Örnek Soruyu Değiştir

TYT / TÜRKÇE PARAGRAF DENEME - 29 HIZ YAYINLARI Gerçek şair kendi aşkı, kendi mutluluğu ve acısıyla uğraşmaz. 10. Onun şiirlerinde halkının nabzı atmalıdır. Şair başarılı olmak için, yapıtlarında maddi yaşamı aydınlatmak zorundadır. Gerçek ya- şamdan kaçan ve onunla bağlantısız konuları işleyen kimse, saman gibi anlamsızca yanmaya mahkûmdur. Şair, bulutlarda uçtuğunu hayal eden yozlaşmış bir kişilik değildir; hayatın için- de, hayatı teşkilatlandıran bir vatandaştır. Aşağıdakilerden hangisi bu sözleri söyleyen bir şairin dü- şüncesi olabilir? A) Şiirde özle biçimin birbirinden ayrılamayacağına inanan bir şair olarak her ikisinin de şiirde iyice birbirine geçmesi gerek- tiğini düşünürüm. B) Şiir, eşya ve olayların -bütün mantık yasaklarına rağmen- en mahrem, en mahcup, en nazik ve en hassas bölümünü bula- rak mutlak hakikati arama işidir. C) Şiir sözcüklerle yazılır, herkesin duygulan, düşünceleri var; eğer sadece bunlar yetseydi herkes şair olurdu. D) Şiir yaşamın içinde olmalıdır, şair de kendini bir kenara itip halkı için yaşamalı ve halkı için yazmalıdır. E) Duygusuz bir şiir yavandır, illa bir fikir savunulacaksa şiir de- ğil başka bir şey yazılmalıdır. 11. Define Adası, okuma serüvenimin belki en mutlu rastlantısı; ba- na dünyanın büyüklüğünü, denizlerin güzelliğini öğreten kitaptır. Stevenson'ın romanını okuduktan sonra günlerce denizci olmak istemiş, bilmediğim onlarca denizcilik terimi öğrenmiştim hatta ilk kitabımın bir bölümünü korsanlara adamıştım. Deniz kokan esmer tayfaları, karada yaşamanın hasta ettiği yaşlı kurt de- nizcileri, tahta bacaklı korsan Uzun John Silver'ı ve omzundan düşürmediği papağanı Kaptan FIİnt'İ, bütün bunların ortasında serüvenden serüvene atılan kahramanım Jim'i bazen hâlâ rüya- lanmda ağırlarım. Ben de onlarca kitap yazdım, eğer böyle bir etkiyi bir romanımla bile sağladığımı bilsem göğsümü gere gere "Ben iyi bir yazarım!" demekten asla çekinmem. Bu parçadan hareketle yazar hakkında aşağıdakilerden hangisi kesin olarak söylenir? A) Macera romanlarının okurların ufkunu açarak onları cesaret- lendirdiğine inanmaktadır. B) Define Adası'ndaki Jim ve diğer karakterler kendisini en çok etkileyen roman karakterleridir. C) Korsan kitaplan okumaya başlamasında ve ilerleyen yıllarda bu tür eserler kaleme almasında Define Adası etkili olmuştur. D) Denizci olmayı hayal etmiş ve bu hayali gerçekleştirmesinde Define Adası etkili olmuştur. E) Yazarın başarısının değerIendirilmesinde eserlerin okurlar üzerindeki etkilerini çok önemsemektedir. (Û /hizyayinlari @/hizyayinlari 5 12. Amerika Birleşik Devletleri'nde 2016'da uygulamaya konulan yiyecek ve içeceklerin ne kadar şeker içerdiğine dair etiket bu- lundurma uygulaması sayesinde, kalp hastalıkları ve diyabet vakaları sayısının bir milyon azaldığı tahmin ediliyor. Amerikalıla- rın tatlıya olan düşkünlüğünün önüne geçmeyi amaçlayan etiket uygulamasının halk sağlığı için oldukça büyük bir kazanç sağla- yacağı düşünülüyor. Yayımlanmış yeni bir çalışma da bir gıdaya veya içeceğe eklenen şeker miktarını da veren güncellenmiş eti- ketlerin ABD'li bir yetişkinin günlük şeker tüketiminde yaklaşık yarım çay kaşığı azalmaya yardımcı olabileceğini öngörüyor. Bu parçada sözü edilen uygulamanın amacı aşağıdakiler- den hangisidir? A) ABD'de kalp rahatsızlığı yaşayan bireylerin şeker hastalığına yakalanmasını önlemek B) Amerikalılarda şeker tüketimi konusunda farkındalık yarat- mak C) Yiyecek ve İçeceklerdeki şeker miktarını merak edenlerin İs— vermek D) ABD'deki diyabet vakalarında oluşabilecek maddî zararları önlemek E) Şeker tüketiminin azaltılmasıyla ekonomik kazanç elde et- mek 13. İzmir boyozu, tarih boyunca çeşitli kültürlerin etkileşim hâlinde olduğu İzmir'de Osmanlı döneminden beri üretilen ve günümü- ze ulaşan bir hamur işi türüdür. Evlerde yapılan İzmir boyozunun 500 yıllık bir geçmişi bulunmaktadır. Ticarete konu olması ise yakın zamanda gerçekleşmiştir. Boyoz; 1492'de Türkiye'ye yerleşen Sefaradlar tarafından İzmir mutfağına katılmış, İzmir damak tadı ile özdeşleşmiş, mayasız bir hamur işidir. Boyoz, İs- panyolca yazılışıyla bollos, "küçük şomun” anlamına gelen bolla sözcüğünün çoğuludur. Birçok mutfakta çörek, börek benzeri unlu mamullerin Sefarad kültürüne özgü bir uygulamasıdır. Boyozun ilk çıkış artık hamur ve benzeri malzemelerin değer- lendirilmesine bağlanmaktadır. İzmir dışında hiçbir şehirde ticari olarak piyasaya sunulmadığından İzmir'in böreği olmuştur. Ri- vayete göre, İzmir'de ilk boyozu Boyozcu Avram Usta yapmış, o öldükten sonra İzmir'de boyozlar "Avram Usta'nın boyozu" adı altında satılmıştır. Ticari olarak yapılan ürünlerin içi boş olsa da evlerde yapılan gerçek boyoz kat kat, ipince açılmış milföy hamurunun arasına peynir ve ıspanak gibi iç malzemeleri konu- [arak yapılır. Bu parçada boyoz ile ilgili aşağıdakilerden hangisine deği- A) Başlangıçta mutfaktaki bazı artık malzemelerin değerIendiril- mesiyle yapıldığına B) 30YOZ Sözcüğünün etimolojik kökenine C) İzmir dışında neden rağbet görmediğine D) Zaman içerisinde ticari bir ürün hâline dönüştüğüne E) Ticari amaçla yapılan boyozun orijinalinden farklı olduğuna Diğer sayfaya geçiniz.