TYT / TÜRKÇE
PARAGRAF DENEME - 19
HIZ
YAYINLARI
14. Raylar üzerine kurulu hayallerimizin taşıtıydı trenler. Uzaktan
görünen dumanıyla, düdüğüyle bekleyişlerin, vedaların, kavuş-
maların simgesiydi. Yolculukları uzun, yorucu ama bir o kadar
da samimiydi. Belki UCUZIUğU cazip geliyordu ilk etapta ama
kompartımanlar arası hikâyeler biriktirdikçe "hazine” bilip sa-
hiplendik o metal yığınını. Adı şimdiki gibi "hızlı" değildi. Gayet
yavaştı hatta. Belki de tek kusuru da buydu.
Aşağıdakilerden hangisi bu parçada trenlerle İlgili söylenen
olumlu Özelliklerden g...2ğ—
İldir?
A) Çok ilginç hikâyeler ortaya çıkaran yolculuklara imkân ver-
mesi
15.
B) Ucuz biletlerle seyahat edebilmeye olanak sağlaması
C) Sunduğu samimi ortam sayesinde uzun yolculukların güzel
geçmesi
D) Güvenlik nedeniyle yavaş gitmesi
E) Hayal kurmaya elverişli ortamlar sağlaması
İnsanları ve eşyaları verimli bir şekilde taşmak imparatorluk-
lardan tutun da modern toplumlara kadar tüm toplumların
ekonomik sistemlerinin çalışması için önemli olmuştur. Sanayi
Devrimi'nden önce taşımacılık sektörü, genellikle hayvan gü-
Cüne ve denizcilikte de rüzgâr gücüne bağlıydı. Doğal olarak
taşıma kapasiteleri ve hızları hayli sınırlıydı. 18.yüzyılın sonları-
na doğru Avrupa'da kanal sistemlerinin oluşturulmasıyla daha
çok inşan ve daha fazla yük taşınmaya başladı. Bu da ticaretin
inanılmaz derecede artmasını sağladı. Sanayi Devrimi'nde raylı
sistemlerin ve buharlı makinelerin yaygınlaşmasıyla taşımacılık
apayrı boyutlara taşındı.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşıla-
maz?
A) Sanayi Devrimi'nden önce daha az yük, daha uzun bir zaman
diliminde taşınmaktaydı.
B) Taşımacılık, 18. yüzyıldan sonra hızla daha işlevsel bir hâle
gelmiştir.
C) Geçmişten günümüze ekonomik faaliyetlerin vazgeçilmezi
hep taşımacılık olmuştur.
D) Avrupa'daki ticari faaliyetlerin canlanmasını sağlayan etken
taşımacılıktır.
E) Taşımacılık sektöründeki gelişmeler sanayi devrimine zemin
hazırlamıştır.
(Û /hizyayinlari
@/hizyayinlari
6
16. Muhabir:
Gülten Dayıoğlu:
— Tüm yaşam, doğa, uzay, dağlar denizler, başta inşan olmak
üzere tüm canlılar, düşler, gerçekler. „
Muhabir:
— (II)
Gülten Dayıoğlu:
—Kolay olmuyor açıkçası. Ama kültür altyapım hazır olduğu
için birçok konuyu zihin ve gönül süzgecimden geçirip sentez-
leyerek yeni yeni yaratılar elde ediyorum. Bu sürede bazen,
pek güvendiğim kültür altyapım yetersiz kalabiliyor. O zaman
da uzmanlara danışıyor, yazılı ve görsel kaynakları araştırmaya
yöneliyorum. Rastlantı sonucu konu seçmiyorum kısacası. Araş-
tırarak, soruşturarak, düşünce, duygu süzgeçlerimi kullanarak,
belleğimin kapılarını yumruklayarak romanın planını yapıyorum.
Sonra yazmaya girişiyorum
Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi
sırasıyla getirilmelidir?
A) () Öykülerinizde belli konuları anlatmayı mı tercih ediyorsu-
nuz?
(II) Eserlerinizi kısa sürede mi yazıyorsunuz yoksa süreç ge-
nelde uzar mı?
B) (l) Yazmaya başlamadan önce kendinizi motive etmek için
neler yaparsınız?
(II) Konularınızı gerçek hayattan mı seçiyorsunuz yoksa ha-
yalî bir dünyadan mı çıkıyor tüm bunlar?
C) () Sizi yazmaya özendiren şeyler nedir?
(II) Konu seçimi tesadüfi mi oluyor yoksa yazacaklarınıza bi-
linçli tercihlerle şekillenen bir sürecin sonunda mı karar
veriyorsunuz?
D) (l) Sizce yazmak için bir nedene ihtiyaç var mıdır?
(II) Romanlarınızın kültürel bilgi açısından zengin olmasını na-
sıl sağlıyorsunuz?
E) (l) Hikâyelerinizin verdiği mesaj, okurda istediğiniz etkiyi ya-
ratabiliyor mu?
(II) Bir çırpıda roman yazmak zor olmuyor mu?
Diğer sayfaya geçiniz.