Örnek Soruyu Değiştir

ÜNİTE TESTİ 6 Üstüne keçeden yelek giydirilmiş minik kuzular, koşarak bize doğru geliyor. Çünkü beslenme zamanı şimdi. Çiftliğin sahibi Andrew; elinde İçi süt dolu, biberon hâline getirilmiş bir pet şişe tutuyor. Kuzuların annelerine doğum sonrasında hastalandık- lan için antibiyotik verilmiş, bu da sütün azalmasına sebep ol- muş. Bu yüzden de Andrew onları eliyle beşlemeye başlamış; kuzular ona alıştığı için "baby, baby” diye seslenilince koşarak geliyorlar. Bu sabah sütü çok da iştahlı içmediklerini görüyo- Tuz. Andrew buna seviniyor: "Demek ki anneleri yeniden süt üretmeye başlamış, çocuklar da çok aç değil." "Niye üstlerine yelek giydirdiniz?" diye soruyorum. "Kışın doğdular. Çok soğuk geçmedi ama yine de risk alamazdım. Sıcak tutması Çin yün- den yelek giydirdik. Kuzular çok değerliler." diyor. Güney yarım kürede kış mevsiminin tam ortası olan temmuzda doğdukları İçin bizim çiftliği ziyaret ettiğimiz eylülde hâlâ çok küçükler, ku- rumuş göbek bağları görünüyor karınlarında. "Yoksa yelekleri de kendi cinsleri olan merinos yününden mi?" diye şaka ya- pıyorum. "Yok, 0 kadar kaliteli yün değil bu!” diyerek gülüyor Andrew. Bu parçanın anlatımı İçin aşağıdakilerden hangisi nemez? 1. ÜNİTE: ANLATIM BİÇİMLERİ VE DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI OA990579 Görüp görebileceğiniz bu en tuhaf yol tabelasının işaret ettiği yer, Finlandiya'nın tam ortasındaki bir yerleşim: Puolanka. Bu- raşi, küresel mutluluk endekslerinin zirvesinden inmeyen ülke- nin karamsarlık başkenti. Puolanka Karamsarlar Cemiyetinin tabiriyle bir sürü sıkıcı orman, boş ev ve yaşlı insanla dolu. KİŞİ başına düşen millî geliri 50 bin doları aşmış, ortalama ya- şam süresi 81 'in üzerinde, dünyanın en istikrarlı, en güvenli, en Özgür, en İyi yönetim sistemine ve yargı bağımsızlığına sahip ülkeleri sıralamasında bir numara, yozlaşma ve organize Suç oranında listenin en altında yer alan bir ülkede mutsuz olmak, hele hele karamsarlığa kapılmak mümkün mü? Puolankalılar İçin mümkün. Hem de Öyle mümkün ki bu duyguyu kurumsal- laştırıp 2000'li yılların ortasında dünyadaki ilk karamsarlar olu- şumunu hayata geçirmişler: Puolanka Karamsarlar Cemiyeti. Bu parçanın anlatımında aşağıda verilenlerden hangisi A) Somutlaştırma C) Alıntılama B) Karşılaştırma D) Sessel yinelemeler A) B) C) D) E) Sayıp dökmelere yer verildiği Anlatılanların bir Olay örgüsü hâlinde aktarıldığı Söyleşmeye bağlı anlatımdan yararlanıldığı Kişisel izlenimlere yer verildiği Gerekçe bildiren yargılarla akışın sağlandığı Geleceğe Dört Işık yarışmasında çevre dalında Ödül kaza- nan Likya Yolu Projesi, İngiltere doğumlu Kate Clow•un Özgün çalışmasının ürünü olarak ortaya çıktı. Muğla - Fethiye ile Antalya - Geyikbayırı arasında Grand Randonne İşaret şişte- miyle kırmızı - beyaz boyalar kullanılarak belirlenen Likya Yolu, dünyanın en gözde dağ yürüyüşü rotaları arasında yer alıyor günümüzde. Adının da çağrıştırdığı gibi antik Likya ülkesinin tarihî ve doğal güzellikleriyle bezenmiş Olan rota, eski göç yol- lan üzerinden geçiyor. Fethiye ilçesinin Ovacık Mahallesi'nden başlayan patika, Akdeniz'in koylarından yüzlerce metre yük- şeklere tırmanıp konuklarını gizemli Likya kentlerinde ağırla- yarak Antalya'ya 15 kilometre uzaklıktaki Geyikbayırı'nda sona eriyor. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi E) Yineleme "Deniz günde İki kez uçsuz bucaksız bir ülkenin üzerine büyük bir hızla dökülür, Öyle ki yerin karaya mı yoksa denize mi ait olduğundan şüphe edilir. Hiç dağı olmayan bu ülkede, kendi kurdukları yüksek damlarda acınacak durumda Olan bir halk yaşar. Halk bu tepeleri, bildikleri en yüksek şu seviyesinin üş- tündeki bir yükseklikte kurmuştur." Birinci yüzyılda yaşayan Romalı yazar Gaiuş Pliniuş Secunduş Maiodun bu izlenimleri, Hollanda'nın kuzeyindeki Frizya bölgesinde 0 dönemin yer- leşimlerini anlatıyor. Plinius, halkın suyla iç içe yaşamasına anlam veremiyordu ama topraklar 0 kadar verimliydi ki deniz tehdit oluştursa bile bu coğrafyadan vazgeçmiyorlardı. Hollan- dalılar, bir sulak alanı karaya dönüştürmek istediklerinde önce etrafına şetler, kendi dillerinde "dük" İnşa etmek zorundaydılar. Ardından da şıra alandaki şuyu yel değirmenleriyle, daha son- raki dönemlerde ise pompalarla dışarıya aktarmaya geliyordu. Bu drenajı kalıcı hâle getirmek İçin yeni kazanılan alan boyun- ca "sloot", yani şu kanalları kazdılar. Pompalama İşlemiyle şu seviyesini genellikle karanın yaklaşık 20 - 80 santimetre altın- da sabit tuttular. Bu, yer çekiminin İşini yapması İçin yeterli bir fark yaratıyordu ve yer çekimi İşini yapıyor; yumuşak topraktaki fazla su, hendek içine akıyordu. Bu parçanın anlatımında aşağıda verilerin hangisinden A) Açıklama C) Benzetme B) Karşılaştırma D) Kişileştirme E) Sayısal verilerden yararlanma A) Niteleyici sözcüklerden C) Alıntı yapmadan B) Kişileştirmeden D) Yerel söyleyişlerden E) Örneklendirmeden