TYT / Türkçe
26. Kimi sanat tarihçileri ve kuramcıları; neyin sanal olduğu,
neyin olmadığı ya da kime sanatçı deneceği, kime
denmemesi gerektiği gibi konuların aradan belli bir
zaman geçtikten sonra ele alınması gerektiğini belirtir ki
bunda çok geniş Ölçüde doğruluk payı vardır. Çünkü bu
düşünce doğru olmasaydı sanat tarihinin akış boyunca
belli bir dönemde sanat eseri sayılmamış ürünlerin
sonradan bu niteliği kazanmalarını ya da tam tersine
önce sanat eseri sayılmışken sonrakilerin gözünde bu
niteliğini yitirmelerini açıklayabilmek hiç de kolay
olmazdı.
Bu parçadaki düşünceye en yakın görüş
aşağıdakilerden hangisinde vardır?
A) Toplumda sanat ve sanatçıya yönelik tartışmaların
özenli yapılması gerekir. Çünkü sanatçılar yapıt
verirken toplumdaki bu tartışmaların etkisinde kalır,
günü kurtarma yanlışına düşer.
B) Sanat ve sanatçının niteliğine yönelik tartışmaların
sanat dışı kişi ve kurumlardan gelmesi sanatın Özüne
bir müdahaledir. Çünkü sanat ve sanatçı hakkında
söz söylemek için o konuda bilgili olmak gerekir.
C) Sanatın ve sanatçının topluma mal olması için
toplumsal sorunlara karşı duyarlı olması gerekir.
Yapıtlarıyla yaşadıkları dönemin aynası olmayı
başaran sanatçılar, gelecek kuşaklarca da yoğun ilgi
görmektedir.
D) "Sanat nedir, sanatçı kimdir?” sorularına ilişkin
dosyalar hiçbir zaman sonrasız kapatılmamalıdır.
Çünkü bu sorulara Önceki dönemlerde verilmiş
yanıtların, sonraki dönemlerde toplumların aldıkları
farklı konumlar nedeniyle yetersiz kaldığı çok
görülmüştür.
E) Sanatın ne Olduğu veya kime sanatçı deneceğine
yönelik değerlendirmeler toplumun sanata bakışıyla
yakından ilgilidir. Sanatın önemsendiği dönemlerde
bu tür tartışmalar yoğunlaşırken sanatın ve
sanatqnın gözden düştüğü dönemlerde oldukça
azalmaktadır.
10
Deneme - 1
27. Yazı yazmak insana mahsus mudur? Elsiz, kalemsiz,
fırçasız, kâğıtsız ve parşömensiz de yazılabilir bir yazı.
Rüzgâr yazabilir; deniz, ırmak ve çay yazabilir,
hayvanlar yazabilir, belli bir yerinde de ırmağın yolunu
tıkayan, kaşlarını çatıp bir dağ parçasını ya da bir kenti
yeryüzünden silen heyelan da yazı yazabilir.
Mörike'nin o nazlı kuş adımından Nil ya da Amazon
Irmağı'nın akışına, alabildiğine yavaş bir tempoyla
biçimini değiştiren kaskatı bir buzul parçasının
yürüyüşüne dek doğada gerçekleşen tüm olaylar bizim
taralımızdan yazılı eser, anlatı, şiir, destan, sahne oyunu
olarak duyumsanabilir.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına
göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Kendisine olduğundan fazla manalar atfeden
insanoğlu bu yersiz övüncünün başına açacağı
dertlerden de habersiz görünüyor
B) Ne de Olsa adına tabiat dediğimiz bu UçsUZ bucaksız
olasılıklar bütünü, hem yapmaya hem de yıkmaya
dair pek çok hikâyeye imza atmıştır milyonlarca yıl
boyunca
C) Mühim olan, onun yazdığı bu işaretlerle ve
alegorilerle dolu yazıyı Okuyup yaşamımıza bu
anlamda istikamet verebilme hünerine sahip olmaktır
D) Şu da var ki bu yazıyı giriftleştiren, yanlış okuyan ve
bu harflerle kendi esaret kalesini ören de yine
insanın ta kendisidir
E) Ama sadece insan aklı, görünürde kör güçlerin
elinden çıkan bu eserleri yazı olarak görme eğilim ve
yeteneğini kendisinde barındırır
Diğer sayfaya geçiniz.