TYT / TÜRKÇE
PARAGRAF DENEME - 29
HIZ
YAYINLARI
6. George Orwell "Bir yerde eğer sakin zamanlarda yaşasaydım
sönük ve etkisiz bir yazar olurdum." der. Çalkantılı dönemlerin
kalemi olmak mı daha büyük şans yoksa herkesin mutlu olduğu
dönemlerin mi sorusunun edebiyat için kesin bir cevabı olmasa
da kalemin ucunu sivri tutmak bir edebiyatçı için her zaman ter-
cih meselesi olmuştur. Örneğin Mehmet Âkif ve Ahmet Haşim
büyük bir gürültünün içinde kalmış iki farklı şairdir. Âkif kale-
mini gürültüyü çıkaranları yola getirmek için kullanırken Haşim
ise kendi iç dünyasındaki gürültüden dolayı diğer sesleri duya-
mayacak kadar sağırdı. Zaman bize hangisinin daha büyük şair
olduğunu tam olarak söylemese de Omvell'in dediği gibi Âkif,
büyük ve etkili bir şair olmayı o büyük gürültüye borçludur.
Bu parçada aşıl anlatılmak İstenen aşağıdakilerden hangi-
sidir?
A) Bir yazar bilerek veya bilmeyerek yaşadığı çevrenin sorunla-
rını eserlerine yansıtır.
B) Bireyci sanat düşüncesi, sanatçının içinde yaşadığı zamanın
aksiyonundan uzak kalmayı tercih etmesiyle doğar.
C) Toplumsal sorunlar, kimi sanatçıları besleyen, onların sanatını
büyüten çok etkili bir faktördür.
D) Kendi dünyasını ele alan yazarın mı yoksa çalkantılarla dolu
dış dünyayı ele alan yazarın mı daha büyük olduğunu zaman
gösterecektir.
E) Büyük yazar olmak bazen nasıl anlattığınızla değil ne anlattı-
ğınızla da ilgilidir.
7.
Mimar Sinan'ın II. Selim'in emri ile çok sevdiği Edime'de inşa
ettiği Selimiye Camisi'nde mimarlık ve mühendislik disiplinleri-
ne ders niteliğinde yenilikler kattığı biliniyor. Özellikle zamanının
ötesinde bir teknikle geliştirdiği kubbe sistematiği, bu yapıyı eş-
siz kılıyor. Sinan'ın "ustalık eseri" olarak adlandırdığı bu eserde
esneyip hareket edebilen minarelerin oturduğu temeller günü-
müz bilim adamları tarafından hâlen tam olarak anlaşılabilmiş
değil. Konumu bakımından Edirne'nin her yerinden görülebilen
Selimiye özellikle orduları sefere çıkarken uğurlayan, sefer dö-
nüşünde de selamlayan bir özelliğe de sahiptir.
Bu parçadan Selimiye Camisi İle İlgili olarak aşağıdaki yar-
gıların hangisine ulaşılabilir?
A) Ordunun manevi gücüne etki edebilen tılsımlı bir yanının bu-
lunduğuna inanılmaktadır.
B) Mimar Sinan'ın mimari ve mühendislik açısından yeni teknik-
ler deneyerek yaptığı en iyi eserlerinden biridir.
C) Temeline depremlerde daha kolay esneyebilen bir sistemin
kurulabilmesi için yüksek bir tepeye inşa edilmiştir.
D) Mimar Sinan'ın diğer birçok eserine nazaran daha fazla bili-
nip daha fazla sevilmektedir.
E) Uygulanan tekniğin hâlâ anlaşılamaması nedeniyle günü-
müzde bile bir benzeri yapılamamıştır.
(Û /hizyayinlari @/hizyayinlari
8.
9.
4
Okuma eyleminin sağlıkla ilişkilendirilmesi çok eskilere da-
yanıyor. Sokrates yazı için "pharmakon” (ilaç) sözcüğünü
kullanmıştır. Filozofa göre, bütün ilaçlar gibi yazı da hem şifa
hem zehir olabilir. 19. yüzyıla gelindiğinde ise okuma eylemini
tıp terimleriyle tarif etmek artık yaygınlaşmıştı. Okumak gerçek-
ten şifa mıdır? Bu soru günümüzde artık bilimin de konusu. Altı
dakikalık sessiz okumanın kalp ritmini düşürdüğü, kasları gev-
şettiği bilinen bir gerçek. Yapılan araştırmalar "derin okuma"nın
yani yavaşça, dikkatli, zengin ve bilinçli bir okumanın beynin
farklı bölgelerini çalıştırdığını, insanı zinde tuttuğunu, algıları
keskinleştirdiğini, başkalarını anlamamızı kolaylaştırdığını ortaya
koyuyor. Okumanın aşırı dozda olup zehre dönüşmesi ise ancak
okurken seçici olmayla engellenebilir. Yani neyi, ne kadar oku-
yacağımızı bilmek de çok önemlidir.
Bu parçaya göre okuma İle İlgili olarak,
Bilinçsizce yapıldığında beklenen yararı vermekten çok
zararlı bir eyleme dönüşebilmektedir.
Sessiz ve yüksek konsantrasyonla yapıldığında inşan sağlı-
ğını olumlu etkilediği bilimsel olarak ispatlanmıştır.
. Eski çağlarda filozoflar tarafından şifa olarak görülmüş ve
rahatsızlıkların tedavisinde kullanılmıştır.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
E) II ve III
Geri dönüştürülebilir malzemelerin örneğin alüminyum, cam ya
da plastiğin geri dönüşümünün hem çevre kirliliği hem de ham
madde kaynaklarının azalması sorununa çözüm olabileceği dü-
şünülüyor. Ancak bu işlemlerin enerji ve maliyet açısından ne
kadar verimli olduğu zaman zaman tartışma konusu olabiliyor.
Bu malzemelerin geri dönüştürülme işlemleri sırasında ortaya
çıkan maliyet çoğu zaman yeniden üretilmesi sırasındaki ma-
liyetten fazla olmaktadır. Nakliye, işçi, ayrıştırma masrafları ve
bazı ürünlerin imha edilmesi durumunda ortaya çıkan sera gazı
sorunu düşünüldüğünde geri dönüşümün planlama gerektiren
bir iş olduğu görülür. Kısacası geri dönüştürülebilir malzemelerin
çöp depolama alanlarında değil yerinde ayrıştırılarak gruplandı-
rılması ve depolanması, geri dönüşüm sürecinin daha kolay ve
daha verimli gerçekleşmesini sağlayacaktır.
Bu parçada geri dönüşüm İle İlgili olarak aşağıdakilerden
hangisine değinilmiştir?
A) Birçok yerde İstenen düzeyde Ve İstenen biçimde gerçekleş-
tirilemediğine
B) Verimliliğin sağlanması için maliyetin düşürülerek hareket
edilmesi gerektiğine
C) Maliyetinin fazla olması nedeniyle yeni üretim fikrinin daha
doğru bir yaklaşım olduğuna
D) Küresel ısınmaya sebep olan sera gazlarının en önemli kay-
nağı olduğuna
E) Alüminyum, cam ve plastik maddeler dşndaki ürünlerin de
toplanıp depolanması gerektiğine
Diğer sayfaya geçiniz.