TYT / TÜRKÇE
PARAGRAF DENEME - 29
HIZ
YAYINLARI
17. Yıllarca birçok kez yazdım: Çağdaş edebiyatımızda şair, romancı,
öykücü kimi yazarlarımıza artık ulaşılamıyor. Günün okuyucuları,
çok sayıda yazarın ne ismini duymuş ne de bir yerde kitaplarına
rastlamış. Çünkü yayın dünyası bu yazarların eserlerini yeniden
okurla buluşturmuyor. Yayınevlerinin o yazarların varisleriyle ya-
şadıkları telif anlaşmazlıkları bu durumda bir parça etkili. Ama
yayınevlerinin de bir zamanlar "Satmaz artık, güncel değil, dili
eski." dedikleri "Eylül" gibi romanları telif ödeyince basmaları
da olaya bakış açılarının yanlışlığını göstermiyor mu? Onların
da bekledikleri bir şeyler var elbette... ilhan Tarusları, Mehmet
Seydaları, Ömer Bedrettinleri yeniden okurla buluşturmaları ne
yazık ki ancak bu kitapları bastıklarında kimseye para ödeme-
meleriyle mümkün.
Bu parçada anlatılanlardan hareketle aşağıdaki yargılardan
hangisine varılamaz?
A) Yayınevleri basacakları kitaplardan elde edecekleri kârı dü-
şünmektedir.
B) Günümüz okurları ne yazık ki bazı kıymetli yazarlara hiç ilgi
göstermemektedir.
C) Bazı yazarlarımızın günün okurlarıyla buluşamaması yıllardır
süren bir sorundur.
D) Yayınevleri basmak istemedikleri eserler için kendilerince
bazı gerekçeler ileri sürmektedir.
E) ilhan Tarus, Mehmet Seyda gibi bazı yazarlarımızın eserlerine
okurlar ulaşamamaktadır.
18. Mükemmeliyetçidir Yahya Kemal ve klasik edebiyatımızdan vaz-
geçemediği için de -tabirimi mazur görün- biraz eski kafalıdır.
Aruz ölçüsünü kullanır ama şu an bile pek çok kişi bunun farkına
varmaz çünkü çok dâhice kullanmıştır. Tek bir harf, tek bir keli-
me, tek bir dize bile gereksiz değildir Yahya Kemal'in şiirlerinde.
Bu bakımdan Yahya Kemal şiiri herkes tarafından anlaşılamaz,
çok zordur yazılması gibi anlaşılması da. İstanbul'a hayrandır
o ve İstanbul'u en iyi anlatan şairdir. Bu nedenle İstanbul âşığı
herkesin en beğendiği şairdir.
Bu parçada Yahya Kemal ile ilgili olarak aşağıdakilerin han-
gisine değinilmemiştir?
A) Aruz ölçüsünü ustalıkla kullanan bir şair olduğuna
B) Kusursuz şiir yazmayı prensip hâline getirdiğine
C) Eski edebiyata bağlı bir şair olduğuna
D) Bazı hayranlarının onun gibi İstanbul âşığı olduğuna
E) Klasik edebiyat bilgisi olmadan şiirlerinin anlaşılamayacağına
(Û /hizyayinlari @/hizyayinlari
19 ve 20. sorulan aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Kayıp hikâyelerin bazıları yazarı için bir şans sayılabilecek türdendir.
1922 yılının sonlarında, Paris'te bir tren istasyonunda olanlar şöy-
ledir: Bir genç kadın kompartımana bavulunu yerleştirip koltuğuna
oturuyor, birkaç dakika sonra susadığını hissediyor. Bir şişe su al-
mak için yerinden kalkıyor. Döndüğünde çantanın çalındığını fark
ediyor. Kadın, Amerikalı yazar Ernest Hemingway'in ilk eşi Hadley
Richardson. Kayıp çantanın içindeyse Hemingway'in bütün yazı
emeği var. O toplamdan sadece iki öykü, birer kopyası dergilere
gönderildiği için kurtuluyor. Geri kalanlar kayıplara karışıyor. Hemin-
gway'in gazetelere ilan vermesi işe yaramıyor. Dostlarını avutmak
için "Üzülmeyin, zaten yeni şeyler yazacaktım." diyen Hemingway
bunun aslında doğru olduğunu, acemilik yapıtları kaybolduğu için
talihli sayılabileceğini zamanla fark etmiş. O bavulun içindekilerle
sonradan yazdıkları arasında ne büyük bir uçurum olduğunu birçok
yerde çekinmeden de itiraf etmiş.
19. Bu parçaya göre Hemingway'in şanslı sayılmasının nedeni
aşağıdakilerden hangisidir?
A) İlerleyen yıllarda yeni öyküler yazabilecek imkânlar bulabil-
meşi
B) Kendisine yeni bir şeyler yazma ilhamı verecek iyi iki öykünün
çalınan bavulda olmaması
C) Yeni öyküler yazabilecek bir kabiliyete sahip olması
D) Kaybolan hikâyelerinin zaten yeterince başarılı sayılamaya-
cak olması
E) Öykülerini çeşitli dergilerde yayımlatabilmesi
20. Bu parçada Hemingway ile ilgili olarak aşağıdakilerden
hangisine değinilmemiştir?
A) Acemilik yıllarına ait iki öyküsünün günümüze kadar ulaşabil-
meşini birer kopyasını dergilere göndermesine borçlu oldu-
ğuna
B) Yazdığı birçok öykünün İçinde bulunduğu bavulunun Pa-
ris'teki tren istasyonunda çalındığına
C) Kendi eserlerine karşı en ağır eleştiriyi yine kendisinin yaptı-
ğına
D) 1922'den sonraki yapıtlarının öncekilere göre daha nitelikli
olduğuna
E) Acemilik eserlerinin kaybolması nedeniyle kendini bir parça
şanslı hissettiğine
7
Diğer sayfaya geçiniz.