Örnek Soruyu Değiştir

TYT / TÜRKÇE PARAGRAF DENEME - 15 HIZ YAYINLARI 6. 7. 20. yüzyılın başlarında İspanyol gribi patlak verdi. Hastalığın ilk nerede ve tam olarak ne zaman ortaya çıktığı bilinmiyor. Ancak 1918'de Birinci Dünya Savaşı cephelerinde başladığı ve 1920 sonuna kadar etkisini sürdürdüğü biliniyor. Savaşa katılan dev- [etler hasta ve kayıp sayısını bildirmediği için hastalıkla ilgili ilk haberler savaşa katılmayan İspanya'da yayımlandı ve hastalı- ğın adı İspanyol gribi olarak anılmaya başlandı. Bu grip virüsü dünya nüfusunun neredeyse dörtte birine bulaştı ve yaklaşık 50 milyon insanın hayatını kaybetmesine yol açtı. Bunda özellikle savaş koşullarının etkili olduğu düşünülüyor. Çünkü savaş hem virüsün yayılmasına hem de ekonomik, fiziksel dayanıklılık ve hijyen koşulları olarak insanların virüse hazırlıksız yakalanma- sına yol açtı. Sonuçta İspanyol gribi dünya tarihinin en ölümcül salgını oldu. Bu parçada İspanyol gribi İle İlgili olarak; I. Savaşa katılmayan İspanya, yaklaşık iki yıl süren salgından en büyük zararı gören ülke olmuştur. II. Gribin savaş yıllarında ortaya çıkması daha hızlı yayılmasına sebep olmuştur. III. Dünya nüfusunun dörtte birine bulaşan ve yaklaşık 50 milyon insanın ölmesine yol açan grip salgını ilk olarak İspanya'da patlak vermiştir. yargılanndan hangileri söylenebilir? A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III E) II ve III Ülkemizde Türkçe ile ilgili tek resmî kurum Türk Dil Kurumudur. Yazım kılavuzları, sözlükler, dil bilgisi kitapları hazırlama görevi yasa ile Türk Dil Kurumuna verilmiştir. Ancak bu işi yapan bir kurum var, diyerek herkesin bir kenara çekilmesi, Türkçenin kat- [edilmesine seyirci kalması mümkün değildir. Türkçe hepimizin en kutsal varlığıdır. Türkçe bizim kimliğimizdir, adımızdır, soya- dımızdır, türkümüzdür, şarkımızdır, sevgimizdir. Şairin dediği gibi Türkçe, ses bayrağımızdır. Bayrağımızı koruduğumuz gibi dili- mizi de korumalıyız. Biz bu dilimizi atalarımızdan miras aldığımız kadar, gelecek kuşaklardan da ödünç aldık. Ele ele verelim, dili- mize sahip çıkalım. Gelecek kuşaklara Türk'e yakışır bir Türkçe bırakalım. Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangi- sidir? A) Türk Dil Kurumunun görevini eksiksiz yaptığı B) Türkçeye sahip çıkmanın belli bir kurumla veya kişiyle sınır- landınlmaması gerektiği C) Türkçenin giderek yozlaştığı ve bunun durdurulması gerektiği D) Türk Dil Kurumunun halka yeterince bilinç aşılayamadığı E) Türkçenin katledilmesine seyirci kalmanın Türkçenin mirası- na saygısızlık olduğu (Û /hizyayinlari @/hizyayinlari 8. 9. 4 Şiir kelime ve imgelerle yapılır. Müzik, nota dediğimiz seslerin kayıt altına alınışına muhtaçtır. Aslında harf de seslerin çizil- mesidir. Bir musiki ürünü ile kulağımız aracılığı ile karşı karşıya gelirken deyim yerinde ise senfonik bir heyecan duyarız. Söz oraya varıyor, kalbimizle de dinleriz o besteyi. Şiir de göz ve zekânın yollarından geçerek kalbe ulaşmasın mı? Yürek bir şiiri emer âdeta. Sevdiğimiz şiirler kendiliğinden içimize yazılır. Bu parçada yazar, aşağıdakilerden hangisini vurgulamakta- A) Yüreğimize seslenen her sanat başarılı Olur. B) Müzik duygularımıza tercüman olur. C) Şiirde sözcükler imge hâline gelerek kalbe doğru yol alır. D) Şiirin verdiği duygu çeşitli yollar izleyerek yüreğe yerleşir ve orada kalıcı olur. E) Gözümüze ve aklımıza seslenmeyen şiirlerin etkili olması im- kânsızdır. 20. yüzyılın önemli salgınlarından biri HIV virüsünün yol açtığı AIDS'tir. HIV; kan, cinsel sıvılar ve anneden bebeğine plasen- ta ya da süt yoluyla bulaşabilir. Virüs bulaşan kimseler erken dönemde bunun farkına varamayabilir. AIDS, hastalığın son dö- nemidir ve bu aşamada vücut savunma sistemini kaybederek başka hastalıklara karşı korumasız kalır. Diğer bir deyişle, HIV dolaylı yoldan insanların ölümüne yol açar. ilk klinik vakanın ka- yıtlara geçtiği 1981 'den günümüze yaklaşık 35 milyon insan HIV nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Bu parçada HIV virüsü İle İlgili olarak aşağıdakilerden han- gişİne değinilmiştir? A) Bir insana bulaşıp bulaşmadığı klinik testler sayesinde ancak hastalığın son evresinde anlaşılmaktadır. B) HIV 20. yüzyılda 35 milyon insanın ölümüne yol açan AIDS hastalığının kaynağıdır. C) İnsandan insana bulaşması için herhangi bir temasın olması yeterlidir. D) Vücudun savunma sistemini çökerterek insanları hastalıklara karşı savunmasız bırakmakta ve insanların ölmelerine sebep olmaktadır. E) Cinsel yollarla bulaşma riski, kan ve anne sütü yoluyla bulaş- ma riskine oranla daha fazladır. Diğer sayfaya geçiniz.