TYT / TÜRKÇE
PARAGRAF DENEME - 30
HIZ
YAYINLARI
14. Genç yazar arkadaşlara şunları söylemek benim boynumun
borcudur: Çok okumak esastır. Roman yazacak inşan, en azın-
dan belli başlı dünya klasiklerini iyi okumalıdır. Kendi çağının
romancılarını iyi bilmelidir. Bununla da yetinmeyip tarih, felse-
fe, sosyoloji konusunda ulaşabildiği eserleri okumalıdır. Başta
Tevrat, incil ve Kur'an'ı çok iyi bilmelidir. Dediğim gibi 6 asırlık
Anadolu kültürünün yanı sıra tasavvufa da vâkıf olmalıdır.
Bu parçada yazarın, genç yazarlara sıraladığı tavsiyeler ara-
sında aşağıdakilerden hangisi
A) Farklı disiplinlerden beslenmeleri gerektiği
B) Yazın geleneğinden olabildiğince istifade etmeleri
C) Anadolu kültürünün elçiliğini üstlenmeleri
D) Edebiyatın güncel ürünlerine vâkıf olmaları
E) Mensubu olduğu toplumun değerlerini tanımaları
15. Sözlükler ya da sözlük çalışmaları bir dilin zenginliğinin ve kalıcı-
lığının ömeğidir. Özellikle sözlüklerdeki kelime sayısı hatta daha
derine inersek fiil ile isim sayısının farkları bize o dil hakkında
bilmemiz gereken her şeyi verir. Ayrıca her sözlük bir tarihî ta-
nıktır. Bugün bu etkisini pek görmesek bile tarihî dönemlerden
kalma sözlükler hem bugünkü dillerin tanınmasında hem de eski
zamanlarda etkilediği dillerin tanınmasında büyük roller üstlenir.
Bu parçada sözlüklerle İlgili olarak aşağıdakilerin hangisine
inilmem' -r?
A) Birçok dili etkilediklerine
B) içeriklerinin dilleri tanımada önemli olduğuna
C) Tarihe tanıklık ettiklerine
D) Tarihsel serüvenine
E) Dillerin gelişim izleği olmasına
(Û /hizyayinlari
@/hizyayinlari
6
16. Muhabir:
Yönetmen:
— Kısa film, uzun metraj için hem hazırlıktır hem de tek başına
da filmdir. İlk film çekmeye başladığımızda daha kısa Şeyler çe-
keriz; o, gerçekten bir hazırlıktır. Belki de kısa filmin hazırlığı odur
yani İlk yaptığımız pratik, yarım yamalak çekimlerdir. Kamerayı
nasıl kullanacağımıza ve Öyküyü nasıl anlatacağımıza dair bilgi
alabilmek adına yaptığımız her şey... Burada amaç filmin sü-
resini uzatmak değildir. Uzun ya da kısa, onun süresiyle ilgili
değildir mesele yani. 20 dakikalık bir film bazen 180 dakikalık
bir filmden daha etkili olabilir ki kısa film her zaman avantajlıdır.
Muhabir.
Yönetmen :
— Ben hep hazırlık hâlindeyim. İki tane uzun metraj hikâyesi-
ne çok yakınım. Bir tanesini çekmek istiyorum. Sinemasına
güvendiğim, değer verdiğim insanlarla bunları paylaştım. Uzun
süre çalışmam gerekiyor. Özellikle güzel bir kahvaltı yapmış-
sam o gün mutlaka birkaç sahne ekleyebiliyorum. Belli bir
zamanlamam yok. Kısaca zamanı planlayabilen bir yapım yok.
Demlenmeye bırakıyorum her şeyi diyebilirim. Belki çok yakında
Olur, belli mi olur...
Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi
sırasıyla getirilmelidir?
A) (l) İlk film deneyiminiz hakkında bize bilgi verir misiniz?
(II) Uzun metraj film için sinemada ustalaşmak gerektiği görü-
şüne katılıyor musunuz?
B) (D Sinemada kısa film ve uzun film arasında bir rekabet oldu-
ğunu düşünüyor musunuz?
(II) Film çekerken sektördeki tanıdıklarından yardım alıyor
musunuz?
C) (l) Kısa metraj film nedir sizin için, asıl amaç uzun metraj çek-
mek midir?
(II) Uzun metraj için hazırlık yaparken belirlediğiniz bir zaman
planlamanız var mı?
D) (D Kısa ve uzun metrajlı filmler arasında sadece bir zaman
kıstası mı vardır?
(II) Film için hazırlık yaparken bir gününüz nasıl geçiyor, biraz
bundan bahseder misiniz?
E) (l) Kısa metraj film mi daha avantajlıdır yoksa uzun metraj
film mi?
(II) Yakın zamanda bir film projeniz var mı?
Diğer sayfaya geçiniz.