TYT / Türkçe
8. (I) Sözcüklerin kökenini, türetme kurallarını hatta
kullandıkları sözcüğün anlamını bilmeyen kimileri, öyle
vahim, aynı zamanda da öyle gülünç hatalar yapıyorlar
ki dilimiz adına gülelim mi ağlayalım mı şaşırıyoruz.
(II) Genç bir yazar müdrik (kavrayan, idrak eden)
sözcüğünü karıştırmıştı yazısında ve çok komik bir
anlam çıkıyordu. (III) Yenilerde okuduğum bir yazıda ise
keyfiyet (nitelik, bir şeyin nasıl olduğu) ile keyfilik (isteğe
uygun, yapanın arzusuna bağlı) birbiri yerine
kullanılmıştı. (IV) İnsanları dili yanlış kullanmaya iten en
önemli etken olarak televizyon karşımıza qkıyor.
(V) Görmek ve duymak bir arada olunca yanlış telaffuz
ve yanlış anlam milyonların kulağına yerleşiyor.
(VI) Buradaki yanlış kullanımlar sonucu insanların yanlış
öğrendiği sözcüklerle ilgili onlarca değil yüzlerce örnek
verilebilir. (VII) Orneğin televizyon spikerleri ve
konuklarının yaygın telaffuzuyla birinci "a"yı uzatarak
"vâka" demeleri içimi acıtıyor doğrusu.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci
paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle
başlar?
B) III
9.
Deneme - 1
• yük: Araba, hayvan vb.nin taşıdığı şeylerin hepsi.
• kaldırmak: Çekmek, taşımak.
• sahip: Herhangi bir şey üzerinde mülkiyeti olan.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "yük, kaldırmak,
sahip" sözcükleri belirtilen anlamlarını karşılayacak
şekilde kullanılmıştır?
A) Kaptan, bu eski gemi bu kadar ağır bir yükü
kaldıramaz, diyerek şirket sahibine itiraz etti.
B) Tarla sınırını birkaç metre daha kaldırıp İş yükünü
hafifletmek için komşu tarlanın sahibinden izin istedi.
C) İş yeri sahibinin yönlendirmesiyle o yaz yerli ve
yabancı turistlerden iş yükünü azaltacak miktarda
bahşiş kaldırmıştı.
D) Alanında bilgi sahibi ünlü biri olmasına rağmen
kaldıramayacağını varsaydığı bu yükün altına girmek
istemiyordu.
E) Dedesi, hayatın zor şartlarını henüz
kaldıramayacağını düşünerek torununa sahip qkmış;
bazı işleri ondan alarak yükünü hafifletmişti.
z
10. (I) Sultanahmet Meydanı'nın kuzeybatısındaki su
terazisinin yanı başında bir mermer sütun yer alır.
(II) Her gün yanından geçen binlerce insanın dönüp
bakmaya bile gerek duymadığı sade bir sütundur bu.
(III) Sadeliği ve meşhur Dikilitaş'a oranla hayli küçük
olması, taşıdığı büyük manaya uygun değildir. (IV) 14.
yüzyılda aynı zamanda İstanbul'u yeni başkent olarak
inşa ettiren Roma İmparatoru l. Konstantinus tarafından
diktirildiği kabul edilen bu taş, ülkeye dağılan antik
yolların başlangıç noktasını temsil eder. (V) Diğer
merkezlerin İstanbul'a Olan uzaklıkları Million Taşl'na
göre hesaplanır.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi
Ögelerinin sayısı yönüyle Ötekilerden farklıdır?
C) III
4
Diğer sayfaya geçiniz.