TYT / TÜRKÇE
PARAGRAF DENEME - 22
HIZ
YAYINLARI
2.
Çok iyi anımsıyorum, lise bitirme sınavlarından bir ay önce bir
arkadaşıma şöyle demiştim: "Liseyi bitirdikten sonra ben hiç
mutsuz olmayacağım. " Buna tüm yüreğimle gerçekten inanıyor-
dum, sanki liseyi bitirip matematik bölümüne girdiğim zaman
dünya benim için cennet olacaktı. Arkadaşlarımın çoğunun nef-
ret ettiği şey benim en büyük hayalimdi. Sonunda liseyi bitirdim,
tabii çok mutsuz oldum yine. Sevgililerim terk etti, sınıfta kaldım,
şu oldu, bu oldu, bir sürü şeyler oldu, defalarca mutsuzluğu tat-
tim. Seneler boyunca birçok ciddi konuda seçimler yapmam
gerekti. Çoğunda yanıldım. Ama sanıyorum ki genel olarak ha-
yatımda yaptığım en doğru seçim, matematiği kendime meslek
olarak seçmem oldu.
Bu parçayla İlgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisi şöy-
lenernez?
A) Gerçekleşmemiş beklentiler dile getirilmiştir.
B) Sayıp dökmelere yer verilmiştir.
C) Anılardan yararlanılmıştır.
D) Benzetme sanatı kullanılmıştır.
E) Tanımsal nitelik taşıyan cümleye yer verilmiştir.
(I) Ahmet Mithat Efendi, elçileri saymazsak Avrupa'da geziye
çıkmış ilk Türklerden biridir. (II) Gerçi o bir kongreye katılmak
için bu yolculuğa çıkmıştır ama bu seyahatini bir geziye dönüş-
türmeyi başarmıştır. (III) Hace-i Evvel (ilk öğretmen) diye anılan
Ahmet Mithat, Avrupa'yı gezerken ellisine yaklaşmıştır. (IV) Be-
deninin sağlamlığı da birçok genci imrendirecek bir çizgidedir.
(IV) Kalıbı, kıyafeti pek ağır yer değiştiren bir adam duygusu ver-
se de bir çekirge kadar çeviktir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra
"Buna karşılık, şakalında hiç mi hiç ak yoktur." cümlesi getiril-
melİdİr?
C) III
(Û /hizyayinlari
@/hizyayinlari
3
3. ----. Durup dururken neden bizi o kadar derinden etkilediklerini,
içimizde uyuklayan hangi karanlığı aydınlattıklarını ya da ruhu-
muzun yırtılan yerlerini nasıl tamir ettiklerini hiç mi hiç bilemeyiz
ama eşsiz bir hazine bulmuşçasına eşe dosta büyük bir heye-
canla anlatır dururuz onları. Sadece anlatıp durmakla kalmaz
herkes tarafından mutlaka okunsunlar isteriz. Sonra gün gelir
heyecanımız balon gibi söner ve dilimize dolanan bu hikâyeleri
de atarız zihnimizdeki hikâyeler mezarlığına. Hem de öyle bir
atarız ki bir daha dönüp de bakmayız bile.
Yukarıdaki parçanın başına düşüncenin akışı dikkate alına-
rak aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Geçmişte bizim iç denizlerimizde fırtınalar koparan hikâyeler
zamanla unutulur
B) Zaman zaman bazı hikâyeleri, diğerlerine göre daha çok se-
veriz
C) Adlarıyla birlikte içerikleri de hafızamızdan silinen ne çok
öykü vardır
D) Hiç kuşkusuz, hayatımıza hızla grip çıkıveren hikâyeleri edebî
sayamayız
E) Yumuşacık dokunuşlarıyla çocuksu yanlarımızı okşayan içi-
mize seslenen hikâyeler de vardır
4.
(I) Alanında haklı bir üne sahip Doğan Cüceloğlu, yıllarını, de-
Yim yerindeyse ömrünü, eğitime ve insan ilişkilerine vermiş bir
bilim adamı. (II) Özellikle anne-baba ve çocuk eğitimi konusun-
da verdiği eserleriyle ülke çapında tanınmış bir sima. (III) Yılların
birikimiyle oluşturduğu onlarca kitap eğitimcilere, anne ve ba-
balara rehberlik ediyor; onların ufkunu açıyor. (IV) Cüceloğlu'nun
en çok önemsediği konulardan biri de özelde çocuklarımızla
genelde çevremizle duygularımızı paylaşmayı öğrenmemiz
gerektiğidir. (V) Kitaplarının hemen hemen her eğitimcinin ki-
taplığında, çocuğunun eğitimini kendine dert edinen her anne
babanın evinde bulunma sebebi de bu işte.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşünce-
nin akışını bozmaktadır?
C) III
Diğer sayfaya geçiniz.