TYT / TÜRKÇE
17.
PARAGRAF DENEME - 14
HIZ
YAYINLARI
Hangi yaşta olursak olalım öğrendiklerimiz bir ömre bedeldir.
Yaşamda her şey bize ders verir fakat derslerin en iyisi daima
edebiyata ait olandır. Öğretmenler, ebeveynler, çokbilmiş kom-
şu, amca ve teyzeler; hiçbiri bize edebiyatın verdiği gizli öğüdü
veremez, edebiyatın bizde uyandırdığı bilgeliği uyandıramaz.
Çünkü edebiyatın verdiği öğüt ve uyandırdığı bilgelik, buyuru-
cu ve azarlayıcı bir nitelik taşımaz; özgürlüğümüzü kısıtlamaz.
Aksine bize her türlü düşüncenin serbest olduğu hoşgörülü bir
ortam sunar. Kişiyi günlük çekişmelerin içine hapsedip basitliğe
düşürmez.
Aşağıdakilerden hangisi bu parçada edebiyat İle İlgili sırala-
nan olumlu ifadelerden
ildir?
A) Öğüdünü emredici bir üslup yerine sezdirerek vermesi
B) Kişide olgunlaşmayı hedeflediği için sıradan olanla ilgilenme-
mesi
C) Dizginleyici olmayıp ufuk açıcı olması
D) Düşünceye hoşgörü penceresi açan bir sanat olması
E) Gençlere farklı yaklaşan bir sanat dalı olarak sadece onları
öncelemesi
18. Baharat kullanımı kayıtlı tarihten daha öncesine dayanır. Ateşle
ilk pişirmeyi öğrendiği günden bu yana insanoğlu baharat kul-
[anıyor. Arkeologlar MÖ 5000'Ii yıllarda ilkel insanların gıdaların
tadını daha iyi yapan bazı aromatik bitkileri keşfettiklerini tahmin
etmektedir. O dönemde insanlar yaprakların yiyeceklerine yeni
bir tat verdiğini diğer bir ifadeyle "tatlandırma sanatını" keşfet-
mişti. ilk önceleri baharat, et ve et ürünlerinin bozulmaması ve
hoş olmayan kokuların maskelenmesi amacıyla kullanılmıştır.
Son yüzyıldaki teknolojik gelişmeler ve çeşitli gıda muhafaza
tekniklerinin uygulamaya konması baharatın koruma amaç-
II kullanımını sınırlandırmıştır. Günümüzde ise lezzet ve ürün
çeşitliliğinin arttırılması ve sentetik koruyuculara olan şüpheli
yaklaşımlar nedeniyle yeniden kullanımı artmıştır.
Bu parçada baharat İle İlgili olarak aşağıdakilerden hangisi-
ne değinilmemiştir?
A) Ürünleri lezzetlendirme amacıyla kullanımı ortaya çıktığı gün-
den beri değişmediğine
B) Gıda koruma tekniklerinin sentetik koruyucularla yapılması
nedeniyle önemini kaybettiğine
C) İnsanların yemeklerini pişirerek tükettikleri günlerden itibaren
baharatın bir tatlandırıcı olarak kullanıldığına
D) Yazının icadından çok önceleri başlayan serüveninin yüzyıl-
lardır devam ettiğine
E) Hoş olmayan bazı kokuların giderilmesi için de tercih edilebil-
diğine
(Û /hizyayinlari
@/hizyayinlari
7
19 ve 20. sorulan aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Mesnevi, Mevlânâ'nın ne denli bireysel kaygılar güttüğünün, zama-
nının sorunlarına eğilmediğinin, davasının inşan değil, aşk (ilahî aşk)
olduğunun ispatı bir eser. Öyle ki Mevlânâ'ya isnat edilen birçok
didaktik sözün aslında onun dimağından çıkmadığı güçlü biçimde
dillendiriliyor artık. Mesela "Nice insanlar gördüm üzerinde elbise
yok, nice elbiseler gördüm içinde insan yok." sözünün ona ait ol-
madiği biliniyor. Aynı yabancılık Mevlânâ'nın can dostu, yaşamının
ve yapıtlarının esin kaynağı olan Şems'in Makâ/ât'ında da sezilir. iki
eser birbirlerini tamamlarlar böylece. Bu iki dostun temel mevzusu
edebî, dinî tartışmalardır. Halka çevirdikleri bir kulak yoktur.
19. Bu parçada Mevlânâ İle İlgili olarak aşağıdakilerden hangi-
sine değinilmemiştir?
A) Eserlerini Şems'ten aldığı ilhamla yazdığına
B) Mesnevi'yi ilâhî aşk perspektifiyle yazdığına
C) Onun sanılan kimi sözlerin ona ait olup olmadığının tartışıldı-
ğına
D) Toplumsal sorunlardan uzak durarak bireyselliği tercih ettiği-
E) Mesnevi'sinde Şems'in Makalafıyla aynı konulan ele aldığına
20. Bu parçada Mevlânâ'nın eleştirilmesinin sebebi aşağıdaki-
lerden hangisidir?
A) Halkın yaşayışını benimsemeden yaşaması
B) Beşerî aşk yerine ilahî aşkı anlatmayı tercih etmesi
C) Şems'in etkisinde kalarak eser vermesi
D) Toplumsal sorunlara yabancı kalması
E) Topluma yol göstermekten kaçınması
Diğer sayfaya geçiniz.