Örnek Soruyu Değiştir

TYT / Türkçe 33 - 34. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız. Bu sanatçının öykülerindeki dirilik, sözün gücüne olan sınırsız inancından geliyor. Oykülerini çok izlekli, çok katmanlı bir yapıda oluşturuyor. Sözcükleri seçerken, bunları bağdaştırıp cümleleştirirken doğaya dönük, somutlayıcı, şiirsel bir anlatım oluşturuyor. Anlam ve çağrışım yönünden şıkı bir tartımdan, arıtımdan geçiriyor sözcükleri. Bunları dilin çevrimine sokarken kılı kırk yarıyor. Değişmecelere, eğretilemelere, aktarma ve benzetmelere başvuruyor. Görselliğin ağır bastığı, etkileyici, yüreklerde titreşimler aratan bir dille biçimlendiriyor. ykülerde okuru soluk soluğa bırakan bir "Olay Örgüsü”nden de söz edilemez elbette. Ancak günlük yaşam şahneleriyle beslenen, düşlemsel ögelerin az da olsa yer aldığı öykülerinde ileriye doğru tutulmuş bir ışık mutlaka bulunuyor. Bazen kamerasını insanın iç dünyasına doğrultuyor; kıskançlık, çatışma, öfke, özlem, yaşlılık gibi durumları anlatıyor; bunlara yaşanmışlık ya da yaşanabilirlik tadı katan neden-sonuç İlintili İlginç olgular, durumlar, ortamlar tasarlayarak, Kısacası sıradanlığın, dümdüzlüğün sınırlarını aşan buluşlarla gerçekleştiriyor bunu. 33. Bu parçada altı çizili sözlerden hareketle yazarla İlgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez? A) Geleceği aydınlattığı B) Anlamca yoğun eşerler yazdığı C) Toplumdan kopuk olmadığı D) İlgi çekici konuları işlediği E) Okurların duygularına seslendiği 13 Deneme - 1 34. Bu parçadan sözü edilen yazarın öyküleriyle ilgili olarak I. Düşsel ögeler içermektedir. II. Açık ve özlü bir anlatımla oluşturulmuştur. III. Bilinçli ve titiz bir çalışmanın ürünüdür. IV. Okuyana yaşamı sevdirmektedir. yargılarından hangilerine ulaşılabilir? B) ive III c) II veııı E) III ve ıv 35. (I) Günlük hayatta kullandığımız dil, alışılmış belli başlı anlam yükleriyle dolu kelimelerden ve bu kelimelerin alışılmış söz dizimi kalplarından Oluşur. (I) Ancak yoğun duygu ve coşkular her zaman günlük dildeki kelimelerle ifade edilmez. (III) Çünkü günlük dilde sözcükler ve ifade kalıpları, çok kullanılmalarından dolayı yıpranır ve canlılıklarını yitirir. (IV) Bu bakımdan edebî eserlerde kullanılan dil, günlük dil kullanımlarından farklılık gösterir. (V) Dolayısıyla edebî metinleri anlamak ve yorumlamak da bu metinlerde kullanılan dili anlamakla mümkündür. Bu parçadaki numaralanmış yerlerden hangisine "Sanatçının güçlü bir anlatıma ulaşmak için kelimeyi yeniden canlandırması, ona günlük dildekinden farklı anlamlar yüklemesi gerekir.” cümlesinin getirilmesi uygun olur? C) III Diğer sayfaya geçiniz.