Örnek Soruyu Değiştir

TYT / TÜRKÇE PARAGRAF DENEME - 25 HIZ YAYINLARI 14. Gerek evdeki gerek gazetedeki çalışma odamda, masalarımda veya raflarda sürekli yardımıma koşan en önemli kitaplar han- gileri diye sorarsanız benim yanıtım, sözlükler olur. Türkçe ve yabancı dillerdeki sözlükler her iki mekânda da rafların en göz önünde yer alırlar. Onlara dokunmadan tek bir günüm bile geç- memiştir. Sözlüğün ve sözcüğün kokusunu hep hissetmeliyim ben. Günlük yazıda bile sözlüklere müracaat ederim, kimi za- man kullandığım kelimeyi daha zengin karşılıklarla kullanmama hep sözlükler vesile olur. Eski basım sözlükler zaman zaman aradığımı bana vermekte iş görmez olur, o yüzden ben yeni bas- kılarını tedarik ederim hemen. Aşağıdakilerden hangisi bu parçadaki yazarın düşüncesini destekleyen bir Örnek değildir? A) Genel sözlükler, yazacaklarımızda bize yardımcı olamayabilir; onun için sözlüklerin yeni baskılarını da edinmek gerekir. B) Sadece "Türkçe Sözlük" yetmez, yetmemeli; elbette sanat, felsefe, müzik, edebiyat, terim, argo gibi alanlara ait sözlük- [erin de raflarda yeri olmalıdır. C) Türkçe sözlük ve yabancı dillere ait edebiyat sözlükleri, bir denemeci ve bir eleştirmen için elinin altında bulunması ge- reken önemli sözlüklerdir. D) İnternet sayesinde artık daha kolay ve hızlı biçimde bir keli- menin anlamına ulaşıldığı için basılı sözlüklere gerek kalma- mıştır. E) Türk Dil Kurumu ne zaman yeni bir baskıyla bir sözlük yayım- [asa meraklıları hemen onu satın alır, gerçi bu iş meraktan da öte aslında bir ihtiyaçtır. 15. Felsefe söz konusu olduğunda "Muallim-i Evvel"in yani ilk öğ- retmenin Aristo olduğu kabul edilir. Bu tabir Aristo'nun Batılı kaynaklarda "İlk Usta" olarak anılmasından kaynaklanır. Felse- feyi sistemli hâle getiren ve İslâm felsefesini temellendiren ünlü Türk filozofu Fârâbî ise "Muallim-i Sânî" yani ikinci öğretmen olarak bilinir. Hatta Latince yazılmış kitaplarda da ondan "ikinci Usta” diye söz edilir. Fârâbî ile ilgili bir rivayete göre kendisine "Sen mi daha bilgilisin, Aristo mu?" diye sorulduğu, Fârâbî'nin de "Eğer Aristo zamanında yaşasaydım onun en seçkin öğren- cilerinden biri olurdum." diye cevap verdiği söylenir. Bu parçada FârâbÎ İle İlgili, I. Felsefeyi sistematik bir düzleme oturtmuş olmasına rağmen kendisini Aristo kadar başarılı bulmamaktadır. II. Doğu kaynaklarında felsefenin babası olarak görülmesine karşın Batılı kaynaklarda "ikinci Usta" olarak anılmıştır. III. Aristo ile kıyaslanmaktan hoşlanmaktadır. yargılanndan hangileri söylenemez? A) Yalnız I (Û /hizyayinlari B) Yalnız II E) II ve III @/hizyayinlari C) Yalnız III 6 16. Gazeteci: Yönetmen : — Saf yetenek bilgiyle desteklenmezse gelişme gösteremez oyuncu. Kendini tekrara düşer. Sezgiler önemli olmakla birlikte bilinçle ve metotla role çalışmak oyuncuyu her daim üste ta- şır. Vizyon sahibi olmasını sağlar, yönetmenin kuklası olmaktan öteye taşır. Donanımlı olmak yeteneğin parlatıcı spreyidir. Tabii dozunda kullanmak önemlidir. Bazen bilgi de sezgiyi sınırla- yabilir, bilginin saf olana yani yeteneğe hizmet etmesi için var olduğunu unutmamak gerekir. Gazeteci: Yönetmen : — Sanat toplumlara mal oluyor, bir dert anlatmak için yapılıyor; en önemlisi diğerinin görmediğine, işitmediğine, hissetmediğine "sanat" deme şansımız yok. Sanatın sanat olabilmesi birilerine ulaşmasıyla mümkündür lâkin sanat için sanat yapmazsanız da topluma ulaştırdığınız ne derece "sanat" olur? Ben ikisinin de olduğunu düşünüyorum. Yani biri olmadan diğeri de olmuyor. Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakiletden hangisi şırasıyla getirilmelidir? A) (l) Yetenekli oyuncularla çalışmak mı daha kolay yoksa çalış- kan oyuncularla çalışmak mı? (II) Sanatın toplumu uyarmak gibi bir görevi olduğunu düşü- nüyor musunuz? B) () Bir oyuncuda yeteneğin mi bulunmasını tercih edersiniz yoksa bilginin mi? (II) Bir toplumun sanattan beklentisi sanatçıyı ne kadar etki- lef? C) (D Yetenekli bir oyuncunun eğitime gereken önemi vermeme- si onun kariyerini etkiler mi? (II) Sanatı tanımlarken hangi kriterleri önemsiyorsunuz? D) () Eğitime önem veren bir yönetmen olarak yetenekli ama çalışmayı sevmeyen oyuncularla çalışırken zorluklar yaşı- yor musunuz? (II) Sanat-toplum ilişkisi hakkında ne düşünüyorsunuz? E) (D Oyunculuk için yetenek mi daha önemli yoksa eğitim mi, sorusunda siz hangi tarafa daha yakınsınız? (II) Peki, "Sanat sanat için mi yoksa sanat toplum için mi?" sorusunda hangi tarafa daha yakınsınız? Diğer sayfaya geçiniz.