TYT / TÜRKÇE
13.
14.
15.
Cinsi ve tazeliği konusunda en ufak kuşku duyduğunuz
hiçbir mantarı yemeyiniz Az yiyerek ve yedikten sonra
etkilerini görmek gibi deneylere asla girişmeyiniz. Bu tür
deneyler zehirlenmenize hatta ölümünüze neden olabilir.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A) Ünsüz sertleşm esi
C) Kaynaştırma ünsüzü
B) Ünsüz yumuşaması
D) Ünlü daralması
E) Ünsüz türemesi
(I) Yahya Kemal, sıradan olanın gerçekliğinden uzak-
ta bir söylem geliştirmiştir yazdıklarında. (II) Basit olan
hiçbir şey onun ilgisini çekmemiş, gerek düzyazıda,
gerekse şiirde hep yukarıdan konuşmayı kendisine ilke
edinmiştir. (III) O, yetiştiği dönemin ruhunu üzerinde ta-
şımayı bir kişilik hâline getirmiştir. (IV) Yüksek perdeden
konuşmanın üsluba dönüştüğü bir durumdur bu_ (V) Kul-
landığı her cümle ya da yazdığı her dize "gökyüzünün
dili"yle yazılmış hissiyatını yaşatır_
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde
noktalama yanlışı yapılmıştır?
C) III
D) ıv
Malum susmayı beceremiyorum. Birkaç şey söyleyip
gideceğim. Mutluluğunuz daim olsun. Şefkatli insanları
gördükçe gülsün yüzünüz. Kim demiş, gece hep karan-
lık diye? Bak bütün şehir, şiirlerle aydınlanıyor. Hiçbir
şeyi kendinize dert etmeyin. Umutlarımız var sonuçta.
Bir o kadar da hayallerimiz... Geçmişe sünger çekin.
Kim ne derse desin, ufacık da olsa umutlarımız var,
umutlarımız... Bir hayali gerçekleştirmek, her şeye de-
ğer_ Hem de her şeye___ Yavaş yavaş olur her şey. Sok-
rates'in de dediği gibi 'Kendini bulmak istiyorsan kendin
için düşün."
Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangi-
si s" lenemez?
A) Deyim kullanılmıştır.
B) Alıntılamaya yer verilmiştir.
C) Yinelemeden yararlanılmıştır.
D) Örneklerden yararlanılmıştır.
E) Öznel ifadelere yer verilmiştir.
TYTDeneme Kulübü - ı
16.
17.
6
YAYIN DENİZİ
(I) Yerleşik düzene geçilmesi ile birlikte insanın toplum-
sal bir varlık olması yani artık yakın ve akraba olmayan
kişilerle de birlikte var olabilmesi sözlü kabile gelenek-
lerinin ötesine geçilm esini gerektirmiştir. (II) Yerleşik
hayata geçiş, bunu başlatan ilk insanlar için, şu anda
yerleşik hayatın tüm güzellik ve nimetlerinden faydala-
nan bizler için olduğu kadar kolay değildi. (III) İlişkiler
artık bir kabile şefinin çözemeyeceği kadar karışık ve
çetrefilli hâle gelmişti. (IV) Gereklilik ve zorunluluğun,
hırsa, keyfiliğe, güEe ve sahipliğe dönüşmesi ile orta-
ya çıkan çatışmaları giderm enin tek yolu vardı: Yasalar.
(V) Neyin hak Dlduğu, neyin olmadığı; kimin haklı, kimin
haksız olduğu ve giderek suçlu ve suçsuzu belirleyen ve
herkesin üzerinde mutabık olduğu metinlerden oluşan
yasalar, bugünkü hukukun da zem inini oluşturacaktır.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi dü-
şüncenin akışını bozmaktadır?
C) III
Başlangıçtan bu yana insanlık tarihinin farklı dönemlerin-
de farklı çocuk ve çocukluk değerleri olm uştur_ (I) Çocuğa
verilen değer Rönesans Dönemi'nde artmaya başlamış-
tır_ (II) John Lwke ve Jean-Jacques Rousseau gibi dü-
şünürler çocukların iyi ya da kötü olarak doğmadıklarını,
onlara sunulan ortamlarla şekillendiklerini sık sık ifade
etmişlerdir. (III) Elbette ki hÇbir dönemde tüm çocukların
aynı koşullara sahip olduğu söylenemez. (IV) Çwukluk
imgesi ve kavramı her yüzyıla özgü belli genel algıları
içermekten ziyade, her yüzyılda farklı bölge ve sosyo-
ekonomik kesimlerde değişiklik gösterir. (V) Yani hiçbir
dönemde tüm kategori ve katmanlarda geçerli tek bir ço-
cukluk kavramı olmamıştır, dolayısıyla eskiden tamamen
değersizleştirilmiş bir çocuk algısı olduğunu düşünmek
de doğru bir bakış açısı olamaz_
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci parag-
raf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
C) III
Diğer sayfaya geçiniz.