Örnek Soruyu Değiştir

TYT / TÜRKÇE PARAGRAF DENEME - 30 HIZ YAYINLARI 6. 7. Lisede bir konferans verdim. Öğrenciler üzerinde bir etkim oldu mu olmadı mı, kestiremiyorum. Yine de öğretmenlerinin yanın- da, hepsi de ağızlarını açmadan sözlerimi dinlediler. Dedim ki: "Herhangi bir şiiri yazdıktan sonra o şiire bakın, o şiirde birçok gereksiz şey bulursunuz. Her şiirin hiç değilse onda dokuzu atı- labilir. Atmaktan korkmayın; atın, atın! Şiire atmakla ulaşılabilir.” Aşağıdakilerden hangisi bu sözleri söyleyen bir şairin dü- şünceşini destekleyen bir örnek A) Gerçek şiir fazlalıklarından arındırıldığında ortaya çıkar. B) Bir şiirde ne kadar çok ayrıntı varsa o şiir, o denli başarılı olur. C) Bir şiirin yetkinliği, söylemek istediğini doğrudan söyleyip söylememesiyle ölçülür. D) İçinde gereksiz sözler barındıran şiirlerin başarılı olması mümkün değildir. E) Tekrar tekrar okunduğunda birçok şiirde birtakım eksiklikler bulunabilir. Türkçe, kavramlar yönünden son derece zengindir. Akrabalık ilişkilerimize verdiğimiz önem dolayısıyla akrabalık ile ilgili söz- ler, başka hiçbir dilde görülemeyecek kadar zengindir. Pek çok dilde bırakınız baldız, görümce, elti gibi sözlerin karşılıklarını; teyze ile halayı ayırt edecek sözler bile yoktur. Renk adlarımız, renklerin en küçük ayrıntısına kadar tonlarını verecek şekilde farklı farklı ifade edilir: yavruağzı, gülkurusu, gök mavisi... Bu parçada aşıl anlatılrnak İstenen aşağıdakilerden hangi- sidir? A) Türkçede akrabalık ile ilgili çok fazla sözcük bulunmasının nedeni akrabalığa verilen önemdir. B) Bir dilin zenginliği o dilde çok sözcüğün bulunmasıyla doğru orantılıdır. C) Bir ülkedeki kültürel özellikler, o ulusun dilini ve dildeki söz- cüklerin zenginliğini etkiler. D) Yeterince gelişim gösterememiş dillerde sözcük dağarcığının ciddi bir sorun olduğu görülür. E) Türkçenin kavram zenginliği toplumsal yaşamın çeşitliliğiyle ilgilidir. (Û /hizyayinlari @/hizyayinlari 8. 9. 4 Edebiyat, insan ruhuna ilk elden seslenen bir sanat dalıdır. Ede- biyat eğitiminin hedeflerinden birisi, öğrenciye sadece rasyonel bir düşünce sistemi kazandırmak değil, bunun yanı başında sezgisel bir yetenek edindirmektir. Bilgilendirme, öğretimin de- ğil haber vermenin alanına girer. Günümüzde neredeyse elde edinilemeyecek bilgi kalmamıştır. Eksiklik duyarlılıktadır. Bu duyarlılığın kazanılması ve kazandırılması; sanat ve edebiyatın niteliğinin, başka bir deyişle yazınsal kuramların, çözümleme yöntemlerinin bilinmesiyle doğrudan ilişkilidir. Bu parçaya göre edebiyatın görevi aşağıdakilerden hangi- sidir? A) Durumlar ve Olaylar karşısında bireylere İçsel bir yaklaşım ka- zandırmak B) Bireylerin düşünsel yönünü ortaya çıkarmak C) Duyulanları yorumlayabilen bireyler yetiştirmek D) Kişilerin duyarlık gösterdiği durumları tespit ederek bunların etkilerini araştırmak E) Sadece bilgiyi değil bilginin edebiyat ve sanatla olan bağını ortaya koymak Çocuklarımızın başarılı olmasını ilk amaç olarak görerek bir denek gibi hazırlıyoruz onları koca görünümlü kısa bir ömre. Mutluluklarını erteliyoruz. Hayallerini hep bir sınav arkasına perdeleyerek hayatın saatlere bölünmüş sahne aralarında, iç seslerini duymalarına bile müsaade etmiyoruz. Başarı mutlak suretle temennimiz olması gerekirken ilk hedefimiz hâline ge- tiriveriyoruz onu. Hayallerini sormuyoruz, hayallerimize onları oturtuyoruz. Bu parçada yazarın aşıl yakındığı durum aşağıdakilerin han- gişidir? A) Çocukların yaşamlarını mutsuz bir şekilde sürdürmesi B) Çocukların omuzlarında taşıyamayacakları bir yükün olması C) Çocukların hayal ettiklerini değil onlara dayatılan hayatı yaşa- maşı D) Gelecekten umudu olmayan çocukların yetiştirilmesi E) Başarının tüm amaçların üzerinde tutulması Diğer sayfaya geçiniz.