TYT / Türkçe
19.
• Danimarkalı büyük fizikçi Niels Bohr'un etrafında
toplanan bir grup, "Kopenhag Yorumları" adı
verilen bir dizi yorumlama biçimi geliştirdi ve
kuantum mekaniğini tanımladı. Bohr'a göre iki
tane fizik vardı. Biri klasik fizikti, büyük nesneler
bu fiziğin kanunlarına tabiydi. Diğeri ise "kuantum
fiziği"ydi, atom altı parçacıklar gibi küçük nesneler
de bu fiziğin kurallarına uyuyordu. İki tür fizik
birbirinin rakibi veya düşmanı değildi, aralarında
çelişkiler çıksa da bunlar aslında birbirinin
"tamamlayıcısı"ydı. Kuantum fiziği artık
tamamlanmıştı, ona eklenecek veya
bulunabilecek yeni bir şey kalmamıştı.
Albert Einstein'a göre doğada İki ayrı fizik kanunu
olamazdı; kanun tek bir tane olmalı, büyük küçük
ayrımı yapmadan evrendeki her şeyi izah
edebilmeliydi. Bu kanunları henüz bulamamıştık.
Dolayısıyla "kuantum fiziği” diye bir şey yoklu,
fizik vardı ve kuantum teorisi de tamamlanmış
falan değildi, eksikti. Einstein kalan ömrünü,
"Kuantum tamamlanmıştır.” fikrini çürütmeye ve İki
fiziği bir araya getirecek "büyük birleşik teori"yi
aramaya adadı.
Bu İki parçayla İlgili olarak aşağıdakilerden hangisi
söylenebilir?
A) Birbirine karşıt görünen fikirlerin aslında birbirini
desteklediğini ispatlamaktadırlar.
B) Aynı bilim İnsanının zamanla düşüncelerinde
değişiklik görülebileceğini savunmaktadırlar.
C) Bir konuyla ilgili birbiriyle uyuşmayan bilimsel
görüşlerin var olabileceğini göstermektedirler.
D) Bilim insanlarının farklı üsluplarla da olsa aynı
düşünceleri paylaştıklarını öne sürmektedirler.
E) Bilimsel konularda hiçbir bakış açısının bir diğeriyle
aynı olamayacağını tanık gösterme yoluyla
kanıtlamaktadırlar.
7
Deneme - 1
20. Yazar dediğin yazdıklarını dinlenmeye bıraktıktan
sonra dikkatli bir şekilde yeniden okur. Çünkü yazının
artısı, eksisi bu dinlenmeden sonraki okumalarda
görülür. Bazı yazarlar, yazdıklarını hiç okumadan
yayımladıklarından Övünerek söz etmektedir. Ancak
hiçbir insan yoktur ki hatası bulunmasın. Onların bu
yaptığı en azından okurlarına saygısızlıktır. Gerçek
yazar, duygu ve düşüncelerini kâğıda aktarır, sonra
bunları bir ayıklamadan ve elemeden geçirir. En
sonunda okurun beğenisine sunar.
Bu parçanın başına aşağıdakilerden hangisi
getirilmelidir?
A) Yazarların, kaleme aldıkları her metni yayımlaması
kabul edilebilir bir Şey mi?
B) Yazı yazmanın ayrı bir yetenek gerektirdiği düşüncesi
yanlış mı?
C) Bir yazarın okuma tembelliğine tutulması hiç olacak
şey midir?
D) Kaleminden çıkanı tekrar okumayan, bir iki yerini
düzeltmeyen, bir yazar olabilir mi?
E) Bir yazıdaki eksiklik ve fazlalıklar, daha ilk okumada
görülmez mi?
Diğer sayfaya geçiniz.