Örnek Soruyu Değiştir

TYT / TÜRKÇE PARAGRAF DENEME - 24 HIZ YAYINLARI 2. 3. "Okumak, bir insanı doldurur; insanlarla konuşmak, hazır- lar; yazmak ise olgunlaştırır." der Francis Bacon. Okumak, konuşmak ve yazmak... Bu süper üçlü, insana özgü ne tatlı ar- mağandır. John M. Langston'un: "Tabağına yiyebileceğin kadar yemek, hayatına sevebileceğin kadar insan al. israfın lüzumu yok." cümlesi de kulağıma hoş geldi. Kimi zaman aklınıza ko- nuyla ilgili manalı bir söz takılır, konunuzla alakasız dahi olsa beğendiğiniz ufacık bilgiyi paylaşmak istersiniz ya şu an işte o duyguyu yaşadım. Bu parçanın anlatımıyla İlgili aşağıdakilerden hangisi şöy- lenemez? A) Deyim kullanılmıştır. B) Tanık göstermeden yararlanılmıştır. C) Öznel cümleler kullanılmıştır. D) Tanımlama yapılmıştır. E) Karşılaştırma vardır. (I) Türk kadını halı ve kilim dokurken onları âdeta mektup, dilekçe, kitap, tuval olarak kullanmıştır. (II) Duygu ve düşüncele- rini halı ve kilimlere işledikleri motiflerle ve renklerle anlatmıştır. (III) Söyleyemediklerini halı ve kilimlerle dile getirmiştir. (IV) El becerilerini, estetik anlayışlarını, sanatlarını, halı ve kilimleri kullanarak yansıtmıştır. (V) Bir halıdaki işlemelere, motiflere ve renklere bakarak o dönemdeki insanların yaşayışları, fikirleri, bakış açıları, inançları hakkında bilgi edinilebilir. (VI) Tüm bun- lar halı ve kilimin Anadolu kültüründeki yeri ve önemi konusunu açıklığa kavuşturmaktadır. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşünce- nin akışını bozmaktadır? B) III (l) FUZUIÎ alışık olduğumuz divan şairlerinden değildir. (II) Genel bir bakış açışı İle divan şairlerinin hemen hemen hepsinin ha- yatı bolluk içinde geçer ama Fuzuli'de bu durum tam tersidir. (III) Bunu da kendi şiirlerinde özelikle Şikâyetname olarak bilinen mektup türündeki eserinde dile getirir. (IV) 16.yüZYlIlr1 başlarında bilimin ve sanatın merkezi olarak görülen Bağdat, Fuzuli İçin ayrı bir önem arz etmekteydi. (V) Fuzuli, sanatın önemsendiği başka ülkelere seyahat etme hayalleri kursa da hayatı boyunca Bağ- dat'tan ayrılamamıştır. (VI) Farsça divanında Hindistan'a gitmek istediğini de açıkça belirtir. (VII) Ayrıca yine Şehzade Beyazıt ile mektuplaşmalarında Anadolu'ya gitme İsteğini de açıklar. Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf nu- maralanmış cümlelerin hangisiyle başlar? B) III 4. 5. Bugün bizim kısa şiirleri uzun şiirlere ya da uzun şiirleri kısa şi- irlere yeğlememizin ne gibi nedenlere dayandığı sorusu kolay kolay çözülemez. Uzun bir şiiri, kısa bir şiir gibi sevmemize hiç- bir engel yoktur. Ama daha ileri gidersek "Uzun şiir nedir, kısa şiir nedir?" sorusunu sormak gerekir. Kaç dizeye kadar kısa şiir olur, kaç dizeyi geçince uzun şiir olarak adlandırılır? ----. Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakiler- den hangisi getirilebilir? A) Bu soruların kesin cevabının şairlere bırakılması gerekir B) Bu soruyu cevaplamadan konuyu aydınlatmak pek mümkün değildir C) Burada kısa şiir ve uzun şiirden ziyade şiirin niteliğine odak- lanmak gerekir D) Soruya yanıt vermeden önce şiire olan bakş açımızı ve şiir anlayışımızı tanımlamamız gerekir E) ister kısa olsun ister uzun olsun, şiiri şiir yapan temelde oku- run beğenisidir III. IV. V. Türkçenin kullanımıyla ilgili olarak yaşanan sorunların başın- da söyleyiş bozuklukları geliyor. Dilimizde karşılığı bulunan sözlerin Türkçesini kullanmak da bu yanlışlardan kurtulmamızı sağlar. Türkçe kökenli sözlerde söyleyiş bozukluğu fazla görül- müyor ama yabancı dillerden aldığımız sözlerde söyleyiş bozukluğuna sık rastlıyoruz. Bu yanlışlardan kurtulmak için kullandığımız sözün doğru söyleyişini bilmemiz gerekir. Dilimizde karşılığı olmayan bu sözleri kullanırken Türkçede kabul görmüş ve yaygınlaşmış şekilleriyle kullanmalıyız: hâkem değil hakem; râkip değil rakip demeliyiz. (Û /hizyayinlari @/hizyayinlari 3 Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün olacak biçimde sıralandığında baştan üçüncü cümle hangisi olur? C) III Diğer sayfaya geçiniz.