Örnek Soruyu Değiştir

uygulaması Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer dönem- lerinde gerçekleşmiştir. Hz. Osman'ın hilafetinin İlk altı yılından sonraki uygulamalarıyla HZ. Ali'nin de Muaviye karşısındaki haklı davasını hakeme götürmeyi kabul ettiği için küfre düştü- ğünü iddia etmişlerdir. Sıffın savaşı şia Hz. Ali'nin Hz. Peygamberden sonra nas ve ta- yinle imam olduğuna inanan, imametin kıya- mete kadar onun soyuna ait olduğunu ileri sü- ren, bu imamların masum olduklarını İddia eden topluluklara Şia denir. Şiiler, imamet konusunu İnanç esaslarından biri olarak kabul ederler Mutezile: Mu'tezile mezhebine göre inşan, fiillerinde ta- mamen özgür dür, bu fiillerde Allah'ın hiçbir et- kisi ve müdahalesi yoktur. Aksi takdirde kişi ey- lemlerini ile gerçekleştirmiş zorlama olur du. Böyle bir durumda da insanı eylemle- rinden sorumlu tutmak mümkün olmazdı. Maturidilik: Ebu Mansur Muhammed bin Ahmet'in görüşleri çerçevesinde ortaya çıkıp yayınlan siyasi-itikadi yorum biçimidir. Bu yaklaşıma göre insana cüz'i irade verilmiştir. Bundan dolayı da inşan tüm fiillerinden sorumlu olan bir varlıktır. İnşan bir şeyi yapmak istediği zaman Allah, bu fiilin gerçekleşmesi İçin kudret yaratır ve inşan da bu kudretle 0 fiili gerçekleş- tirir. Dönemin üstatlarından İlim öğrenen İmam Maturidi özellikle, tefsir, fıkıh, kelam gibi İlim- lerde kendini geliştirmiştir. Kitabû'tTevhid ve Te'vilâtü'l Kur'an önemli iki eseridir. Dönemin üstatlarından ilim öğrenen İmam Maturidi özel- likle, tefsir, fıkıh, kelam gibi ilimlerde kendini ge- liştirmiştir. Kitabû'tTevhid ve Te'vilâtü'l Kur'an önemli iki eseridir. Eşarilik Ebu'l-Hasan el Eşari'nin itikadi konularla ilgili görüşlerini benimseyenlere Eşari'ye denilmiştir. Eşarilik ehl-i sünneti meydana getiren mezhep- lerden biridir. İnsanların fiillerini yaratan Allah'tır. İnsanlar davranışlarını cüzi iradeleriyle ve Allah'ın ver- diği güçle gerçekleştirirler. Büyük günah işleyen kişi dinden çıkmış sayıl- maz Bir şeyin kötü olmasını akıl değil dinî ilkeler be- lirler. İslam Düşüncesinde Ameli-Flkhi Yorumlar Hanefilik: İmam Ebu Hanife'nin görüşlerine dayanır. Ebu Hanife, kendinden önceki fıkhi görüş ve rivayet- leri, dönemindeki şartları ve ihtiyaçları dikkate alarak değerlendirmiştir. Dinin genel ilkelerini, toplumun geleneklerini ve insan için faydalı olanları dikkate alarak yapmış olduğu içtihatlar, Hanefi mezhebinin yaygınlaşmasını sağlamış- Malikilik: Malik bin Enes'in görüşlerine dayanır. Görüş ve uygulamalarında Kur'an, sünnet, sahabe ve tabiin sözlerini kaynak kabul eder. Maliki mez- hebinin en önemli özelliği, Medine halkının uy- gulamalarına diğer mezheplerden daha fazla önem vermesidir. Şafilik Şafii mezhebinin kurucusu olan İmam Şafii, bazı fetvalarını bulunduğu çevrenin şartları doğrultu- şunda zaman zaman gözden geçirmiştir. Şafii mezhebi de diğer mezhepler gibi herhangi bir meselenin çözümü için önce Kur'an ve sünnete başvurur. Eğer bir mesele hakkında hüküm Kur'an ve sünnette varsa başka delile başvurul- maz yoksa önce icma ardından da kıyas deliline gidilir. İmam Şafii fıkıh ilminin usul ve esaslarını sis- temli bir şekilde ortaya koyan bir eser yazmıştır. Er-Risale fi Usûl ve el-Umm, İmam Şafii'nin fıkhi konulardaki görüşlerini içeren eserleridir. Hanbelilik: Mezhebinin kurucusu ünlü hadis ve fıkıh alimi Ahmet bin Hanbel'dir. Hanbeli mezhebinin en önemli özelliği re'y ve kıyastan daha çok ayet, hadis ve sahabe sözü gibi nakli delillere dayan- maşıdır. Bunun İçin bu mezhepte hadise dayalı bir fıkıh anlayış hakimdir.