TYT / TÜRKÇE
14.
PARAGRAF DENEME - 11
HIZ
YAYINLARI
Çoğunluğu çeviri, onlarca "kişisel gelişim" kitabı örümcek ağı
gibi sarıp sarmalamış okuru. Birçoğu yazıldığı mekânın ve zama-
nın ruhunu taşımadığı için kucaklamıyor okuru. Bir kısmı sorun
çözeceği yerde çizdiği pembe tablolarla sorunların büyümesine
sebep olup mutsuzluğu körüklüyor. Kolay okunabilirlik dışında
olumlu hiçbir yönleri yok. Sonuçları bilimsel araştırmalarla ka-
nıtlanmış yaklaşımlar sunmaktan da çok uzaklar. Söyleyecek bir
şeyleri olmadığı için "Anı yaşa!" deyip duruyorlar. Biri de çıkıp
şunlara "İnşan geçmişi merak eden, geleceği planlayan bir var-
İlktir.” demiyor. En acıklısı da okunacak hiçbir şey yokmuş gibi
bunların peynir ekmek gibi satması.
Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi kişisel gelişim ki-
taplarıyla İlgili yakınılan durumlardan biri değildir?
A) Hitap ettiği kitleyle arasında uyumsuzluklar bulunması
B) Sanatsal kaygıdan uzak basit bir üslupla yazılması
C) Yazılış amacıyla gerçekte oluşturduğu etkinin örtüşmemesi
D) Gerçekçi yaklaşımlarla problemlerin çözümünde kişilere yar-
dımcı olmamaları
E) Okura verdiği mesajların okuru yanlış yönlendirmesi
15. Günümüzde pop-opera tarzında eserler sunan az sayıda sa-
natçı klasik müziğin daha geniş bir kitleye ulaşmasına imkân
tanıyor. Bu alanda çalışmalar yapan İtalyan müzik grubu II Volo
ise kurulduğu 2009 yılından beri pek çok başarıya imza atmış
ve ismini duyurmuş bir grup olarak karşımıza çıkıyor. Grup,
2010'dan bu yana yayımladığı albümlerle ciddi bir hayran kit-
leşi edinmiş ve birçok konser turnesi vermiş. Uç kişiden oluşan
grubun, turneleri sırasında katıldıkları sosyal projeler de hayran
kitlelerinin artmasını sağlamış.
Bu parçadan hareketle II Volo İle İlgili aşağıdaki yargılardan
hangisine varılamaz?
A) Pop-opera tarzıyla klasik müziğin tanınmasında etkili olmuş-
lardır.
B) Hayran kitlesinin çoğalmasında albümleri dışında yaptığı ça-
lışmalar da etkili olmuştur.
C) Geniş bir dinleyici kitlesi tarafından takip edilmişlerdir.
D) Çalışmaları sadece albüm qkarmakla sınırlı kalmamıştır.
E) Pop-opera tarzını bulup geniş kitlelere yayılmasını sağlamış-
tır.
(Û /hizyayinlari
@/hizyayinlari
6
16. Barış Kalyon:
— Küçük kızların Barbie ve benzeri bebeklerle büyütülmesinin
bazı sakıncaları olduğunu düşünüyorum. Bu bebekler bizlerin
çocukluğunda oynadıklarından çok farklı. Hepsi birer estetik
harikası. Bunları kendilerine model alan çocuklar ileride gerek-
siz komplekslere sahip olacaktır. Modellerine benzemek için
yersiz estetik operasyonlarla sağlıklarını tehlikeye atacaklardır.
Böylece aynı kişiler üstünden birkaç kere kazanç sağlanacaktır.
Masum bir üretim anlayışı yok yani. Ben oyuncakların özellikle
de bebeklerin yetişkinlere özel estetik değerlere göre üretilmesi-
ne ve çocuklarımıza sunulmasına bu yüzden karşıyım. Sizin de
görüşlerime katılacağınızı düşünüyorum.
Deniz Mert:
— Evet, gerçekten de yetişkinlerin estetik değerlerinin çocuklara
sunulması gerçekten ciddi bir sorun. Dediğiniz gibi bu bebekleri
kendilerine model olarak seçtikleri görüşünüze de katılıyorum.
Burada yaşanacak problemler ilerleyen yaşlarda ortaya çıka-
caktır ancak güncel problemler doğurduğunu da unutmayalım.
Örneğin çocuklar annelerini de bu bebeklerle kıyaslayabilir.
Bunları pedagogların değerIendirmesi gerektiğini düşünüyorum.
Acaba konuyla ilgili eğitim almış kişiler ne düşünür merak ediyo-
rum doğrusu. Bizim dediklerimize sadece duyarlı birkaç kişinin
fikri olarak bakmak bence daha doğru. Belki de abartıyor, yanı-
lıyoruz. Aslında ben bu tarz oyuncaklarla estetik operasyonlar
arasında kurulan bağı pek gerçekçi bulamadım. Bu sanki iddialı
bir komplo teorisi.
Bu diyalogda yer alan kişilerle ilgili aşağıdakilerden hangisi
enemez?
A) Bahsi geçen bebekler hakkında büyük ölçüde aynı fikirdedir-
B) Barış Kalyon düşüncelerinin gerekçesini de açıklayarak gö-
rüşlerİnİ dile getirmiştir.
C) Konuşanların bahsedilen konuda uzman kişiler olmadıkları
anlaşılmaktadır.
D) Barış Kalyon gelecekte yaşanacak sorunlara odaklanırken
Deniz Mert güncel sorunların daha önemli olduğunu düşün-
mektedir.
E) Deniz Mert, Barış Kalyon'dan farklı olarak iddialı bir söylem
kullanmaktan uzak durmaktadır.
Diğer sayfaya geçiniz.