Örnek Soruyu Değiştir

TYT / TÜRKÇE PARAGRAF DENEME - 10 HIZ YAYINLARI 2. Ünlü bir eleştirmenimiz geçenlerde yayımlanan bir yazım için "Sadece bir roman için yazılmış inceleme." demiş. Oysa eleş- tirmenimiz yazımı okusa bir romanla yetinmediğimi anlayacaktır. Anlaşılan okumadan bir şeyler karalamış. Ben ona anlatayım: Yazım başlığından içeriğine, dipnotlarına kadar birçok eserin in- celenmesinden oluşmuştur. Yirmi kadar dipnotun sadece üçü o romanla ilgili iken diğer notlar farklı eserlerle ilgilidir. Yazımda yer alan paragrafların sadece yüzde yirmisi bahsedilen romana ayrılmışken diğer paragraflarda yazarın hikâye ve denemeleri in- celenmiştir. Tüm bunlar eleştirmenimizi ikna etmediyse aynı yazı için kendisinin altı ay önce bir edebiyat dergisinde söylediği şu sözlere baksın: "içeriğinin geniş tutulması yazıyı araştırmacılar için değerli hâle getirmiş. " Bu parçanın anlatımıyla İlgili aşağıdakilerden hangisi şöy- lenemez? A) Sayısal verilerden yararlanılmıştır B) Tanımlamaya yer verilmiştir. C) Kanıtlayıcı anlatım özellikleri görülmektedir. D) Tartışmacı bir üslup tercih edilmiştir. E) Alıntı yapılarak düşünceler desteklenmiştir. Aşağıdaki parçaların hangisinde diğerlerinden farklı bir an- latım türü ağır basmaktadır? A) Bir parça toprak ve içine ancak bir yazı masası, bir sandalye ve eski bir kitaplığın sığdığı bir kulübe... Köşesi kıvrık, toplu iğnelerle tutturulmuş tomar tomar kâğıtlar. Düzenle üst üste yığılmış bir sürü boş kâğıt... B) Beton otoyolun iki yanını da karmaşık, kırık, kuru otlar bürü- müştü. Köpeklerin sırtlarına yapışan, atların topuklarına ba- tan çalılar kaplamıştı her yanı. Güneş, her şeyin tepesinde yükselmiş ortalığı kasıp kavuruyordu. C) Karşıda söğüt ağacından yapılmış kazıklara çakılmış iki sıra tel yükseliyordu. Kazıklar kötü kesilmiş, eğri büğrü görünü- yordu. Teller paslı çengellerle kazıklara tutturulmuştu. D) Karanlık iyice bastırmış, kadifemsi gökte küçük noktalar ha- [inde parlak yıldızlar belirmişti. Dondurucu bir soğuk kapla- mıştı her yeri. E) Kızgın toprağın üstünde İlerliyor, saatler geçiyordu. Adımla- rını hızlandırıp öndeki kafileye yetişti, tanıdık birini arayıp ne yapacaklarına ilişkin karar verip vermediklerini sordu. (Û /hizyayinlari @/hizyayinlari 3. 4. 3 (I) İnsanların dili; toplumsal, siyasal ya da etnik grubuna, eğitim durumuna, içinde bulunduğu iletişim ortamına, yaşına ve cinsi- yetine göre değişiklik gösterir. (II) Her iki cins de evde, okulda ya da işte farklı deneyimler yaşar, farklı sorumluluklar yükle- nir, farklı etkinliklere katılır. (III) Yaşadıkları tecrübeler en başta ailede olmak üzere farklılıklar gösterir; bir ailede ya da toplum- da kadın olmakla erkek olmak birbirinden çok farklı şeylerdir, bu iki cinse karşı kullanılan dil de bu bariz farklardan biridir. (IV) Kadınlar ve erkekler kendi cinslerine uygun dil davranışla- rını bu toplumsallaşma sürecinde edinirler ama dil kullanımının da cinse bağlı davranışların bir yönünü oluşturduğu gerçektir. (V) Bir dilin yapısı, sözcük dağarcığı ve kullanımıyla bu dili kul- lananlann cinsiyetleri arasında bir bağ olup olmadığı son otuz yıldır üzerinde çalışılan bir konu. (VI) Yapılan araştırmalar özel- likle dil kullanımındaki farklılıkları doğuran sebepler üzerinde yoğunlaşmış durumda. Bu parça İki paragrafa ayrılmak İştense İkinci paragraf han- gi cümleyle başlar? A) II B) III Ayrıca İster deniz ülkesi Olsun İster olmasın bu ülkelerin Şe- hirlerinde her belediyenin kapalı/aqk yüzme havuzu bulunur. . Bizde ise yüzme öğrenmek isteyen bir vatandaşın bedava hizmet alacağı hiçbir kurum yoktur. III. Uygar ülkelerde çocuklar beden eğitimi derslerinde kapalı ya da açık yüzme havuzlarında yüzme öğrenirler. IV. Okullarda beden eğitimi derslerinde amuda kalkma ve güvercin takla öğretilir ama yüzme sporu teorik olarak dahi öğretilmez. Bu havuzlarda sivil toplum örgütleri her yaştan çocuğa V. bedava yüzme dersi verir. Yukarıdaki numaralanmış cürnleler anlamlı bir bütün olacak biçimde sıralandığında baştan üçüncü cümle hangisi Olur? C) III D) ıv Diğer sayfaya geçiniz.