5.
6.
"Türkiye evlatlarına kendisinden başka bir şeyle meşgul olmak
imkânını vermiyor." cümlesini kuran, her ne kadar Ahmet Hamdi
Tanpınar olsa da belki bütün sanatında Türkiye'yi merkeze almış
bir sanatçıdır o. Hem şiirinde hem romanlarında, Türkiye'yi ve
Türk insanını anlamaya çalışmıştır. Söz gelimi Huzur, yalnızca bir
"şairin romanı” değildir, hepimizin içine düştüğü kuyudur. Saat-
leri Ayarlama Enstitüsü, beynelmilel bir romandır. Hollanda'da,
Fransa'da, Fatih'te, Üsküdar'da vb. yüzlerce Hayri İrdal kişili-
ğiyle karşılabilirsiniz. Sahnenin Dışındakiler ve Yaşadığım Gibi,
bir şahsın zihnî haritası çerçevesinde, bu coğrafyanın alternatif
tarihi olarak okunabilir.
Bu parçada altı çizili sözcüğü anlamca karşılayabilecek
bir kullanım aşağıdakilerin hangisinde vardır?
A) Onun romanları düş gücüne değil, gözlem gücüyle kaleme
alınmıştır.
B) Sadece toplumsal olmakla kalmayıp uluslararası ve evrensel
de olan çağdaş şiiri öncelemeliyiz.
C) İnsanların olduğu gibi kitapların da kendilerine özgü
kaderleri vardır.
D) Kendi evrenine dalmış olan Halim ürkerek sıçradı, kendini
bir adım geriye attı.
E) Gök bilimci gözlemle, kimya bilgini ise deneyle gerçeğe
varmaya çalışır.
Akupunkturun güçlü plasebo etkisi (farmakolojik olarak etkisiz
bir ilacın telkine dayalı bir etki ortaya çıkarma hâli) pek çok
araştırmacı ve klinisyen tarafından kabul edilen bir gerçek olup
tedavi etkinliğini irdelerken bu etki mutlaka dikkate alınmalıdır.
Bu parçadaki altı çizili sözcüğü anlamca karşılayabilecek
bir kullanım aşağıdakilerin hangisinde vardır?
A) Gazeteler; kalıcı olabilmek için yayın politikalarını, popüler-
liğin albenisine kapılarak günübirlik değil, fikri takip ederek
ve sonuç almaya yönelik bir içerik üzerine kurmalıdırlar.
B) Tarihî olayların ve olguların oluşum biçimlerine farklı bir yorum
getirmek amacıyla Gensel Devinim kavramı tarafımızca ortaya
konmuştur.
C) Kişiden kan alınarak yapılan testler neticesinde kan grubu
belirlemek veya belirli hastalıkların tespitini yapmak ama-
cıyla ilgili doktorlar tarafından kan tahlili istenmektedir.
D) İspanyol bilim insanları, binlerce yıldır var olan ağaçların
ölümsüz olabileceğini makaleler de yayımlayarak tartışmaya
başladı.
E) Ancak hastanın tam kan sayımı, eritrosit indeksleri incelen-
dikten sonra anemi nedeni hakkında bir şeyler söylenebilir.
Z
8.
TEST 01
Bir gece geç vakit, bir metro istasyonunda aktarma trenini bek-
liyorduk. Bir köşede üç beş genç, küçük bir orkestra kurmuş;
daha çok temponun egemen olduğu, gürültülü, biteviye, aman
vermez, çıldırtıcı bir müzik icra ediyorlardı.
Bu parçada altı çizili sözcüğü anlamca karşılayabilecek
bir kullanım aşağıdakilerin hangisinde vardır?
A)
B)
C)
D)
E)
Bu anlayışı benimseyen sanatçılar, yaşamın ve çevrenin
tekdüze ve olağan görüntüsü altında bir olağanüstülük an-
layışıyla yola çıkarlar.
Beynin en iyi şekilde çalışması ve bireyin en yüksek po-
tansiyelini yerine getirmesi için yalnız olma becerisinin ge-
liştirilmesi gerekir.
Necdet Subaşı, bugünün gündelik hayatının içinden yazıyor
fakat nostaljiyle kurduğu sıkı temas, ayrıksı bir görüntü
vermesine yol açıyor.
Celali İsyanları olarak sınıflandırılan ayaklanmalar, esasen
gelişigüzel bir araya gelmiş, düzensiz toplulukların hoşnut-
suzluklarını, eşkıyalıklarını yansıtır.
Psikanalizin ilgi alanlarından biri olan cehalet, insanların
bazı duyguları bastırmalarıyla birlikte ortaya çıkan olum-
suzlama ve inkâr gücüne dikkatleri çekiyor.
Kaynak ve yetenek kavramları, kaynak tabanlı teori içinde iki
ğğşğt kavramdır. İşletmeler arasında farklılığı yaratan esas unsur
ise yetenek olarak düşünülür. Zamanla yetenekler, işletmenin
ana kaynağı haline gelir. Varlıkların iş birliği ve eşgüdüm içinde
kullanılması ile değer ve rekabetçi üstünlük ortaya çıkar.
Bu parçada altı çizili sözcüğü anlamca karşılayabilecek
bir kullanım aşağıdakilerin hangisinde vardır?
A)
B)
C)
D)
E)
Şehir hayatından sıkılmış, beton yığınlarından kurtulup
daha özgür bir hayat sürmek istiyordu.
Barışın ve kardeşliğn egemen olduğu bir dünyada yaşamak
en büyük arzusuydu.
Micromania, kendini olduğundan daha küçük daha önemsiz
görme ve bunu diğer insanlara gösterme gayretidir.
Şiirlerinde zamanının haksızlıklarını ve saçmalıklarını ince,
alaycı bir dille eleştiren Hayyam; oldukça kolay anlaşılan,
yumuşak, akıcı, açık bir dil kullanmıştır.
İnsan kendi yaşamı, kendi kişiliği, kendi özverisi ile bir örnek
oluşturamazsa bir işin başı olmaya kalkmamalıdır.
3.
4.
c
5.
6.
7.
5