TYT / TÜRKÇE
PARAGRAF DENEME - 25
HIZ
YAYINLARI
17. Tarık Buğra'nın romanları 1948-1996 yılları arasında kaleme
alınmıştır. Yazar, sadece yaşadığı çağı anlatmamış; bizzat tanığı
olmadığı dönemleri de romanlarında konu etmiştir. Bu dönem-
leri konu edinirken yazarın okuduğu kaynaklardan ve Küllük
Kahvesi'nde önemli yazar ve sanatçılarla geçirdiği zamanlardan
beslendiği yargısına varılabilir. Millet ve memleket âşığı olarak
niteleyebileceğimiz yazar, romanlarında toplumsal sorunlara
özellikle eğilmektedir. Bireysel sorunlar, toplumsallığın özüne
işlenmiştir. Buğra'nın her romanında geniş kitlelerin sorunları ve
çatışmaları vardır. Bu çatışmalar arasında aşk olgusu da kendi-
ne yer bulur.
Bu parçadan Tank Buğra İle İlgili olarak aşağıdakilerden
hangisine
A) Romanlarında özellikle toplumsal konuları ele almayı tercih
etmiştir.
B) Ülkesini ve insanını çok sevdiği için birçok yapıtında tarihî
konuları işlemiştir.
C) Romanlarında kitlelerin çatışmalarına Ve sorunlarına yer ver-
miştir.
D) Yazarların buluşma mekânı olan Küllük Kahvesi'ndeki soh-
betlerden beslenerek roman yazmıştır.
E) Romanlarında bireysellik ile toplumsallığı harmanlamayı ba-
şarmıştır.
Eleştirmenler için yeniden okumak bir zevk değil, uğraştır: Ja-
18.
mes Wood, Virginia Woolf'un Deniz Feneri romanını her yıl bir
kez okurmuş. Harold Bloom'un Shakespeare'i nasıl döne döne
okuduğunu biliyoruz. Bloom, yeniden okumayı bir tekrar değil,
çözümleme eylemi olarak görüyordu. Kimi eleştirmenlere gö-
reyse yeniden okumak bir metnin dayanıklılığını sınamak için
şaşmaz ölçüttür. Fethi Naci, en beğendiği Türkçe roman olan
Huzur'u şu payeyle anardı: "İki kere okuduğum tek Türk roma-
Bu parçadan hareketle aşağıdaki yargıların hangisine varı-
lamaz?
A) Bir yapıtın farklı zamanlarda yeniden okunması farklı anlam-
ların çıkarılmasına olanak sağlar.
B) Eleştirmenlerin görevi, aynı yapıtları belli aralıklarla tekrar
okumaktır.
C) Bir eserin kalıcılığı yakalaması tekrar tekrar okunduğunda
aynı etkiyi bırakmasına bağlıdır.
D) Eleştirmenlerin bir eseri tekraren okuması, o yapıtın değerin-
den ziyade mesleki bir uğraşıdır.
E) Bazı eleştirmenler, edebî eserin birden fazla okunabilmesini
yapıtın niteliğiyle ilişkilendirmiştir.
(Û /hizyayinlari @/hizyayinlari
7
19 ve 20. sorulan aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Okumak yalnızlık gerektirir. Günümüz insanı kitap okumaktan ka-
çıyor yani yalnızlıktan kaçıyor. Neden yalnız kalmaktan kaçıyoruz
peki? Çünkü kendimizle baş başa kaldığımızda aslında çekilmez
olan hayatımızı sorgulayacak, çarpık düşüncelerimizle yüzleşeceğiz.
Bunun yerine kendimizi sosyal medya aracılığıyla sanal ve yapay bir
âleme atıveriyoruz. Gerçeklikten kopuk bu âlemde rol yapmaya de-
vam ediyoruz. Yalnızlıktan koşar adım uzaklaşıyoruz. Çünkü yalnızlık
da okumak gibi devrimcidir, yıkar ve yeni baştan yaratır.
19. Parçaya göre İnşanın yalnızlıktan kaçmasının sebepleri ara-
sında aşağıdakilerden hangisi gösterilemez?
A) Her şeye yeni baştan başlamak istememesi
B) Gerçeklerle yüzleşme cesaretini gösterememesi
C) Değişimin getireceği riskleri göze alamaması
D) Yaşamındaki boşluğu sorgulamaktan korkması
E) Yaşamın biçtiği rollerden hoşlanmaması
20. Bu parçada aşıl anlatılmak İstenen aşağıdakilerden hangi-
sidir?
A) Hayatında devrim yapmak isteyenler önce okumaya sonra
da yalnızlığa alışmalıdır.
B) Hayatını sorgulamayan, yeni başlangıçlar için hayal kurma-
yan insanlar mutlu bir yaşam süremez.
C) Yalnızlığı göze alabilen insanlar kendini tanıma imkânı bulur
ve yaşamını değiştirme cesareti gösterebilir.
D) Sanal hayat kişiye geçici bir mutluluk verir, gerçek hayat İse
kişiye sadece acıyı tattırır
E) Yalnızlıktan kaçan insanlar aslında kendisinden de adım adım
uzaklaşır ve bir çıkmazın içinde hapsolur.
Diğer sayfaya geçiniz.