Örnek Soruyu Değiştir

TYT / TÜRKÇE PARAGRAF DENEME - 8 HIZ YAYINLARI 17. Nesir yazmanın "Bir tür hamallık!” olduğunu söylerdi Fazıl Hüs- nü Dağlarca. Bu ondaki "şiir söyleme” hacmini daha da arttırmış görünüyor. Şiirde çok yazmak tehlikelidir. Ne var ki Dağlarca; tür, biçim ve tema değiştire değiştire, deneye yanıla ilerlemiş âdeta kendine özgü bir yazma aşkı yaratmıştır. Petrol için "yeryağı” kelimesini türeten, uzayda konuşulacak dilin peşine düşen, çocukları görmezden gelmeyen, yetmedi Cumhuriyet tarihi ve mitlerle yakından ilgilenen Dağlarca, şiirin anlamsızlaşmasına da karşı çıkmıştır. Bu parçadan hareketle Fazıl Hüsnü Dağlarca İle İlgili aşağı- daki yargılardan hangisine varılamaz? A) Başkaları için olumsuz olabilecek bir durum onun için sorun oluşturmamıştır. B) Çok şiir yazmanın tehlikeli olduğunu düşünmesine rağmen şiir noktasında çok yazan bir şairdir. C) Nesirden uzak durması daha fazla şiir yazmasını sağlamıştır. D) Şiiri zaman içerisinde farklı nitelikler taşmış ve şairde bir tut- kuya dönüşmüştür. E) Çok sayıda şiir yazmasında düzyazı hakkındaki fikirlerinin et- kişi olduğu düşünülmektedir. 18. Daha önce verdiğim bir röportajda "Yırtıp attıklarım her zaman basılan denemelerimden fazla olmuştur." demiştim. Sonrasında kimileri bunu yazdıklarımı yayımlamaya cesaret edemediğime yormuş. Oysa bunun cesaretle hiç İlgisi yok. Bakın açıklayayım: Tam yazmaya başlıyorum; yazdığımın içimden değil de dışarı- dan geldiğini, hissetmiş, düşünmüş gibi yaptığımı fark ediyorum ya da yazdıklarımın daha önce bir yerlerde söylenmiş, yazılmış olduğunu sezinliyorum. Bazen de yeni bir Şey söyleyemediğimi, başkalarına benzediğimi hissediyorum. Bunları sezdiğim, hiş- şefliğim anda da tüm yazdıklarımı yırtıp atmak gerekiyor. Aşağıdakilerden hangisi bu sözlerin sahibinin denemelerin- de aradığı özelliklerden biri 19 ve 20. sorulan aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız. Bugünün gençlerine spora dair her şeyden vazgeçişimizi hatta spo- ru aşağıladığımızı açıklamak hiç de kolay olmasa gerek. Ancak şunu belirtmek gerekir ki o tarihlerde spor dalgası İngiltere'den kıtamıza henüz sıçramamıştı. Bir boksörün, rakibini yıktığında binlerce inşa- nın coştuğu stadyumlar yoktu; gazeteler bir maçın destanını sütun sütun yazması için muhabir göndermezdi. Güreşler, boks ve daha niceleri bizim dönemimizde daha çok kenar mahallelerde oturanların ilgilendiği şeylerdi. Bizler tüm bedensel aktiviteleri zaman kaybı ola- rak görürdük. Ben on üç yaşında edebiyata tutulduğumda pateni bir kenara atıp bu iş için babamdan aldığım parayı kitaplar için harca- maya başlamıştım. Bugün hâlâ bisiklet kullanmayı, yüzmeyi bilmem. Spor konusunda on yaşındaki biri benimle yarıştığında galip çıkar. Bana gazetelerin spor sayfaları anlaşılmaz şifreleriyle Çince yazılmış gibi gelir. Ama tüm bunlara rağmen ben de lise yıllarımda başlayan edebiyat ve felsefe tutkumdan hiç pişman olmadım. İnşan kaslarını ihmal ederse bunu yıllar sonra telafi edebilir, düşüncedeki gelişim gücü ise ancak gelişme çağında mümkündür ve yüreğini erken yaş- ta olabildiğince açanlar tüm dünyayı içine sığdırabilir. 19. Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinmemiştir? A) Gazetelerin spor sayfalarının metnin yazarı açısından anlaşıl- maz olduğuna B) Eskiden sporun günümüzdeki gibi geniş kitleleri ardından sü- rüklemediğine C) Genç yaşlarda zihinsel kapasitesini zorlamayanların bunu te- lafi etme şansı olamayacağına D) Sporla ilgilenenlerin kültürel bir birikime sahip olamayacakla- rina E) Gençlik döneminde içinde bulunduğu atmosferin metnin ya- zarının yaşamına ve fikirlerine yön verdiğine 20. Bu parçadaki altı çizili ifade ile, . Sporun daha çok sosyo-ekonomik açıdan geri kalmış inşan- ların ilgilendiği bir alan olması . Bir yetişkin olmasına rağmen kişinin sportif açıdan çok yetersiz olması Spor hakkında yazılmış metinlerin anlaşılamaz olması III. durumlarınından hangilerine gönderme yapılmıştır? A) Orijinallik B) Yaşanmışlık C) Samimilik D) Farklılık E) Etkileyicilik (Û /hizyayinlari @/hizyayinlari A) Yalnız I 7 B) Yalnız II C) Yalnız III E) II ve III Diğer sayfaya geçiniz.