5.
6.
Ülkemizde yabancı dillerden alıntı sözleri yaygınlaştırma ve
kullanma sıklığına çanak tutan, öncelikle yazılı ve görsel ba-
sındır. Kentli nüfusa büyük ölçüde hitap eden yazılı basında
bunun yüzlerce örneğini hemen her gün gazetelerimizde gö-
rüyoruz. Kentleşme sürecinde geçen bunca yıla rağmen Türk-
çenin lehine hiçbir değişiklik olmadığı, gazete ve dergilerden
anlaşılıyor. Bu tutuma kolayca bir de kılıf bulunmakta. Efen-
dim, küreselleşmeymiş, tekelleşmeymiş, basın imparatorlukları
artık sınır tanımadan her tarafta hükmünü icra ediyormuş ve
daha niceleri... Çıkar ilişkileri, paranın gücü, daha doğrusu
genel bir deyişle ekonomi; bütün değerlerin, düşüncelerin,
uygulamaların ve öğretilerin önüne geçince bu tür görüntüleri
kabullenmek zorunda kalıyoruz. Bu Türk dilinin aleyhine olan
olumsuzluklardan da en çok etkilenen, kendi öğrencilerimiz
ve geleceğimiz oluyor. Tabii Türkçenin de geleceği...
Bu parçada yakınılan durumla ilgili aşağıdakilerin hangisine
değinilmemiştir?
A) Yabancı sözcüklerin yaygınlaşmasında yazılı ve görsel
basının etkisinin büyük olduğuna
B) Yabancı sözcükleri kullanma ile ilgili birçok bahanenin
öne sürüldüğüne
C) Yabancı sözcüklerin dilimizi esir almaması için halk des-
teğine ihtiyaç duyulduğuna
D) Yabancı sözcüklerin yaygınlaşmasında en büyük zararı
gençlerimizin gördüğüne
E) Ekonomik nedenlerden ötürü yabancı sözcüklerin yaygın-
laşmasının önüne geçilemediğine
Televizyondaki şiddet sıktır, etkilidir ve ödüllendirilir. Gerçekten
acıttığı vurgulanmaz. Kısa sürede sorun çözme şeklidir. Kah-
ramanlar şiddet gösterileri için ödüllendirilir. Uzun dönemde
insanı duyarsızlaştırabilir. Uzun süreli televizyon izleyen, şiddet
görüntülerine maruz kalan yetişkinlerle yapılan bir çalışmada
"dünyanın anlamı sendromu” tespit edilmiştir. Bu yetişkinlerin
gerçek dünya görüşleri şöyle tarif edilmiştir: tehlike, güvensizlik,
toleransın olmadığı, net olmayan, ümitsizlik şeklinde bir dünya.
Kendi dünyalarını TV deyimleri ile görmeye başlamışlardır. Bu
kişilerde çevredekilerin onlara zarar vereceği düşüncesi
yaygınlaşmıştır.
Bu parçadan "televizyondaki şiddet”le ilgili aşağıdakilerden
hangisi çıkarılamaz?
A) İzleyicinin dünyaya ve olaylara bakış açısını etkilediği
B) İnsanlarda içe dönük, kapalı bir kişilik yapısını tetiklediği
C) Yetişkinlerde, çevrelerindeki insanlardan saldırı geleceği
endişesi oluşturduğu
D) İnsanı çevresindeki gelişmelere karşı tepkisiz yapabildiği
E) Problemlerin üstesinden gelmede zararsız bir yolmuş gibi
gösterildiği
TEST 29
7 — 8. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
1268'den günümüze kadar kutlanan Venedik Karnavalı yaklaşık
kırk gün sürüyor. Bu karnaval, özellikle XVII. yüzyılda İtalya'nın
gözde karnavalıydı. Karnavalın başladığı gün Venedik cadde-
leri, meydanları, gösteri salonları ve tiyatroları dünyanın her
yanından akın eden soylularla dolmaktaydı. Maskeler takılır,
ilginç kostümler giyilir ve çeşitli etkinlikler düzenlenirdi. Çocuk-
ların ellerinde geleneksel vurmalı çalgılar, gençlerde ise telli
enstrümanlar; çevreye neşe saçardı. Karnaval, günümüzde
de popülerliliğini koruyor ve hem Avrupa'dan hem dünyanın
her yerinden on binlerce insan geliyor Venedik'e. Karnaval,
geleneksel özelliklerinin yanında her yıl farklı temalarla düzen-
lenip çeşitli biçimlerde yapılıyor artık. Kostümler de buna göre
hazırlanıyor. Çok eskiden halk arasındaki statü farkını belirleyen
maskeler; farklı desenlerle süslenmiş, bir renk cümbüşünü an-
dıran özellikte olup karnavalın olmazsa olmazı.
Aşağıdakilerden hangisi bu parçada söz edilen maskelerin
özelliklerinden değildir?
Z
8.
A)
B)
C)
D)
E)
Karnavalın önemli bir ögesi olması
Geçmişte sınıfsal farklılığı belirlemesi
Her birinin bir anlam taşıması
Farklı renklerle bezenmesi
Değişik biçimlerde yapılması
Bu parçaya göre günümüzde düzenlenen bu karnavalın
öncekilerden farkı aşağıdakilerden hangisidir?
A)
B)
C)
D)
E)
İlginç kostümlerin giyilmesi
Daha fazla katılımcıya ev sahipliği yapması
Çeşitli etkinliklere yer verilmesi
Şehrin pek çok yerinde kutlanması
Farklı temalarla düzenlenmesi
123
3.
5.
C
6.