesi (18 Aralık 1917): Rusya'da Bolşevik devriminin yaşanması üzerine Erzincan Mütarekesi
imzalanır, böylece 29 Ekim 1914'ten beri sürmekte olan Osmanlı-Rus Savaşı sona ermiş oldu.
Breşt Litowsk Antlaşması (3 Mart 1918): Bu antlaşmayla savaş sırasında işgal ettiği topraklardan çekilen Sovyet
Rusya daha önceden almış olduğu Kars, Ardahan ve Batum'u (Elviye-i Selase) Osmanlı Devleti'ne geri verdi.
1915 Olayları:
Osmanlı Devleti'ni paylaşma planı yapan Rusya, İngiltere ve Fransa; Ermenileri kışkırtarak Doğu Anadolu'da
bağımsız bir devlet kurmaları için onları harekete geçirdi. I. Dünya Savaşı'nda, Kafkas Cephesi'nde, Osmanlı
ordusu Ruslara karşı çok zor koşullar altında mücadele etmeye çalışırken, bazı Ermeniler de çeteler oluşturarak
devlete karşı ayaklandılar. Bu gelişmeler Rus ordusunun da ilerlemesini kolaylaştırdı. Hınçak ve Taşnak komitele-
ri öncülüğünde kurulan Ermeni çeteleri; Van, Erzurum, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ gibi Anadolu'nun birçok yerinde
Müslüman halka yönelik katliamlar yaptılar.
Ermenilerin yaptıkları saldırı ve katliamlar karşısında Osmanlı Devleti, birtakım tedbirler almak zorunda kaldı.
Osmanlı Dâhiliye Nezaretinin, 24 Nisan 1915'te yayınladığı bir genelgeyle Hmçak ve Taşnak komite büroları ka-
panldı ve bu komitelerin üyeleri de tutuklandı. Ermenilerin, 1915 olaylarının yıl dönümü olarak her yıl andıkları
"24 Nisan" bu genelgenin yayınlandığı tarihi işaret eder. Osmanlı Devleti'nin bu genelge ile yaptığı tutuklamala-
n, Ermeniler katliam olarak göstermeye çalışmaktadırlar. Osmanlı Devleti, insanları katleden Ermeni çetelerini
yakalayıp halkın huzurunu sağlamaya çalışmaktan başka bir şey yapmamıştır.
ö Alınan bütün tedbirlere rağmen Ermenilerin saldın ve katliamları artarak devam etti. Ermeniler, başka bölgeler-
de de isyan çıkardılar. Bunun üzerine hem iç güvenliği sağlamak hem de cephelerde Türk askerinin güvenliğini
artırmak için, 27 Mayıs 1915'te Sevk ve İskân (Tehcir ya da Zorunlu Göç) Kanunu çıkarıldı. Bu kanunla Erme-
niler arasından Ruslarla iş birliği içinde olanlar, çeteciler ve isyan hareketine karışanlar zorunlu olarak göçe tabi
tutuldu.
Osmanlı Devleti, I. Dünya Savaşı sona erince, 31 Aralık 1918'de Geri Dönüş Kararnamesi yayınladı. Göçe tabi
tutulan Ermenilerden isteyenler geri dönmüş, mal ve mülklerini de geri almışlardır.
Kafkas İslam Ordusu:
1917 yılında Rusya'da yaşanan Bolşevik devrimi ile Çarlık rejiminin yıkılmasının ardından Rus Kafkas Ordusu
dağıldı. Bolşevik Devrimi sonrasında Osmanlı ve Rus orduları arasında çatışma yaşanmadı.
3 Mart 1918'de imzalanan Brest-Litovsk Anlaşması ile Kars, Ardahan ve Batum (Elviye-i Selâse) Osmanlı
Devleti'ne geri verildi. Bölgeden Rusların çekilmesiyle birlikte Ermeni ve Gürcü çeteleri Müslüman ve Türklere
karşı katliamlara başladı. Bunun üzerine Azerbaycan Türkleri, Osmanlı Devleti'ne bir heyet göndererek yardım
istediler. İstanbul Hükûmeti de bölgedeki mevcut durumu değerIendirerek Azerbaycan Türklerine yardım etme-
ye karar verdi.
İstanbul Hükûmeti, Nuri (Killigil) Paşa'nın komutanlığında, Azerbaycan Türkleri ve Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti
vatandaş Dağıstanlı gönüllülerden oluşan bir Kafkas İslam Ordusu kurdu. Harbiye Nazırı Enver Paşa, Nuri Bey'e
Ferik (Tümgeneral) rütbesi vererek Kafkas İslam Ordusu'nun komutanlığına getirdi. Kafkas İslam Ordusu'yla
Bolşevik ve Ermeni Taşnak birlikleri arasında önemli muharebeler yaşandı. Bakü şehrini Türklere vermek iste-
meyen Bolşevik, Taşnak ve İngiliz birlikleri direnişe başladı. Ama 15 Eylül 1918'de, Kafkas İslâm Ordusu Halil
(Kut) Paşa komutasında Bakü'ye girdi. Böylece şehir düşmandan temizlendi. Bu harekât boyunca Türk ordusu,
Azerbaycan'ı kurtarmak için 1130 şehit verdi. Azerbaycan Cumhuriyeti'nin kurucusu Mehmet Emin Resulzade
"Azerbaycan Cumhuriyeti" adlı kitabında "Kardeş Türkiye'nin İmdadı" başlığı altındaki bölümde Bakü'nün geri
alınmasını "Mehmetçiğin tarihe altın harflerle yazılacak bir fedakarlığı" olarak ifade etmiştir.
ö Kanal Cephesi Almanya ve Osmanlı Devleti'nin bu cepheyi açmaktaki amacı, Süveyş Kanalı'nı ele geçirerek
İngilterenin sömürgeleriyle bağlantısını keserek insan ve ham madde sağlamasını önlemekti. Osmanlı Devleti,
Mısır'ı da geri almayı amaçlamaktaydı. Bahriye Nazırı Cemal Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu 1915'te taar-
www.dİzgİkİtap.com
S"LYALÇIN