TYT / Türkçe
29. — . Çünkü ön yargılar, çoğunlukla yaşam gerçekleriyle
bağdaşmaz. Söz gelimi yetimhanede büyümüş biri
şöyle konuşur, orta sınıf ailenin kızı şu jargonu kullanır
gibi genelgeçer bilgilerle kişiler şekillendirilir. Ancak bu
durum, klişe karakterler yaratılmasına neden Olur. Klişe
karakterlerle dolu bir romanın canlı bir yapısının olması
ise beklenemez. Bunun yerine yazarlar, o karakterlerin
yerine kendilerini koymalı; o karakterin dilini, edasını ve
duygusunu hissederek yansıtmalıdır. Bu ise kolay
değildir; yazar, okuduklarından, izlediklerinden,
gözlemlediklerinden, dinlediği hikâyelerden ciddi bir
birikim edinmeli ve bu birikimi, canlı kılacak ve Okuru
etkileyecek bir anlatımla dile getirmeyi bilmelidir.
Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre
aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Bir yapıttaki kişileri belli kalıplara göre şekillendirmek,
yazarları yapaylığa iter
B) Bir yazarı başarışız kılan temel etmen, yapıtın
konuşuna göre bir anlatım geliştirememesidir
C) Her yazar, kendi yaşamından yola çıkar ama bu
durum, yazarları oldukça sınırlandırır
D) Yazarın, bire bir yaşamdan seçmediği karakterlerin
gerçekçi olması mümkün değildir
E) Dar bir kitleye seslenen soyut ve anlaşılması zor
konular, yazarların gerçekçi bir yapıt oluşturmasını
engeller
30. Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili sözün
yazımı yanlıştır?
A) Genellikle ilkbaharın başlarında açan çiğdemlerin
anavatanı Güney Avrupa'dır.
B) Bu antolojide son dönemde Öne çıkan şairlerden bir
seçme yapılmış.
C) Pasajdaki herhangi bir dükkânda, başka yerde çok
pahalıya satılan ürünleri ucuza bulabilirdiniz.
D) O herkesle iyi geçinir öyle ki başkalarını incitecek en
basit davranışlardan bile kaçınmaya dikkat ederdi.
E) Önümüzdeki ay kardeşlerinden biri guatr ameliyatı
olacakmış.
11
Deneme - 2
31. Sürekli bir şeyler yapmak ya da yapacak bir şeyler icat
etmek zorunda olduğumuz fikri içimize işlemiş. Ne
pahasına olursa olsun sıkılmak istemiyoruz.
Çocuklarımız "Sıkıldım!" dediğinde hemen koşup onları
rahatlatmaya çalışıyoruz ya da programlarını aktiviteyle
dolduruyoruz. Halbuki Nitekim sanatçı Grayson
Perry ve yazar Meera Syal, kendi çocukluklarının
inanılmaz sıkıcı geçtiğini ve bu sıkıcılıktan yazarak
kurtulduklarını belirtirler. Antropolog Ralph Linton'un
iddia ettiği gibi insanlığın kültürel gelişiminin kökeninde,
insanın toplumsal ya da doğal ihtiyaçları değil, sıkılma
kapasitesi vardır.
Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden
hangisi getirilmelidir?
A) sıkılmak ancak yapacak bir şeyleri olmayan kişilere
özgüdür, meşgul bir insanın sıkılmaya vakti olmaz
B) yaşamda önemli olan, sürekli bir şeylerle uğraşmak
değil; uğraşılan şeylerden keyif almaktır
C) sıkılmak, insanın kendini sınırlayan ya da kuşatan
çemberi kırmasına ve yaratıcılığını geliştirmesine
yardımcı olur
D) İnşan ancak kapasitesini aşan İşlere yöneldiğinde
kendini geliştirebilir ve kendi sınırlarının farkında
olabilir
E) her sıkıldığımızda kendimizi yeni ve farklı bir
aktiviteyle doldurmak yerine hiçbir Şey yapmadan
beklemek bizim İçin daha yararlıdır
Diğer sayfaya geçiniz.