Örnek Soruyu Değiştir

ÜNİTE TESTİ 2 İstanbul, hemen her dönemde Türk şiirinin vazgeçilmez tema- larından biri olmuştur. Birçok şairin övgüyle bahsettiği bu şehir, İlhan Berk'in şiirlerine farklı görünümleriyle yansır. İlhan Berk, İstanbul'u sevmekle kalmaz; onu bütün semtleri ve sokakla- rıyla şiire sokar. Tasvir ettiği bu yerleri, ressamlığının etkisiyle Okuyucunun gözünde canlandırmayı başaran şair, tarihî semt- leri en ince ayrıntısına kadar betimler. Onun şiirinde İstanbul; işçileriyle, yoksullarıyla, açlarıyla, hastalarıyla, balıkçılarıyla ve kadınlarıyla vardır. Bu yaklaşım onun toplumcu kişiliğinin yan- sıması olarak şiire girer. Yaşadığı şehre sadık olan şair, onu bütün detayıyla şiirine eksen kılar. Bu parçaya göre sözü edilen sanatçı İçin; I. içerik bakımından benzer konular üzerine yoğunlaşan, II. toplumun beklentileri doğrultusunda şiir yazan, III. farklı disiplindeki hünerini şiirde kullanan nitelemelerinden hangileri yapılabilir? 4. ÜNİTE: PARAGRAFTA YARDIMCI DÜŞÜNCE OF6A009F Tutunamayanlar ile çok basit bir iş yapmak istedim, insanı anlatmayı düşündüm. Kapalı dünyalar içinde yaşayan yazar- [arın bile bu cümleye hemen İsyan edeceğini, "Peki, herkes ne yapıyor?" diye öfkeleneceğini bildiğim hâlde bu basit ger- çeği söylemekten kendimi alamıyorum. Ben, kahramanlarımın iplerini istediği gibi oynatarak insanlardan kuklalar yaratan büyük romancıların yeteneklerinden yoksunum. Roman kah- ramanlarına uygulayacak büyük kuramlarım, onları peşinden koşturacağım büyük ülkülerim yok. Ya da insanlara, Özellikle Tutunamayanlar'a saygım büyük olduğu için acıyorum onlara; böyle büyük büyük meselelerin makale, inceleme, deneme gibi yazı türlerinin konuşu Olduğunu sanıyorum. Bu parçanın yazarı; I. mütevazı, II. açık sözlü, III. çalışkan İfadelerinden hangileriyle nitelendirilebilir? A) Yalnız I Dil veli B) Yalnız II E) II ve III C) yaınız III A) Yalnız I D) II ve III B) Yalnız II E) ı, II ve III İmge, hem psikoloji hem de edebiyat incelemeleri alanına giren bir konudur. Psikolojide "İmge" kelimesi geçmişe ait bir duyum veya algının meydana getirdiği bir yaşantının zihinde canlandı- rılmaşl ve hatırlanması demektir. Bunun mutlaka görsel olması gerekmez. Tat, koku, dokunma, şeş, renk gibi duyulara hitap eden imgelerin yanında, dinamik ve statik olguları canlandıran imgeler de vardır. İmge ya da İmaj fiziksel görüntülerin veya olguların zihinde uyandırdığı İzlenimlerdir. İnşan zihni, fiziksel objelerin görüntülerine maruz kalmadan da imajlar üretebilir. Bu görüntüler; geçmişte kalmış, şimdi hatırlanamayan anılar- darı, rüyalardan, halüsinasyonlardan veya sayıklamalardan izler taşıyor olabilir. Bu parçada İmge İle İlgili olarak; l. İnşan zihnindeki yansımaların sonucu Olduğu, II. psikoloji alanında uzman olanların anlayabileceği, III. duyu organlarına seslenen çeşitlerinin Olduğu, IV. zaman İçindeki farklı şekillere büründüğü yargılarından hangileri Yüzyıllar Önce, Güney Amerika'da İnkalar, giydikleri şanda- letlerin tabanını kauçukla kaplayarak şu geçirmeyen ayakka- bilar, Aztekler ise içi boş kauçuk heykeller yaparlardı. Kristof Kolomb, 15. yüzyılın sonlarına doğru Güney Amerika'ya git- tİğİnde yerlilerin küre şeklinde cisimlerle oyun oynadığını ve bu cisimlerin yerden sektiğini gözlemledi. Yerlilerin bu cisimleri "cau - uchu" ismini verdikleri ağaçlardan elde ettiklerini Öğren- di. Yerliler ağaçtan elde ettikleri malzemeyi sertleştirmek İçin palmiye cevizlerinin dumanında tütsülüyorlardı. Kelimenin kö- kenİ Keçuva dilindeki "kauchuk" sözcüğü Olup "ağlayan ağaç" anlamına gelir. Kolomb, yanında bir miktar kauçuğu Avrupa'ya götürdüyse de o dönem altın ve gümüşe olan ilgiden dolayı kauçuk göz ardı edilmiş. Bu parçada "kauçuk" İle İlgili aşağıdakilerden hangisine B) ive III C) II ve III D) II ve IV E) III ve ıv A) B) C) D) E) Kelime kökeninin ne anlama geldiğine Avrupa'da ilgi görmemesinin nedenine Farklı topluluklar tarafından kullanıldığına Kullanım amaçlarının farklılık gösterdiğine Farklı coğrafyalarda kullanımının yaygınlaştığına