TYT / TÜRKÇE
PARAGRAF DENEME - 15
HIZ
YAYINLARI
2.
3.
. İsmet Özel'in tespitiyle Türk şiirinin son modernleşme atılımı,
1959 ila 1964 yılları arasına tesadüf eder. Bu da "II. Yeni” diye
bilinen akımın etkin olduğu senelerdir. Malum II. Yeni'de söy-
lenmek istenen şeyler, imge ve soyutlamalar üzerinden anlatılır.
Mesela medeniyet coğrafyamızın iç denizi olarak kabul ettiğim
Bursa'da inşa edilmiş her tarihî yapı, şehrin imgesidir. işte, o
imgenin ne demek istediğini anlamak için mevzunun temeline
inmeniz gerekiyor. O zaman Osman Hamdi Bey'in Kaplumbağa
Terbiyecisi'ni niçin Yeşil Cami'de çizdiğini anlarsınız. Şehzade
Mustafa'nın ya da Sultan Cem'in niçin Bursa'da yattığını da...
Bu parçanın anlatımıyla İlgili aşağıdakilerden hangisi şöy-
lenernez?
A) Alıntıya yer verilmiştir.
B) Örnekleme yapılmıştır.
C) Öznel anlatımdan yararlanılmıştır.
D) Karşılaştırma yapılmıştır.
E) ilişki kurma yöntemi kullanılmıştır.
(I) Müziğe olan merakım ve ilgim küçüklüğüme dayanır benim.
(II) Henüz ilkokul yıllarındayken törenlerde, kutlamalarda şahne-
ye çıkıp şarkı söylemeye bayılırdım. (III) Üniversiteye başladığım
İlk hafta, elimdeki neredeyse tüm parayla gidip bir gitar almıştım.
(IV) Gitarla böylelikle başlayan ve sonrasında tutkuya dönüşen
İlişkimizin doğumu, tam da 1999 yılının eylül ayına denk gelir.
(V) Müzik tutkunu hemen her gencin en çok çalmak İsteyeceği
İki müzik aletinden biridir gitar. (VI) Hoşlandığı müzik tarzına, ye-
tiştiği kültüre göre ya gitar ya da bağlama çalmak ister ortalama
bir Anadolu çocuğu.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf nu-
maralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
B) III
(I) Hayattaki en büyük macerası yabancı bir ülkeye gitmek
olanlarımız için pasaport yarı kutsal bir nesnedir. (II) En güven-
li çekmecelerde saklanır; uzun yolculuklar öncesi bir güzergâh
rehberi gibi önceden çıkarılıp hazırlanır, gözden geçirilir. (III)
Belki her gün cebimizde taşımayız ama ona sahip olduğumuz
için kendimizi ayrıcalıklı bile hissederiz. (IV) Hele yurt dışınday-
sak ve cebimizde onun varlığından eminsek kendimizi güvende
hissederiz. (V) Uluslararası alanda kendimizi resmî olarak tanıta-
bileceğimiz tek nesne pasaportumuzdur.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşünce-
nin akışını bozmaktadır?
C) III
(Û /hizyayinlari
@/hizyayinlari
4.
5.
3
Ayakta yazmanın her zaman ayakta durmakla ilgili olmadı-
ğına kuşku yok. Nitekim yaşını almış ve tekerlekli sandalyeye
mahkûm olmuş bazı yazarlar, hepimize "ayakta yazma" dersi
verebiliyor. Ayakta yazmanın bir eylem değil, bir duruş olduğunu
söylemeye gerek yok sanırım. Yazının işlevini "insanları ayağa
kaldırmak" diye tanımlayanlardan değilim. Ama ayakta yazan-
[arın karanlıkta birer sis çanı olduğunu da biliyorum. Bu yüzden
ayakta uyuyan toplumlarda ayakta yazanlara daha çok ihtiyaç
Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre aşağıdakiler-
den hangisi getirilmelidir?
A) Kimi seçkin yazarlar sağlıklarını korumak için ayakta yazmayı
yeğlemiştir.
B) Bazı yazarlar eserlerini ayakta yazmayı tercih etmiştir.
C) Ayakta mı yoksa oturarak mı yazmalı, sorusunun tarihi 19.
yüzyıla kadar uzanıyor.
D) Bir toplumun çöküşünde, diz çökerek yazanların payı azım-
sanabilir mi?
E) Ayakta yazmanın yorgunluğu geçer, diz çökerek yazmanın
utancı kalır.
Roman ile öykü arasında benzerlikler kadar farklar da dikkat çe-
ker. Birçoklarına göre öykü, romana geçiş için bir basamaktır.
Oysa ben öyle düşünmüyorum. Öykü yazmanın sanıldığı kadar
kolay olmadığını düşünenlerdenim. Cortazar, "Roman puan
toplayarak öykü nakavtla kazanmak zorundadır." demiş. İşte
öykü yazmaktaki zorluk tam da burada zaten.
Aşağıdakilerden hangisi bu parçada anlatılmak istenen dü-
şünceyle örtüşmektedir?
A) Öykünün gücü ne anlattığından değil onu nasıl anlattığından
ileri gelir.
B) Bir öykü yazarının roman yazmaktan uzak durması gerekir.
C) Öykü ile roman arasındaki en belirgin fark okuru etkileme
güçleridir.
D) Roman sabır, öykü ise sabırsızlık ürünüdür.
E) Roman, sonunda tatmin eder ama öyküde hep bir doyum-
suzluk hissedilir.
Diğer sayfaya geçiniz.