Üç İstanbul / Mithat Cemal Kuntay
Eserde II. Abdülhamit. İttihat-Terakki (II, Meşrutiyet) ve İşgal
zamanları olmak üzere üç farklı dönemin İstanbul'u anlatılır.
Yetim büyüyen Adnan, hukuk fakültesini bitirmiştir. Edebiyat.
la ilgilenmekte. hasta annesi İle yoksul bir hayat sürmektedir.
Maliye nazırının kızı Süheyla'ya edebiyat. erkânıharp müşirinin
evli kızı Belkıs'a tarih dersleri verir. Bu dersler sırasında, Sü-
heyla Adnan'a. Adnan da Belkıs'a âşık Olur Süheyla İle evlen-
mesi için araya insanlar girse de Adnan bunu kabul etmez. Da-
ha sonra Süheyla'ya acıdığı için bu teklifi kabul eder ancak bu
sefer de Süheyla reddeder. İttihat ve Terakki Cemiyetine men-
sup olduğu için bir süre tutuklu kalan Adnan, Meşrutiyet'in ila-
nından sonra hapisten çıkar. Meşrutiyet'ten sonra İttihatçıların
İleri gelenlerinden Olan Adnan. avukatlığa başlar, İyi paralar ka-
zanız zengin olur, BeWs'Ia evlenir. Mütareke Dönemi'nde işler
tersine dönüp Adnan tüm parasını kaybedince Belkıs, Ad-
nan'dan boşanır. Süheyla. Adnan'a el uzatır. onunla evlenir,
yeniden avukatlığa başlayan Adnan'ın ödemelerinde ona giz-
lice yardımcı olur. Bir süre sonra veremden ölen Adnan'ın not-
lan araşmda Belkıs'ın fotoğrafını gören Süheyla, Adnan'ın Öm-
rü boyunca BelkısMn vazgeçmediğini anlar.
2. TOPLUMCU GERÇEKÇİ HİKÂYE VE ROMAN
—J 1930'Iarda başlayan toplumcu gerçekçi anlayış; bu yıllarda
başlayan köyden kente göç olgusunu, köy yaşamındaki so-
nmları, toprak kavgalarını, ağa-köylü çatışmasını, işçi ve köy-
lü sınıfının problemlerini konu edinmiştir.
—j Bu akım, toplumu sosyal sınıflar arasında gerçekleşen çatış-
ma alanı olarak görür; sınıfsal çatışmalara toplumcu anlayış-
la çözüm yolları önerir.
Sanatçılar, olay ve olguları daha ideolojik bir bakış açısıyla de-
ğerlendirmiş; Okuyucuyu yönlendiren bir üslup kullanmıştır.
Eserlerin dili, konuşma diline yakındır; kahramanlar yöresel
ağızla konuşturuhuştur.
-j 1950'li yıllarda bu çizgide eserveren Köy Enstitüsü çıkışlı ya-
zarlarm çabalarıyla "köy romanı" çığın açılmıştır. Özellikle Mah-
mut Makal'ın Bizim Köy adlı eserinin yayımlanması: köye, köy
hayatına ilgiyi daha da artırmıştır. Bu ilgi, 1980'Ierden sonra
giderek azalmıştır.
TEMSİLCİLERİ
Sadri Ertem, Sabahattin Ali, Talip Apaydın, Orhan Kemal,
Yaşar Kemal, Kemal Tahir, Fakir Baykurt, Samim Kocagöz,
Abbas Sayar, Rıfat Ilgaz, Necati Cumalı, Aziz Nesin, Muzaffer
İzgü, Mahmut Makal, Orhan Hançerlioğlu, Faik Baysal, Orhan
Duru, Kemal Bilbaşar, Tarık Dursun K., Dursun Akçam...
SADRİ ERTEM (1898 - 1943)
Konularını köylünün, işçinin, orta sınıfın ha.
yat ve sıkıntılarından alan sanatçı, toplumcu
gerçekçi ilk yazarlardandır.
Romanı, düşüncelerini halka aktarmada bir
araç olarak gören sanatçının estetik ve üs-
lup endişesi İkinci plandadır,
En bilinen eseri Çıkrıklar Durunca'da, Avrupa ürünleriyle re-
kabet etmekte sıkıntı yaşayan yerli dokuma tezgâhlarının ka-
panmaya başlaması ele alınmıştır.
ESERLERİ
Roman: Çıkrıklar Durunca, Bir Vatmış Bir Yokmuş.
Hikâye: Silindir Şapka Giyen Köylü, Bacayı İndir Bacayı Kaldır,
Bay Virgül...
SABAHATTİN ALİ (1907 - 1948)
Edebiyata şiirle başlamış, Aziz Nesin'le
Markopaşa adlı mizah dergisini çıkarmıştır,
Toplumcu gerçekçi akımın en önemli isim-
lerinden Olan sanatçı, hikâye ve roman tür.
lerinde başarılı eserler kaleme almıştır.
Konularım Anadolu'nun köy ve kasaba hayatından seçtiği
eserlerini gerçekçilik akımı çerçevesinde biçimlendirmiştir.
Dağlar ve Rüzgâr adını taşıyan ilk şiiri, halk şiiri geleneğiyle
kaleme alınmıştır. Leylim Ley, Hapishane Şarkısı başta olmak
üzere birçok şiiri bestelenmiştir,
ESERLERİ
Roman: Kuyucaklı Yusuf, İçimizdeki Şeytan, Kürk Mantolu
Hikâye: Değirmen, Kağnı, Ses, Yeni Dünya, Sırça Köşk
Şiir: Dağlar ve Rüzgâr, Kurbağaların Serenadı
Tiyatro: Eşirler
157