TYT / TÜRKÇE
PARAGRAF DENEME - 15
HIZ
YAYINLARI
14. Şair de her insan gibi büyür, böylece büyü de bozulur. Çocuk-
luğun büyüsü. Yaşlılıkta çocukluk dönemi; nesneler, kokular,
tatlar, mevsimler yoluyla, anımsayışla ve istenç dışı olarak yeni-
den canlanır gözünde. Şair çoğu zaman çocukluğu bir düş-ülke
olarak algılar, algılatır. Tabii bir yanılgıdır bu. Ama tatlı bir yanıl-
gı. Hayat ilerledikçe şairin yaşantı içeriği ile bilinç içeriği değişir.
Sorumluluklar ve bu sorumlulukların getirdiği çözümsüzlükler
artar. Şairin belleği de karmaşık, derin, girift bir hâl alır.
Bu parçada şairler İle İlgili olarak hangisine
A) Belli bir yaşa geldiklerinde yaşamın realitesi ile hayallerinin
çatıştığına
B) Çocukluklarına her zaman özlem duyduklarına
C) Sorumluluklarının yarattığı çözümsüzlüğün hafızalarını olum-
suz etkilediğine
D) Çocukluğu hayalî bir ülke olarak algılamaları ve algılatmaları-
nın bir hata olduğuna
E) Yaşlılıkta yaşadıkları her olayın onlara çocukluklarını hatırlat-
tığına
15. Cahit Konak'ın şiir serüvenine, şiir dünyasına girdiğimizde
karşımıza çıkan ilk tema, gündelik hayatın tasviri ve bunun
karşısında sonsuzluğu, ebedî olanı yakalama arzusudur. Şair,
imgelerini gündelik hayatın akıp giden olaylarından ve olgula-
rından seçip çıkarmakta ve bunların âdeta anlamsızlığını değil
ama gelip geçiciliğini, sıradanlığını vurgulamaya çalışmaktadır.
Ayakları yere basan, insanın en derinden arzuladığı o sonsuz-
luğa ulaşmasını sağlayacak olan unsurların bu geçici hayattan
devşirilemeyeceğini ima eder gibidir. Şaire göre gündelik hayat,
sonsuzluğa ulaşmamızda gerektiği kadar sağlam ve sırtımızı
dayayabileceğimiz bir temel sunmamaktadır. Hatta değişmeye
açık olan bu dünya, sonsuzluğu yakalama çabamızda karşımız-
da aşılması gereken bir engel olarak durmaktadır.
Bu parçadan hareketle Cahit Kaytak ile ilgili olarak aşağıda-
kilerden hangisine
A) Bu dünyayı sonsuzluğa ulaşmak için engel olarak gördüğüne
B) Günlük yaşamdaki birçok Olay ve Olguyu şiirlerinin konuşu
yaptığına
C) Şiirlerinin temasını soyut kavramlar üzerinden seçtiğine
D) Şiirlerinde bu dünyanın gelip geçiciliğine değindiğine
E) Ayakları yere sağlam basan şiirler yazdığına
(Û /hizyayinlari @/hizyayinlari
6
16. Muhabir:
Şair:
— Bizde söz önemlidir, şiirsel söz özellikle... Sıradan insanın
yaşamında önemli bir yeri vardır. Büyük şairler yaratmış Türk
halk geleneği. İnsanımız şiirle anlatmış duygu dünyasını. Ano-
nim ürünlerimizin çokluğu da gösteriyor bunu.
Muhabir:
Şair:
— Bugün tüketim ahlakının belirlediği bir dünyada yaşıyoruz.
İnsanlar derinliğe ihtiyaç duymadan tüketerek yaşıyorlar. Şii-
rin yüksek değeri vardı eskiden, şimdi Öyle değil. Şiir, dilin en
yoğunlaşmış hâlidir. Şiir; dilde, duyguda, düşüncede, sezgide,
bilinçaltında derinleşmektir. Bugün bunun ortadan kalkması şii-
rin de hevesini kaçırdı maalesef.
Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakiletden hangisi
şırasıyla getirilmelidir?
A) (l) Halk arasında söylenen basit dizeler de şiir olarak kabul
edilebilir mi?
(II) Şiirin değerini korumak için neler yapılmalıdır?
B) Şiirin edebiyattaki yeri hakkında neler söylenebilir?
(II) Gençlerin şiiri sevmemesinin nedeni nedir sizce?
C) (D Şiirin bizim memlekette ayrı bir yeri var mı?
(II) Günümüzde şiirin bu kadar değer kaybetmesi neyle açık-
[anabilir?
D) (l) Dünyadakine göre bizde şiir daha mı eskiye dayanıyor?
(II) Eski şiir anlayışı ile günümüzü kıyaslarsak neler söylene-
bilir?
E) (D Türk halk geleneğinde şiir neden bu kadar önemliydi?
(II) Tüketim toplumu şiire gereken önemi veriyor mu sizce?
Diğer sayfaya geçiniz.