XX. YÜZYILDA OSMANLI DEVLETİ
ARİ
DERS
0
Bresslau'nun Çanakkale Boğazı'ndan geçişine de, kapitülasyonların kaldırılma kararına da çok sert bir tepki ver-
medi. İngiltere'yi böyle davranmaya iten sebep ise, Hint Müslümanlarının İslam propagandasından etkilenme
ihtimali ve Süveyş Kanalı'nın güvenliğiydi.
Alman kuvvetlerinin, 3 Eylül 1914'te, Paris'i almak üzere taarruzları başlamıştı. Osmanlı Devleti, Fransa'nın
düştüğü bu zor durumdan istifade ederek, 9 Eylül'de kapitülasyonların kaldırıldığım ilan etti ve bu durum gazete-
lerde "Kurtuluş Beratı", "Bağırnsızlık Günü" gibi manşetlerle duyuruldu. Osmanlı Devleti'nin bu kararı Avrupalı
devletlerde şok etkisi yaparken, en büyük tepki ise müttefik Almanya'dan geldi. Almanya'nın İstanbul'daki elçi-
si Wanenheim, Maliye Nazırı Cavid Bey'e hakaretler ve tehditler savurmaktan geri durmadığı gibi, İtalyan elçisi
marifeti ile altı büyük Avrupa Devleti'nin ortak bir metinle Osmanlı'ya protesto notası vermelerini organize etti.
1914 yılının Eylül Ayı sonundan itibaren yaşanan gelişmeler, adım adım Osmanlı Devleti'ni savaşa sürükledi. İlk
olarak Osmanlı Devleti, Çanakkale Boğazmı mayınlayarak yabancı ticaret gemilerine kapattı. Ardından Ami-
ral Souchon'a 5 Ekim'de Karadeniz'e talim yapmak için çıkış izni verildi. 20 Ekim 1914'te Almanya, Osmanlı
Devleti'ne savaşta kullanılmak üzere 5 milyon Türk lirası borç verirken, aynı gün Enver Paşa, Alman Genelkurma-
yınca hazırlanan savaş planının yürütülmesi için mutabakata vardı.
27 Ekim'de Karadeniz'e açılan Amiral Souchon komutasındaki Osmanlı Donanması, 29 Ekim'de Ruslara yaptığı
saldırı ile Osmanlı Devleti'nin savaşa girmesine neden oldu. Bu haberin İstanbul'a ulaşması ile savaş taraftar-
larında sevinç hakim olurken97 , Sadrazam Said Halim Paşa "Memleketin hayatı ile oynuyorsunuz” diyerek
tepkisini dile getirmiştir.
Osmanlı Devleti'nin resmen savaşa girdiğini açıklamasından iki gün sonra, 14 Kasım 1914'te, Kutsal Cihat
(Cihad-ı Mukaddes) ilan edildi. Bunun amacı; İtilaf Devletlerinin egemenliği altındaki Müslümanları onlara karşı
ayaklandırmak, bu devletlerin Müslüman uyruklarından toplayacağı askerlerin Osmanlı Devleti ile müttefikleri
olan Almanya ve Avusturya'ya karşı savaşmasını önlemeye dayanıyordu.
Başkomutan Vekili Enver Paşa, emrindeki 189.562 kişilik bir orduyla Rusları arkadan çevirmek, onları gerilet-
mek, Kars ve Batum'u alabilmek üzere Sarıkamış Harekâtl'na girişti. 22 Aralık 1914'te de hücuma geçti, Ancak
soğuk, yolsuzluk, açlık, hastalık ve iyi planlama yapılmamış olmasından Türk Ordusu 60.000 kişi kadar kayıp
vererek, 9 Ocak 1915'te geri çekilmek zorunda kaldı. Böylece Enver Paşa istediği sonuca ulaşamadı.
Gizli Antlaşmalar
Gizli Antlaşmalar 1915-1917 yıllan arasında İngiltere, Fransa, Rusyaveİtalya tarafindan Osmanlı topraklarını ara-
lannda paylaşmak amacıyla imzalanmıştır. Rusya'nın savaştan çekilmesi, Paris Konferansı'nda Batı Anadolu'nun
Yunanistan'a bırakılması bu antlaşmalarda değişiklikler yaşanmasına neden olmuştur.
İstanbulAntlaşması (18 Mart-10 Nisan 1915):
İngiltere, Fransa ve Rusya arasında imzalanmıştır. Buna göre; Boğazlar, Midye-Enez çizgisine kadar Trakya, Ge-
libolu Yarımadası, Sakarya Irmağı'na kadar Kocaeli Yarımadası ile İmroz ve Bozcaada savaştan sonra Rusya'ya
bırakılacaktı.
Londra Antlaşması (26 Nisan 1915):
Ö Üçlü İtilaf Devletleri, İtalya'yı kendi yanlarına çekmek için bu antlaşmayı İtalya'yla imzalamışlardır. Bu antlaşma-
ya göre Antalya, Rodos ve 12 Ada İtalya'ya bırakılacaktı.
Sykes-Picot (Sayks Piko) Antlaşması (26 Nisan 1916)
Bu antlaşmayla Rusya'ya; Kafkas sınırına yakın yerler, yani Van ve Erzurum illeriyle Trabzon ve Bitlis illerinin doğu
bölümleri; Sivas, Harput (Elazığ) ve Diyarbakır illerinin bir kısmı bırakılacaktı. Fransa'ya; Adana ile Beyrut illeri;
Halep, Harput ve Diyarbakır illerinin büyük kısmı; Şam ve Sivas illerinin bir kesimi ve Cebel-i Lübnan sancağının
www.dİzgİkİtap.com
SOLYALÇIN