Örnek Soruyu Değiştir

Unite Ameli ve fıkhi mezhepler bu dört kaynağın hangi koşullar- da ne oranda kullanılacağı ko- nusunda ayrılırlar. » Güinümüzde Müslümanların ağırlıkta Olduğu toplumların çoğunda hukuksal konularda ulema hüküm verir fetva çıka- » Mezhepler genellikle kurucu- larl olarak kabul edilen imam- lavın isimleriyle anılırlar. Ameli ve fıkhi yorumlar başlı- ğl altında ele alınacak Olan beş mezhepten ilk dördü Sünni İslam çatısı altında birleşirler. Bu mezhepler, • Hanefilik Şafiilik Hanbelilik'tir Beşinci mezhep ise Şiilik den- diğl zaman akla gelen ve ima- miye diye de bilinen caferilik- HANEFİLİK İmam Ebu Hanife'nin görüşle- Sünni fıkıh ekollerindendir. Kendinden önceki fıkhi görüş ve rivayetleri döneminin İhti- yaç ve koşullarını dikkate ala, rak yeniden değerIendirmiştir. Akla ve içtihada verdiği önemle diğer mezhepler- den ayrılır. (İçtihat, gerekli şartlara sahip bir fıkıh bilgini- nin - fakih - Kur'an ve hadisten hüküm çıkarmak için her türlü inceleme ve irdelemede bulu- nup sonuçta bir görüş ortaya koyması dl r-) Ebu Hanife örfü de delil olarak kabul eder. Hatta yenne göre kıyastan daha üstün görür. Çünkü örf, müslürnanların ka- bul edip ona göre davrandıkla- n bir şeydir. Hanefilik, İslam dünyasında diğer mezheplere Oranla daha çok yayılma imkanı bulmuştur. Bunun başlıca nedeni Abbasi- ler döneminden itibaren res• mi mezhep olması ve devletçe atanan yargıçların tümünün Hanefiler arasından seçilmesi- MALİKİLİK Büyük hadis ve fıkıh bilgini Malik ibn Enes'in görüşlerine dayanır. Sünni fıkıh ekollerindendir. En önemli özelliği diğer mez- heplere göre Medine halkl- mn uygulamalarına daha fazla Önem vermesidir. Hz. Muhammed yaklaşık on yıl Medinede yaşamıştır. Bu dönem içinde Medine halkının dine aykırı örf ve adetlerini ya kaldırmış ya da düzeltmiştir, Öyleyse Medine halkının örfü dinin anlaşılması açısından önceliği olan bir rehberdir, Fıkıhta Kur'an ve sünneti, Me- dinelİlerİn amellerini, fetvala- rını temel almışlardır _ Haram olan kötü bir işe sebep olan şey haramdır görüşünü benimse- mişlerdİr.