TYT / TÜRKÇE
23. I
22. Bireylerin duygu düzenlemeye yönelik ilk çabaları bebek-
lik dönemine dek uzanmaktadır. ilk nefes alışverişlerin
üzerinden geçen bir yılda huzursuzluk verici durumlarda
ağlama, birtakım nefret bakışları, memnuniyete erişmek
için emme gibi otonomik fizyolojik tepkilerin baskın ol-
duğunu görebiliriz. 1 ,5-2 yaş civarındaki bebekler için
bakım verenler birer sosyal referans konumundadır ve
oyun oynama gibi birlikte yapılan faaliyetlerde heyecan,
mutluluk gibi Dlumlu duygularını daha fazla yansıtırlar. 3
yaşına doğru bilişsel gelişim ve dıl gelişiminin birlikteliği
sayesinde çocuklar duygularını daha kolay ifade ede-
bilmeye başlamakta, 2-3 yaş döneminde öfke ve hayal
kırıklığı gibi duygular sahnedeyken 3 yaşından sonra
abartılı ağlamaların ve öfke nöbetlerinin azaldığı görül-
mektedır_ Okula başlamayla birlikte çocuğun hayatına
eklenen öğretmen, akran gibi kavramlar sosyal ağların
genişlemesini sağlamakta, çocuğun duygu düzenleme-
ye dair bilgi ve deneyimlerini çeşitlendirmektedir.
Bu parçadan duygu düzenleme ile ilgili aşağıdakiler-
den hangisine ulaşılamaz?
A) Bilişsel ve dilsel gelişimin birlikteliği aracılığıyla ço-
cukların 3 yaşına yaklaştıklarında duygularını daha
kolayca anlattığına
B) Bir çocuğun okula başlamasıyla birlikte edindiği sos-
yal çevre sayesinde duygularını düzenlemeyi farklı
yollarla öğrendiğine
C) Kişilerin duygu düzenlemedeki ilk gayretlerinin be-
beklik evresine kadar uzandığına
D) Bebeklere bakım verenlerin, bebeklerin duygularını
yarwtmasında birer referans kabul edildiğine
E) 3 yaşına yaklaşmadan önceki evrede özellikle 1,5
yaşından sonraki dönemde daha çok olumlu duygu-
ların yansıtıldığına
TYTDeneme Kulübü - ı
IV
YAYIN DENİZİ
Bir düşünüre göre bir kişinin bütün rollerinin bir araya
getirilmesi bu kişiyi iki yol ayrımına getirmektedir.
Bu, günlük rol gerekliliklerimiz bizim kim olduğumu-
zu, kişisel kaynaklarımızı ve zamanımızı nasıl kul-
landığım ızı belirlemektedir.
Bireyler günlük hayatta farklı sosyal roller içerisinde
yer alırlar.
Yani bu roller kişiyi ya stres altına alarak negatif bir
etki yaratmakta ya da kişi hayatta rollerinden doyum
alarak pozitif bir etki yaratmaktadır.
Sonuç olarak roller arasındaki dengesizlik, birey için
başlıca bir stres kaynağı olabilmektedir.
Numaralanmış cümlelerin anlamlı bir bütün oluştur-
ması için aşağıdakilerden hangilerinin birbiriyle yer
değiştirmesi gerekir?
A) ı ve III
B) II ve III
24.
8
E) III ıv
Romandan farklı olarak edebî tüfler içerisinde şiirin in-
sanlık tarihini ifade eden söz biçimi olarak önemli bir
yeri var _ İnsanlık tarihinin söz ile inşa süreci estetik bir
biçimde şiirle başlamasına rağmen, Doğu'da bu canlılık
roman türüne evrilmemiştir_ İnsanlık tarihi ve şiirin bizle-
re çağrıştırdığı; Yesevi'den Yunus Emre'ye, FuzûlÜden
Şeyh Galip'e, Mehmet Akif'ten Necip Fazıl'a kadar bir-
çok isim varken roman ve insanlık tarihi kelimelerinin
bize bir çırpıda isimler hatırlatmaması tesadüf olabilir
mi? Elbette ki değiL Yürüttüğümüz mantığa göre söz-
le inşa edilmiş gerçeklik, insanlık tarihi hakkında da bir
şeyler söylüyor olmalı.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi
karılamaz?
A) Söz ile temelleri atılan sanatsal sürecin Doğu kültü-
ründe roman türü olarak karşılığının olmadığı
B) Bizim sanatsal kültürümüzde akla gelen isim ler ara-
sında roman yazarlarının olmaması
C) Doğu kültüründen birçok sanatçı ismi akla gelirken
Batı kültüründen fazla ismin gelmemesi
D) İnsanlık tarihi söz konusu olduğunda şiir türünün ayrı
bir yerinin olduğu
E) Sözle tem ellendirilmiş hakikatin içinde insanlık tarihi-
ne yönelik ipuçları olduğu
Diğer sayfaya geçiniz.