Örnek Soruyu Değiştir

Türkiye'de Yaşanan Sosyal, Kültürel ve Bilimsel Gelişmeler 1. Kültürel Gelişmeler ve Sosyal Hayat Daha önce başlayan ve hâlâ devam eden köyden kente göç hareketi sonunda şehirlerde yaşayanla- rın oranı 1980' lerde %50 iken, 2019'da %92,1 ol- düğü görülmüştür. Köyden kente göçün ilk önemli sonucu gecekondulaşmadır. Kentlere yeni gelenler beraberlerinde kendi kültürel özelliklerini de getir- miştir. Özellikle Orhan Gencebafla geniş kitlelere ulaşan arabesk tarzı sinema ve müzik alanlarında- ki etkisini 1990'ların yarısına kadar sürdürmüştür. 1980'li yıllarda arabesk müziğin de etkisiyle nis- peten durgun bir dönem geçiren Türk pop mü- ziği, Sezen Aksu, Erol Evgin ve Barış Manço gibi İsimlerle birlikte 1990'dan sonra Özellikle gençler tarafından İlgiyle takip edilmiştir. Tarkan İle da- ha geniş kitlelere ulaşan Türk pop müziği, Sertab Erener'in 2003 yılında Eurovision Şarkl Yarışma- kazanmasıyla uluslararası alanda da Önemli bir başarı kazanmıştır, Mazhar-Fuat-Özkan (MFÖ) müzik grubu da halkın yoğun İlgisini çekmiştir. Türkiye'de İlk renkli televizyon yayını 1984'te başlamıştır. 199ffda İlk Özel televizyon kanalının açılması ve 1994 yılında Özel Radyo ve Televizyon Yasası'nın çıkması İle çok sayıda Özel radyo ve televiz- yon yayın hayatına başlamıştır. Nuri Bilge Ceylan "Üç Maymun" adlı filmiyle Cannes Film Festivali'nde "En İyi Yönetmen Ödülü"nü aldı- ğ' gibi film Oscar ödüllerine de aday gösterilmiştir. Bu dönemde Orhan Pamuk'un Nobel Edebiyat Ödülü? nü alması edebiyat alanında en önemli uluslararası başarı olmuştur. Millî Eğitim Bakanlığının başlattığı "Haydi Kızlar Okula, Ana-Kız Okuldayız" ile sivil toplum kuruluş- larının başlattığı kampanyalar sayesinde kız çocuk- larının ve kadınların eğitime daha fazla katılmaları sağlanmıştır. 1997-1998 eğitim-öğretim döneminde 8 yıllık kesintisiz eğitime geçilmesi toplumu en çok etkileyen gelişmelerden biri olmuştur. 1981'de çıkarılan Yükseköğretim Kanunu İle ülkemizdeki tüm yük- seköğretim kurumları, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) çatısı altında toplanmıştır. Türkiye'de ilk internet bağlantısı ODTÜ'den yapılmıştır. 2. Spor Türk sporu 198YIerin sonlarından itibaren ulusla- rarası alanda büyük başarılar elde etmiştir. Naim Süleymanoğlu'nun 1988 Seul Olimpiyatlarında altın madalya kazanmasıyla başlayan süreç, bir- çok branşta olimpiyat madalyaları kazanılmasıy- la devam etmiştir. En çok altın madalya halterci sporcular tarafindan kazanılmıştır. (Naim Süley- manoğlu, Hafız Süleymanoğlu, Halil Mutlu) 1992 Barcelona Olimpiyat Oyunlarında Mehmet Akif Pirim gre- koromen güreşte 24 yıl aradan sonra şampiyon olmuştur. 1996 Atlanta Olimpiyatlarında Türkiye son 36 yılın en başarılı sonucu- nu elde etmiştir. Serbest güreşte Mahmut Demir, grekoromen güreşte Mehmet Âkif Pirim altın madalya kazanmıştır. Judoda İse Hülya Şenyurt üçüncü olarak Türkiye'ye bayanlarda İlk ma- dalyayı kazandıran sporcu olmuştur. 1994 Dünya Serbest Güreş Şampiyonası'nda Türkiye 28 yıl aradan sonra takım hâlinde dün- ya şampiyonu olmuştur. Türk Millî Futbol Takl- mı 2002 Dünya Şampiyonası'nda ve 2008 Avru- pa Futbol Şampiyonası'nda 3. olmuştur. Basketbol Millî Takımımız İse 2006 Dünya Basketbol Şampiyo- naşl'nda 6. Olmuştur. 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası'nda ise 2. olmuştur. 3. Bilimsel ve Teknolojik Gelişmeler Türkiye'de son yıllarda ASELSAN, ROKETSAN, TUSAŞ, OTOKAR ve TÜBİTAK önderliğinde birçok önemli askerî proje hayata ge- çirilmiştir. Bu projelerdeki amaç özellikle iletişim ve askerî tek- nolojide Türkiye'nin dışa bağımlılığını azaltmaktadır. Hayata ge- çirilen projelerden bazıları ise şunlardır: Yeni nes ALTAY TANKI HÜRKU Adını Vecihi HürkuŞtan alan eğitim uçağıdır. Keşif, gözetleme, gerçek zamanlı görüntü istihba- ANKA ratı sağlayan Türk insansız hava aracıdır. TÜRKSAT R' Haberleşme uydusudur. 2012 yılında fırlatılan ve Türk mühendisleri tara- GÖKTÜRK fından tasarlanan Türkiye'nin ilk yüksek çözünür- UYDUSU lüklü yer gözlem uydusudur. _ (SİHA) Silahlı insansız hava araçlarıdır. ÜZG(I, Yerli imkânlarla üretilmiş taarruz ve taktik keşif amaçlı helikopterdir. 208 4. Bilime Hizrnet Eden Dört Bilim İnsanı Oktay Sinanoğlu (1935-2015) "Atom (ögecik) ve moleküllerin (özdecik) elektronlu (eksicikli) ku- ramı" çalışmasıyla dünyanın en genç yaşta (26 yaşında) profesör olan kişisidir, 50 yıldır çözülemeyen bir matematik kuramını çözen Sinanoğlu, Harvard Üniversitesinde kendisinin bulduğu "yeni ku- antum kimyası ve fiziği" üzerine dersler vermiştir. Yine DNA'nın sarmal yapısının nedenleri, maddeyi oluşturan temel tanecikler- den sekizi ve özellikler kuramını bulmuştur. 1966'da Tübitak Bilim Ödülü'nü alan İlk kişi olmuştur. Almanya'nın en yüksek Ödülü olan "Alexander van Humbolt Bilim Ödülü"nü almıştır. Âzizsancar(1946-) 1946 Mardin doğumludur. Dallas Teksas Üniversitesinde Molekü- ler Biyoloji dalında doktorasını yapıp Yale Üniversitesinde DNA ona- rımı, hücre dizilimi, kanser tedavisi ve biyolojik saat ile ilgili önemli çalışmalar yapmıştır. DNA'nın kendisini nasıl onardığı sorusuna ce- vap aramıştır. 2015'te ise "hücrelerin hasarlı DNA'yı nasıl onardık- lan ve genetik bilgiyi nasıl koruduklarını moleküler düzeyde be- tirleme" alanında yaptığı çalışmalarından dolayı Tomas Lindahl ve Paul Madrich İle birlikte Nobel Kimya Ödülü'ne layık görülmüştür. Kendisi bilim alanında ödül kazanan ilk Türk olmuştur. 'fuat sezgin (1924-2018) 1965 yılında ünlü kimyacı Cabir İbn-i Hawan konusunda ikinci dok- tora tezi İle ünlenerek Frankfurt Üniversitesinde profesör olmuş- tur. Fuat Sezgin, insanlık tarihinin başlangıcından bugüne kadar sa- hasında yazılan en kapsamlı eser olan 17 ciltlik Arap-İslam Bilim Tarihi kitabını ise 1967'de yayımlamıştır. 1978'de Kral Faysal İslami İlimler Ödülü alan Sezgin, 1982'de ise Goethe Üniversitesine bağ- II olan "Argo-islam İlimleri Tarihi Enstitüsü"nü kurmuştur. Kendisi Frankfurt'ta İslam Bilim Tarihi Müzesi ve 2008 yılında ise İstanbul Gülhane Parkı'nda yaklaşık 700 eseri bulunduran ikinci bir müze 'açmıştır. Yurt içi ve yurt dışı birçok özel ödüle layık görülen Prof. Dr. Fuat Sezgin, 30 Haziran 2018 tarihinde vefat etmiştir, Bunun üzeri- ne 2019 yılı ülkemizde "Fuat Sezgin Yılı" olarak ilan edilmiştir, Gazi yaşargil (1925-) 6 Temmuz 1925'te Diyarbakır Lice'de doğmuştur. 1949'da İsviç- re Basel Üniversitesinden mezun olmuştur. 1953'te Zürih Üni- versiteşinde Beyin Cerrahisi Kliniğinde uzmanlığını yapmıştır, 196(Yta doçent, 1965'te profesör, 1973'te ordinaryus profesör